• BIST 108.392
  • Altın 143,135
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 22 °C

Bakalım muhalefet partileri ile AKP hangi konularda uzlaşacak?

M.Tanzer Ünal

Meclis başkanı seçildi ya, şimdi Ankara’da “uzlaşma türküleri” söylenmeye başlandı.

Partiler, daha doğrusu CHP, MHP veya HDP’den biri AKP ile uzlaşacak, koalisyon hükümeti kurulacak…

Kurulamasa da seçime gidilecek.

İyi de “uzlaşma” nasıl olacak?

AKP’de “uzlaşma kültürü” var mı?

Yok…

13 yıldır “uzlaşmaz” tutumu ve “dediğim dedik” anlayışıyla ortalığı kırdı geçirdi.

Muhalefet partilerine en basit konularda dahi söz hakkı tanımadı.

Otoriteleşti…

Kaldı ki, AKP “İki kocalı Hürmüz” statüsünde.

“Uzlaşma” kiminle yapılacak?

Uzlaşmanın asıl muhatabı kim olacak?

Recep Tayyip Erdoğan mı, yoksa Ahmet Davutoğlu mu?

Başlangıçta el sıkışılsa bile, uygulamada AKP’deki bu “çift başlılık” sorunu nasıl halledilecek?

 

AKP, muhalefetin ilkelerini kabul eder mi?

Hatırlayın…

CHP, seçimlerden bir hafta sonra, yani 15 Haziran’da 14 öncelikli ilkesini açıklamıştı.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, diğer liderlere “İlkelerimizi koyalım, o çerçevede bir araya gelelim, oturalım adam gibi hükümet kuralım” çağrısını yapmıştı.

Yaptı da ne oldu?

Hiçbir şey!

MHP, yine bildiğini okudu.

Meclis başkanlığını götürdü, her fırsatta hesap soracağını söylediği AKP’ye ikram etti.

Bunu yapmadan kısa bir süre önce de 3 maddelik koalisyon şartlarını şöyle açıklamıştı:

*Çözüm süreci sona ermelidir.

*Cumhurbaşkanı Erdoğan anayasaya eksiksiz uymalı, siyasette rol çalmak için uğraşmamalı, saraydan çıkıp Çankaya’ya gitmelidir.

*17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları tekrar açılmalıdır.

AKP, daha doğrusu Erdoğan bu 3 şartı kabul edebilir mi?

*Çözüm süreci konusunda daha başbakan koltuğuna oturmadan verdiği sözler var.

*Kendisinin anayasal sınırlar içine çekilmesi mümkün değil. Hele hele sarayı bırakıp Çankaya’ya çıkması…

*Bu madde de kesinlikle uygulanamaz. Dört eski bakanı Yüce Divan’a göndermeye kalktıklarında bomba patlar.

Haa, MHP’nin bu şartlarına rağmen AKP-MHP koalisyonu kurulamaz mı?

Kurulur…

MHP, meclis başkanlığı seçiminde AKP’ye söylediği bütün sözleri bir an için nasıl unutuverdiyse, tam hükümet kurulurken bir “unutma hapı” daha içer, bu iş olur!

“Meclis başkanlığı vukuatı” ndan sonra, inanın MHP’yi kimse yadırgamaz.

AKP’ye yaptığı bunca “kıyak” tan sonra, bir de “koalisyon kıyağı” yapsa, ne olur yani?

 

Gelelim CHP’nin koalisyon şartlarına… 

CHP’nin ilkeleri, CHP’nin koalisyon şartları daha kapsamlı!

1 - Hukukun üstünlüğü: Vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamalıyız. Yargının bağımsız ve tarafsız olmasını sağlamalıyız. Şu anlayışla kurulan bir HSYK'yı kabul etmiyoruz.

2 - 12 Eylül darbe hukukundan Türkiye'nin arındırılması: Yüzde 10 seçim barajı... Darbeciler getirdi bunu. Biz darbeye karşıyız diyenler bunun arkasında kapı gibi durdular. Darbe hukuku karşısında duran tek parti CHP oldu. YÖK kurumunun kalkması, lider sultasının kalkması lazım…

3 - Siyasi ahlak yasası: Siyasetin kirlilikten arınması lazım.

4 - Refahın tabana yayılması: Asgari ücret 1500 lira olmazsa olmazımız. Taşeron sisteminin kaldırılması, herkese kadro verilmesi olmazsa olmazımız. Bunlar güçlü sosyal devletin temel taşlarıdır.

5 - Bu ülkenin cumhurbaşkanı anayasal sınırlar içine çekilmek zorundadır: Cumhurbaşkanı sabah akşam konuşmaz

6 - Örtülü ödenek olmaz

7 - Yeniden sıfırdan tutarlı bir dış politika. Barışı savunuyoruz. Sizin yalnızlığınız değerli bir yalnızlık falan değil. Siz kendi kendinize bir değer vermişsiniz. Değeri başka bir ülkenin size vermesi lazım. Dış politikada duvara dayandık. Mısır'la, Libya ile bütün Ortadoğu ile ilişkilerimizi düzeltmek zorundayız. Bu Türkiye için değil Ortadoğu için de önemli. Merkez Türkiye Projesi bölgeye barış getirecektir. Projenin kaybedeni yoktur. Kazanan herkestir.

8 - Bu ülkenin gençliği siyasetçilerden çok çekti. Yanlış siyasi politikalar nedeniyle bedel ödedi. Hala gençleri potansiyel suçlu olarak görüyorlar. Her gencimiz başımızın tacıdır. Onlar bizim umudumuzdur. Onları potansiyel suçlu olarak gören siyasi anlayışı kabul etmiyoruz. Gençler nerede eğlenecek, enerjilerini nerede boşaltacak? Gençlerden korkan bir siyasi anlayış olur mu? Onların umutları vardır. Gençlerin en büyük özellikleri, kendilerini değil toplumu ve dünyayı düşünürler.

9 - Yasakçı bir devlet anlayışını kabul etmiyoruz. İnterneti niye yasaklıyorsun. Şunu bunu niye yasaklıyorsun? 12 Eylül ve 12 Mart yasaklarından Türkiye ne kazandı? Kimsenin yaşam tarzı dolayısıyla suçlanmadığı bir Türkiye istiyoruz. Son 13 yılda çıkan tüm yasakçı düzenlemelerin ortadan kalkmasını istiyoruz.

10 - Özgür medya istiyoruz. Tutuklu gazeteci istemiyoruz, gözaltına alınan gazeteci istemiyoruz. Gazeteci kalemini alıp özgürce yazmalı, siyasetçi de bundan ders almalı. Medya özgür değilse halk da özgür değildir. TRT benim vergilerimle iktidar borazanlığı yapıyor. Bunu istemiyoruz. İktidarda biz bile olsak TRT'nin bizim borazanımız olmasını istemiyoruz. Etik değerleri yüksek bir medya istiyoruz. Hele hele havuz medyası ve onu besleyen havuz medyası...

11 - Vergi denetimi siyasal araç olarak kullanılmamalı. Bunu ben iş dünyasına söylüyorum. Sizin ne kadar zorda olduğunuzu gayet iyi biliyorum. Güçlü bir hükümet istediğinizi de biliyorum. Ama bizim ilkemiz, vergi denetiminin bir sopa gibi siyasal iktidarın elinde olmamasıdır. Çocuk bile doğduğu andan itibaren vergi ödüyor. Ben vergi veriyorsam bunu harcayan iktidar bunun hesabını vermeli. Benim ödediğim vergiyi nereye harcadın arkadaş.

12 - TBMM'de 'Kesin Hesap Komisyonu' kurulacak. Bütçeden nerelere para harcandığını bu komisyon tespit edecek. Başkanı da ana muhalefet olacak. Şeffaf yönetim istiyoruz

13- Özgürlükçü demokratik anayasa.

14 - Hiçbir yolsuzluk dosyası asla kapatılmayacak. Yolsuzluk dosyaları kapatılıyorsa parlamento itibar kaybeder. Yolsuzlukları örten bir kurum olarak algılanır.

Ne dersiniz, AKP bu şartları kabul eder mi?

 

Ve unutulmayan o 3 cümle…

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, seçim konuşmalarında sık sık tekrarladığı o 3 cümleyi hatırlıyor musunuz?

*”Yalancı insandan devlet yöneticisi olmaz!”

*”Utanmaz insandan devlet yöneticisi olmaz!”

*”Babamın öğüdü: Oğlum sen doğru dur, eğri kendisini belli eder!”

Eeee, şimdi bu sözler ne olacak?

Bunlar da “koalisyon şartları” içinde değil mi?

Peki bu şartlarda “koalisyon hükümeti” kurulabilir mi?

Kurulamaz…

Eğer CHP’nin AKP ile koalisyon kurduğunu duyarsanız, bilin ki CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu da “hükümet protokolü” nü imzalarken “unutma hapı” içmiştir.

“Unutma hapı” içmeden; söylenen o sözler, verilen o vaatler, açıklanan o ilkeler unutulamaz!

Bu yazı toplam 804 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim