• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 16 °C

Bakan Fikri Işık’ın Sefa Sirmen’le görüşmesi ve yapılan açıklama

M.Tanzer Ünal

Önce alt kısımdaki gazete kupürüne bir bakın!

Ne yazıyor?

“Sefa Sirmen, Bakan Fikri Işık’a dedi ki…”

Ne demiş Sefa Sirmen?

“Sayın bakanım, benim KEV başkanlığında kalmam sizin Kocaelispor için yapacaklarınıza engel mi? Engelse çekileyim…”

Bakan Işık, ne cevap vermiş?

“Hayır sayın başkan, asla böyle bir düşüncemiz olamaz. Siz görevinize devam ediniz.”

Bu haber, 19 Nisan Salı günü gazetemizde yayınlanmıştı.

Bana ait yazının birinci sayfada haberleştirilmiş bölümü…

Öncelikle şunu belirteyim.

O yazıdaki tüm bilgiler, Sefa Sirmen’den aldığım bilgilerdir.

Sefa Bey, Bakan Fikri Işık’la yaptığı telefon konuşmasını da bir yanlışlık olmaması için kelime kelime dikte ettirmiştir.

Dahası…

Yazıyı yazdıktan sonra Sefa Bey’i arayarak “Başkan, yazıyı sana mail atıyorum, Bakan Işık’la yaptığınız konuşmalarda bir ifade hatası varsa, bana dönün hemen düzelteyim” dedim.

On dakika sonra döndü, “Hayır herhangi bir eksiklik ve hata yok” dedi.

Böylece önceki günkü yazım son şeklini almış oldu.

19-04-2016-01.jpg


 

Önceki akşam bakanlıktan şu açıklama geldi

Önceki akşam saat 18.06…

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden gazetemiz mailine şu açıklama düştü:

“19.04.2016 tarihli Kocaeli Gazetesi’nde yayınlanan ‘Sefa Sirmen, Bakan Fikri Işık’a dedi ki’ başlıklı haber üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması zaruret haline gelmiştir.

İlgili haberde Sayın Bakanımız Fikri Işık ile Kocaeli Eğitim Vakfı Başkanı Sayın Sirmen’in telefon görüşmesine atıfta bulunulmuş ancak gerçek dışı bilgiler verilmiştir.

Anılan görüşmede Sayın Bakanımız Işık, haberde iddia edildiği gibi ‘Siz görevinize devam ediniz’ gibi bir ifade kullanmamıştır.

Kaldı ki, Kocaeli Eğitim Vakfı’nın başkan ya da yönetimini belirlemek Türkiye Cumhuriyeti Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın görevi veya sorumluluğu değildir.

KEV’in yönetimini belirlemek, vakfın iç meselesidir. Dolayısıyla Sayın Bakanımız Fikri Işık’ın böyle bir şeye karar verme durumu olamaz.”

Yapılan açıklama, noktası virgülüne kadar böyle!

Bakan Işık, Sefa Sirmen’e “Siz görevinize devam ediniz” demiş midir, dememiş midir, ben bilemem.

En nihayet, iki kişi arasında geçen bir telefon konuşması.

Sefa Sirmen, “Dedi” diyor…

Bakan Işık, “Demedim” diye açıklama yapıyor.

Şu, Kocaelispor ve KEV çerçevesinde devam eden tartışmalar epey ilginç olmaya başladı.

Sanırım önümüzdeki günlerde ortalık daha da ısınacak.


 

Bugün Kamil Çöpür’ün kitap imza gününde olacağım

Sevgili okurlarım, bugün KYÖD’te saat 17.00-19.00 arasında güzel bir etkinlik var.

Gazetemizin köşe yazarı, değerli arkadaşımız Kamil Çöpür, Kocaelili sanatseverlerle, kitap severlerle biraya gelecek, yeni yayınlanan romanı “SERPİL”i imzalayacak.

Ben de o saatlerde KYÖD’te bulunacağım.

Kamil Çöpür, öğretmen kökenli.

Çok okuyan, düşünen, araştıran, ülke ve dünya gündemini iyi izleyen bir dostumuz.

Yıllardır gazetelerde köşe yazar.

Kaleminin gücünü biliyordum, ama ne yalan söyleyeyim, roman yazarlığında bu kadar başarılı olabileceğini tahmin etmiyordum.

Çünkü gazetelerde köşe yazmak başka şey, oturup roman yazıp kitaplaştırmak başka şey!

Kamil Çöpür’ün ilk romanı “Esey ile Haydar Çavuş”tu.

İmzalayıp getirdiğinde, masamda okumayı sürdürdüğüm başka kitaplar vardı.

“Şöyle bir göz atayım, sırası gelince okurum” diye Esey ve Haydar Çavuş’u elime aldım, inanın bırakamadım.

Öylesine akıcı…

Temiz, posasız bir Türkçe…

Hikâye güzel, kurgu güzel…

Buram buram Anadolu!

Gerçek yaşamdan, ülkemizin gerçeklerinden!

Ağanın zulmüne dayanamayan bir köy delikanlısının başkaldırısını anlatıyor.

Kamil Çöpür’ün ikinci romanının ismi ise SERPİL…

“Serpil”i de çok beğendim.

Öğretmeninden kitap okuma alışkanlığı kazanan bir ilkokul öğrencisinin, sonraki yıllarda karşılaştığı zorluklara nasıl direndiğini anlatıyor…

“Serpil”de, yine Anadolu’yu bulacaksınız…

Anadolu kadınını…

Kadınlarımızın çilesini…

Kamil Çöpür, her iki romanı için şöyle özet veriyor:

“Her iki romanımda da insanların aynaya bakmaları için çalıştım. İnsanlar aynaya baktıklarında, toplumda olan olayları rahatlıkla göreceklerdir. Kendisini aynada görmeyen birinin etrafında olup bitenden haberi olmaz.”

Sevgili okurlarım, bugün fırsat yaratıp saat 17.00-19.00 arasında KYÖD’e uğrayın.

Kamil Çöpür’le tanışın, sohbet edin.

Kitabını alarak, kitabını imzalatarak kendisini yüreklendirin.

Kitabını okuyunca bana hak vereceksiniz, “Aramızda ne değerler varmış” diyeceksiniz.


 

Biz “girişimcilik” deyince, bakın ne anlıyoruz

Bir âlem milletiz…

Son yıllarda en moda deyim, girişimcilik!

Toplantılar düzenleniyor, konferanslar veriliyor, “girişimcilik kurulları” oluşturuluyor…

Hatta pek çok konuda olduğu gibi bu konuda da “cinsel ayrımcılık” yapmak çok hoşumuza gidiyor.

“Kadın girişimci” diyoruz…

“Genç girişimci” diyoruz…

Girişimcinin kadını, genci nasıl oluyorsa…

Sonuç?

İçi boş kavramlar…

Konuşmasını sevip de iş yapmasını sevmeyenlere yeni bir eğlence!

***

Birkaç gün önce eve giderken dinlediğim NTV Radyo’da bir haber.

Girişimciler; en çok bakkal, bayi ve büfe açmayı tercih ediyormuş.

2015 yılında açılan işyerlerinin yüzde 20’si bakkal, bayi ve büfe imiş.

Şu hale bakar mısınız?

Bakkal açmanın, bayi açmanın, büfe açmanın neresi girişimcilik Allah aşkına?

Evin oğlu- kızı okuyor, çalışma yaşına geliyor, iş bulamıyor…

Aile, “Aman oğlum kızım iş sahibi olsun” diye satıyor savuyor, elindeki avucundakiyle evladına bir işyeri açıyor.

Bu işyeri genellikle bakkal, büfe, bayi, lokanta, telefoncu veya kafe oluyor.

Sonra…

Sonra bakıyorsunuz, açılanlar bir iki yıl içinde kapanıp yenileri açılıyor.

Bu açılıp kapanan işyerleri konusunda bir rakam vereyim size.

TÜİK’in rakamları bunlar…

Yani devletin rakamları…

Ülkemizde açılan işyerlerinin yüzde 72’si ilk 3 yılda kapanıyormuş.

Geri kalanların ortalama ömrü de 12 yıl…

Şu halimize bakar mısınız?

Girişimcilik nedir, bilmiyoruz…

Girişimcilik olsun diye açtığımız işyerlerini de uzun süre yaşatamıyoruz.

Ve elimizdeki kaynaklar da yok olup gidiyor.

Bu yazı toplam 2750 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ömer Özyer
20 Nisan 2016 Çarşamba 22:25
22:25
Tanzer Bey, öncelikle görüş ve sorularıma köşenizde yer verdiğiniz için teşekkür ederim.
Hiç şüphem yok ki sadece benim değil, on binlerce yeşil siyah renklere gönül vermiş hemşehrimizin aklında bu konuyla ilgili birçok soru işareti var.
Soruları Sefa Bey'e yöneltmişsiniz; benim için hiçbir sakıncası olmamakla beraber, esasında sizin gibi tecrübeli bir köşe yazarının, bu kaotik süreç hakkındaki fikirlerini de öğrenmek isterdim.
Ben doğrudan veya dolaylı olarak sizden ya da Sefa Bey'den açıklama beklerken, yine sürpriz bir gelişme sonucu Sayın Bakan Fikri Işık'ın açıklamaları benim nazarımda bomba etkisi yaratmıştır.
Şehrin en önemli iki isminden biri AK, biri KARA diyor. Dilim varmıyor söylemeye ama içlerinden biri gerçekleri saptırıyor.
Olay netliğe kavuşur mu bilmem ancak bu süreç gösterdi ki Kocaelispor siyasetten ne kadar uzak o kadar huzurlu.
Sayın Sirmen'in geçmişte yaptıklarına ben dahil bütün taraftar minnettar, fakat Kocaelispor freni patlamış kamyon gibi en dibe çakılırken hatta çakıldığında Sefa Bey sadece seyretti.
Bu kulübün kurtarıcısının, adeta ikinci kurucusunun Bahri Yavuz olduğunu hiç kimse inkar edemez. Bu güzel insana hepimiz güveniyor ve onu destekliyoruz.
Benim düşüncem Sayın Sirmen Mayıs ayındaki KEV kongresinde başkan adayı olmayarak Kocaelispor camiasına son hizmetini yapmalıdır.
Saygılar.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim