• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • Kocaeli : 28 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 28 °C

Bakan Fikri Işık’ın siyaset yapma şekli…

M.Tanzer Ünal

Sizi bilmem, ama ben Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın siyaset yapma şekline bayılıyorum.

*Görmese de, hissediyor…

*Anlamasa da, güzel olduğuna karar veriyor…

*İsveç’te Saab fabrikasında üretilen otomobilleri “yerli ve milli” olarak takdim ediyor.

Daha hangi birini anlatsam?

Haaa…

*Yolsuzluklarla etkin mücadele de edeceklermiş…

*Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını da pekiştireceklermiş…

Bunları da ilave edelim!

***

Bakan Fikri Işık’ın o “hissetme” olayını hatırlıyorsunuz değil mi?

Erdoğan ile oğlu Bilal arasında olduğu iddia edilen telefon dinlemeleri ortaya çıkınca ne demişti?

“Ben o ses kaydını ilk dinlediğimde çok açık bir montaj olduğunu hissettim…”

Mübarek sanki “Teknoloji Bakanı” değil, hisleri çok kuvvetli bir psikolog!

“Aradan bunca zaman geçti, bu hissetme olayını nereden hatırladın?”diyeceksiniz.

Bakan Fikri Işık’ın önceki gün bir yemekli toplantıda yaptığı konuşma, bana Işık’ın “hissetme” ile ilgili eski konuşmasını hatırlattı.

Nasıl hatırlatmasın, tarz aynı tarz!

“Biraz önce Cemil Yaman kardeşim Kürtçe konuştu. Onu anlamadım, ama çok güzel konuştu…”

Nasıl oluyorsa?

Sanırım burada da bir “hissetme” olayı var.

Bakan Bey, Cemil Yaman’ı anlamamış, ama güzel konuştuğunu hissetmiş…

Ya şu İsveç’te Saab Fabrikası’nda yapılan “yerli otomobil” olayına ne dersiniz?

Bu kadar komik bir şey olabilir mi?

Türkiye’de otomobil yapılmıyor mu?

Yapılıyor…

Hem de yıllardır.

Otomobil yapımıyla ilgili bir sorunumuz yok.

Önemli olan, “yerli marka” otomobili üretip ticari olarak yurt içinde ve yurt dışında satabilmek!

Bu markanın, rekabet koşulları içinde hayatiyetini devam ettirebilmesi!

Yoksa, “otomobil yapmak” marifet değil.

Yaparsın, Türkçe bir ad da verirsin, sonra?

Sonrası önemli.                                                                                           

 

1 Kasım ve Çanakkale Savaşı

Yaklaşan 1 Kasım milletvekili seçiminin anlamı sizce nedir?

Ankara’daki “muktedir”in diretmesiyle yapılacak bir seçim, değil mi?

Bunun başka bir anlamı olabilir mi?

Olamaz…

Ama Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın da bulunduğu toplantıda konuşan Savcı Sayan’a göre 1 Kasım seçimi Çanakkale Savaşı kadar önemli!

Aynen şöyle demiş:

“AKP’li olmayanlar da 1 Kasım seçimlerinde AKP’ye oy vermelidir. Bu seçimler, Çanakkale Savaşı kadar önemlidir. Bu nedenle herkesin AKP’yi desteklemesi gerekmektedir.”

Haydi, buyurun bakalım!

1 Kasım Milletvekili Seçimi, Çanakkale Savaşı kadar önemliymiş…

Böyle bir ifade karşısında ne söylenebilir?

Ben şimdilik fazla bir şey söylemeyeyim, siz söylemeye devam edin!

Çanakkale Savaşı, Türk milletinin var olma savaşıydı.    

1 Kasım seçimi ise, ülkemizi yıllardır çok kötü yöneten AKP zihniyetinin “yok olmama” savaşı.

7 Haziran seçimlerinde ayakları sendeledi, 1 Kasım seçimlerinde “tepetaklak gitmemek” için gayret gösteriyorlar.

Bu son şansları, 276’ya tutundular tutundular, tutunamazlarsa sonları ANAP’a benzeyecek.

Bu nedenle, 1 Kasım seçimini Çanakkale Savaşı ile eşdeğerde tutmak, bana göre tam bir densizlik.

İşin üzücü tarafı da, Savcı Sayan isimli AKP’li bu densizliği yaparken, başta Bakan Fikri Işık olmak üzere salonda bulunanların buna itiraz etmemeleri.

Susmak, kabullenmek demektir.

Kabul etmiyorsan, çıkıp konuşacaksın, itiraz edeceksin.

Ne diyeyim, Bakan Işık, herhalde Savcı Sayan’ın bu densizliğini tam anlamıyla hissedemedi.

 

Yolsuzluklarla etkin mücadele edeceklermiş…

Bakan Fikri Işık diyor ki:

“Bundan sonra yolsuzluklarla daha fazla mücadele edeceğiz. Daha şeffaf bir yönetim anlayışı içinde olacağız…”

İlahi Fikri Bey!

Bu sözleriniz, ülke ve kent gündemini doğru dürüst izlemeyenler için bir anlam ifade edebilir.

Ama sağduyu sahibi, Kocaeli ve Türkiye’de neler döndüğünü bilenler yönünden bir anlamı yok.

Yolsuzlukla mücadele etmek kim, siz kim!

17 ve 25 Aralık’la mücadele mi ettiniz, yoksa bu yolsuzlukların üstünü mü kapattınız?

Ya Kocaeli’deki yolsuzluklara ne demeli?

Örneğin…

KENTKONUT’taki yolsuzluk olayını bildiğiniz halde, neden gereğini yapmadınız, suçluları yargıya göndermediniz de, Kocaeli Başsavcılığı gazetemizin yazılarını ihbar kabul edip dosyayı ilgili belediyeden istemek zorunda kaldı?

Yolsuzlukla mücadele böyle mi olur?

Bir de “şeffaflık” konusu…

Daha şeffaf olacaklarmış.

Bilişim Vadisi’ndeki gibi mi?

Gizli, saklı, kimseye haber vermeden, sadece malum bazı firmaları davet ederek ihaleleri yaparak mı?

İhaleleri sürekli yandaş firmalara vererek mi?

Sizin şeffaflık, adalet, hak ve hukuk anlayışınız bu mu?

Yoksa…

Şimdiye kadar yolsuzluklarla mücadele etmediniz ve şeffaf olmadınız da, bundan sonra olacağız mı diyorsunuz?

Son konuşmanızdan bunu mu anlayalım?

 

Birlik, beraberlik ve kardeşlik yalanları…

Sanırım, “ağız alışkanlığı” oldu.

“Birlik”, “beraberlik” ve “kardeşlik” sözcükleri dilinizden düşmüyor.

Neyin birliği, neyin beraberliği, ne kardeşliği?

Bu ülkede, “etnik ve dinsel ayrışma” ateşini yakan sizsiniz.

Bu ülkede, vatandaşları “bizden ve bizden olmayan” diye kutuplara ayıran sizsiniz.

Bu ülkede, sizin gibi düşünmeyenlere düşman muamelesi yapan sizsiniz.

Şimdi her ağzınızı açışta birlik ve beraberlikten söz ediyorsunuz.

Ya şu “kardeşlik” konusu!

Geçenlerde partinizin Kandıra İlçe Başkanı Yunus Özder, Devlet Hastanesi’nde görevli bayan doktora küfretti, doktoru dövmekle tehdit etti.

Ağzınızı açıp tek bir kelime söylediniz mi?

Bayan doktora terbiyesizce davranan ilçe başkanınız hakkında herhangi bir işlem yaptınız mı?

Doktordan özür dilediniz mi?

Şimdi kalkmışsınız “kardeşlik” ten söz ediyorsunuz.

Sizin “kardeşlik” anlayışınız bu mu?

İnsan, “laf olsun diye” konuşmaz.

Söyledikleri ve yaptıkları, birbirine ters olmaz!

Başka ne diyeyim ki?

Bu yazı toplam 1033 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim