• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 3 °C
  • Sakarya : 2 °C

Balık baştan kokmuş…

M.Tanzer Ünal

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en üst kurumu neresidir?
Büyük Millet Meclisi değil mi?
Cumhurbaşkanını, yüce meclis seçer…
Hükümet, güven oyunu meclisten alır…
Yasama görevini yerine getirir…
Sadece bizde değil…
Tüm ülkelerde meclis, her şeydir.
Daha ötesi yok!
Meclis, devleti şekillendiren kurumdur.
Meclis, hakkın, hukukun, adaletin simgesidir.
Daha doğrusu öyle olması gerekir.
Peki, öyle mi?
Dilimizde, “Balık baştan kokar” diye güzel bir deyim vardır.
Bizde de devlet organlarındaki kokuşmuşluk tepeden başlamış.
Meclisten…
İsraf…
Adam kayırma…
Torpil…
İmtiyazlı maaş…
İmtiyazlı emeklilik…
Ne ararsanız var.
Özetle…
Vekiller kral, millet aç ve sefil!
Bazı rakamlar vereyim.
Biliyorsunuz, milletvekili sayımız 550.
TBMM’de çalışanların sayısı ise 7 bin 500.
Evet, yanlış okumadınız, yedi bin beş yüz…
Her milletvekiline sekreter, danışman ve şoför…
Çaycısı, yemekçisi, temizlikçisi…
İdari bölümlerde çalışanlar…
Aslında fazla söze gerek yok.
Şimdi vereceğim rakam, TBMM’nin nasıl çiftliğe çevrildiğini açıkça ortaya koyuyor.
Sadece Meclis Başkanı Cemil Çiçek’in 87 danışmanı var.
Bu danışmanları Cemil Çiçek mi almış?
Hayır…
Daha önceki meclis başkanları üçer beşer doldurmuş.
Sayı artmış artmış, 87’yi bulmuş.
Bu durumdan Cemil Çiçek de rahatsız.
Diyor ki:
“87 danışmanım var. Bunları bulup bir toplantı yapmak, tanımak istedim. Ancak 20’sine ulaşabildik. Diğerlerinin nerede olduğu bile bilinmiyor. Bugüne kadar ne danışmanlardan bana herhangi bir öneri geldi, ne de ben birisine herhangi bir şey sordum.”
Bakın, bu 5 cümle çok önemli.
Türkiye’nin acı gerçeği, bu 5 cümlede gizli.
87 danışman var…
Başkan Çiçek, “Şu danışmanlarımı toplayın, yüzlerini bir göreyim” diyor, ancak 20’sine ulaşabiliyorlar.
Böyle bir rezalet olur mu?
Demek, bunların hepsi “matikdanışman”…
Her ay başı kartla maaşlarını çekiyorlar.
Bu şekilde yaşamayı nasıl içlerine sindiriyorlar, aldıkları parayı çoluk çocuklarına nasıl yediriyorlar, anlaşılır gibi değil.
Tamam, Başkan Cemil Çiçek, bu rezaletten sorumlu değil…
Ama bu rezaletin devam etmesinden sorumlu…
Madem rezaleti tespit etti, gereğini yapmalı.
Mesai harcamayan, görevini yapmayan danışmanların işine son vermeli.
Ancak Çiçek, “gereğini yapma” konusunda pek oralı değil.
“Danışmanların emekli olmasını bekleyeceğiz, yeni danışman almayacağız” diyor.
Olmadı işte!
Bu, yanlışlığa ortak olmaktır.
***
Sadece meclis başkanlığında mı, “avanta danışmanlık” var?
Bakan danışmanlarına bakın!
Genel müdür danışmanlarına bakın!
Ortalık “sülük” dolu…
Yüzde 99’u partili.
Sadece AKP döneminde değil, her parti döneminde bu böyle.
Nerede işe yaramaz, çalışmadan yaşamayı içine sindirebilen kişi varsa, ya danışman, ya da müşavir kadrosunda…
Belediyeleri de “sülük kadrosu bulunan kurumlar” arasına alabilirsiniz.
Başkan danışmanı…
Neyi danışıyorsa?
AKP’lilerin anlayacağı dilden söyleyeyim.
Bu uygulamaların hepsi günah…
Bunun adı, kul hakkı yemektir.
Kul hakkı yenmesine izin vermektir.
Milletin parasını “ulufe” olarak dağıtmaktır.
Namaz kılıyorlar…
Oruç tutuyorlar…
Bunların kıldıkları namaz da, tuttukları oruç da kabul değil.
Vallahi değil, billahi değil…

Bu yazı toplam 946 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim