• BIST 106.926
  • Altın 151,266
  • Dolar 3,6716
  • Euro 4,3392
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 4 °C

Bangır bangır kitap fuarı

Necdet  Güler

Bu yılkı fuarı unutmam mümkün olmayacak. Bunun nedeni katılan firma  veya ziyaretçi sayısı değil; Gürültü. Tam bir ses kirliliği. Bir fuar alanında bu kadar gürültü nasıl olabilir? Bu kadar gürültü yapılmasına nasıl imkan sağlanabilir? Fuarın bütün bölümlerinde, insanların birbirleri ile konuşmalarını sınırlandıran ve seslerini bastıran hoparlör sesleri. Üstelik “Bangır bangır”. Dünyanın neresinde fuar içinde ürünlerin sergilendiği alanlarda ses sınırlaması yapmadan birisi elinde hoparlör dinleyici topluluklar önünde nutuk atar bangır bangır…Dünyanın neresinde dört tarafta bulunan hoparlörlerden tekrar tekrar “Filanca kişinin ….ya gelmesi” ve “Filanca kişinin ….salonunda konuşmasının ….saatte başlayacağı” bangır bangır anons edilir, üstelik defalarca…Topluluk önünde yapılan konuşmaların hoparlörlerden akseden sesleri anonslardan akseden seslere karışıyor. Öyle bir gürültü ki standların içinde yanyana oturan iki kişi birbiri ile konuşmakta zorlanıyor. Çünkü birbirlerini duyamıyorlar.

 

Bir de fuara getirilen ilkokul çocuklarının bağırışları bu seslere karışınca duruma bakın.

Kitap sakin ortam ister. Düşüncenin yoğunlaşmasını sağlayan ortam ister. Bu gürültüde kişi eline aldığı kitabı incelemekte zorlanıyor.

 

Fuarı düzenlemekle ve organize etmekle sorumlu olanlar bu gürültünün farkına varmıyor mu? Çok merak ediyorum çocukların bile cebinde cep telefonu var iken o hoparlörlerden “ filanca  kişi ….da bekleniyorsunuz” anonsu neden yapılıyor. Hiç akla gelmiyor mu ki böyle bir anons  –örneğin 5 lira karşılığı yapılsa- anons sayısının %99 azalacağı..Bunlar fuar olgusunu zedeleyen hususlar. 

 

Fakat beni bu fuarda en çok Kocaeli Üniversitesi  standı şaşırttı. Anlatayım neden; odukça büyük bir stand. Önünde geniş bir platform var  kitaplar konulsun diye. Platformun önüne gitttiğimde çok şaşırdım. Bir metre karelik alanda 15 kadar kitap,  bir tarafında üzerinde üniversitenin ismi yazılı satılık kupa bardaklar. Standın içinde görevli oldukları anlaşılan iki genç bayan.

 

Gözlerime inanamadığımdan  standın alnındaki  yazıya tekrar baktım; Kocaeli Üniversitesi. Kitapların kapaklarına baktım; Kocaeli Üniversitesi amblemi taşıyorlar.

Görevli bayana şunu söyledim: Kocaeli Üniversitenin bilimsel yayınları bu kadar mı?

Neden böyle söylüyorsunuz der gibi bir davranış sergiledi. Ne evet ne de hayır dedi.

Nasıl oluyor da bu kadar uzun zaman önce kurulmuş bir üniversite bu kadar az bilimsel yayın yapmış olabiliyor? Çok şaşırdım ve İzmitli bir vatandaş olarak çok üzüldüm. Bu nasıl üniversite diyerek sözümü sürdürdüm.

 

Bunun  üzerine bana oldukça saygın bir şekilde bu standın Üniversite Vakfına ait olduğunu ve sadece vakıf tarafından basılan kitaplar için açıldığını ifade ettiler. Üniversite kaynaklı bilimsel yayınların bu nedenle platformda az yer tuttuğunu  belirttiler.

 

Ben vatandaşım. Her vatandaş  bu standın isim bölümünde Kocaeli Üniversitesi yazısını görünce  otomatikman böyle algılar. O halde burada “Kocaeli Üniversitesi ……Vakfı” yazmalıydı dedim. Haksız mıyım?

 

Cevap vermediler…Haklısınız da demediler. Ne söylesinler?

 

Bu konuşmamın o genç bayanları çok şaşırttığını yüz ifadelerinden belirlemem güç olmadı. Onları asıl şaşırtanın üç günden beri böyle bir konuşmanın muhatabı olmamaları idi zannedersem.

 

Olayın çok daha önemli bir başka boyutu da var:  Bu standın olduğu yere Üniversiteden yetkili  hiç kimse gelmedi mi? Mutlaka gelmiştir. Benim gördüğümü  niçin görmemiş, görememiş?

 

 Ama dördüncü gün merak ettim, bu standa yeniden gittim. Baktım Kocaeli Üniversitesi amblemi taşıyan kitap sayısı üç misli kadar artmış. Söylediklerim etkilemiş diye  düşündüm ve sevindim. Peki…İlk üç gün içinde bu standın önüne gelen yüzlerce kişi, Kocaeli Üniversitesi ismi ile o azıcık kitap sayısı arasındaki bağlantıyı benim kurduğum gibi olumsuz yönde kurmamış mıydı? Kesin olarak kurmuşlardı. Ama herkes benim gibi düşüncesini, özellikle olumsuz bir durumu aksettirecekse açıklamaz ki…Bu Üniversite açısından çok olumsuz bir durum değil midir?

 

Böyle bir olumsuzlukla karşılaşmanın önlenmesi çok kolaydı; Kuruluş aşamasında standın alnına “Kocaeli Üniversitesi” yerine  “Kocaeli Üniversitesi Vakfı” yazardınız. O zaman bu standı ziyaret edenler, bilimsel yayın azlığını Kocaeli Üniversitesi açısından olumsuz bir durum olarak değerlendirmezdi.

 

Böyle durumlarla karşılaştığımda aklıma hep şu geliyor; psikolojik anlamda en rahat olanlar bilgi dağarcıkları dar olan insanlar. Örneğin böyle olanlardan,  bu standı ziyaret edenler, bu olumsuz durumun farkına varamamış, rahatsız olmamış ve üzülmemişlerdir. Çünkü bilgileri ve görgüleri sebep-sonuç bağlantısı kurmaya yetmemiştir.

Bazı şeylerin  farkına varamamak ne iyiymiş …üzülmüyorsunuz.

 

Bu yazı toplam 1302 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
izmitli
22 Mayıs 2016 Pazar 21:02
21:02
Haklisiniz kitap fuarimi avm mi bende anlamadim yetkililere duyurulur
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim