• BIST 82.352
  • Altın 148,034
  • Dolar 3,8356
  • Euro 4,0738
  • Kocaeli : 6 °C
  • İstanbul : 7 °C
  • Sakarya : 6 °C

Barzani’nin televizyonunda hava durumunu izliyorsunuz…

M.Tanzer Ünal

********
Evet sayın okurlarım, bir an kendinizi televizyon izler konumuna getirin ve ekranda da yukarıdaki görüntü olsun.
Bir bayan, hava durumunu sunuyor…
“Kürdistan’ın Erzurum kentinde sıcaklık 10, Sivas’ta 12 derece… Hatay’da 20, Mersin’de 22 derece…”
“Allah Allah, Erzurum, Sivas, Hatay, Mersin, bunlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, bizim ülkemizin vilayetleri değil mi?” diye şaşırmayın!
İzlediğiniz televizyon kanalının ismi RÜDAW.
Kuzey Irak’ta aynı isimle bir de gazete çıkıyor.
Her ikisi de Mesut Barzani’nin kontrolünde.
Kürdistan Demokratik Partisi’nin gayri resmi yayın organları…
*******
RÜDAW TV’deki bu haritaya göre, 7 ilimiz Erzurum, Sivas, Ağrı, Van, Malatya, Hatay ve Mersin; Irak Kürtlerinin ve bizim Kürtçülerin ifadesiyle “Kürdistan” sınırları içinde görünüyor.
Bu harita, her gün defalarca bölge halkına gösteriliyor.
Peki, bu durumdan bizim istihbarat teşkilatımızın haberi yok mu?
Olmaz olur mu?
Komşu ülkelerin haber televizyonları her gün dakika dakika izleniyor, rapor haline getiriliyor.
O zaman soralım!
*Bu harita, ülkemiz yöneticilerini rahatsız etmiyor mu?
*Neden Kuzey Irak’taki çapulcu takımı “Siz ne demek istiyorsunuz?” diye uyarılmıyor?
*Bu hainlikler bilindiği halde, Başbakan Erdoğan neden Barzani’yi Diyarbakır’a davet ediyor ve kendisini “Değerli dostum” diye karşılıyor?
*Ülkemizle ilgili gizli pazarlıklar yapıldı da, vatan bölündü de bu milletin mi haberi yok?
*******
Sevgili okurlarım, Barzani’nin televizyonunda hava durumunu izlediniz.
Gevşeyin artık!
Gevşeyebilirseniz…


Ülkelerin parlamentolarında hangi sözcükler yasak?
********
Oktay Ekşi…
Hürriyet Gazetesi’nin kovulan eski başyazarı…
CHP’nin İstanbul milletvekili…
Bizim mesleğin duayeni…
“Parlamento mu, Kanun Fabrikası mı?” adlı bir kitap yayınladı.
Kitabının bir bölümünde, değişik parlamentolarda kullanılması yasak sözcüklere yer vermiş.
Örneğin…
İngiliz Avam Kamarası’nda “yalancı, hayta, serseri, domuz, fahişe, küçük adam, yavşak, vatan haini, homo” sözcüklerini kullanmak yasakmış.
Kanada Parlamentosu’nda yasaklanan sözcükler ise şunlar: Zorba, şeytanın şeytanı, domuz, aşağılık, muhteşem eşek, boşboğaz, pislik parçası.
İrlanda Parlamentosu’nda ise “cahil, faşist, sokak çocuğu” gibi sözcükler listede.
Oktay Ekşi kitabında, bizim parlamentonun da “yasak sözcükler” listesi yapmasını öneriyor.
Ben, böyle bir liste yapılabileceğini sanmıyorum.
İki nedenle sanmıyorum…
*Bizde yasak sözcükler “liste”ye değil, ancak “kitap”a sığar.
*Parlamentomuzda kullanılan, ama kullanılmaması gereken öyle sözcükler var ki, yazarken de okurken de insanın yüzü kızarır.


Sorun “işsizlik” mi, yoksa “işe yarayacak adam bulamamak” mı?
*********
Türkiye, yıllardır iki gerçekle yüz yüze.
*Memlekette “işsizlik” var.
*Memlekette yeterli sayıda “işe yarayacak adam” yok.
İkisi de bizim gerçeğimiz.
Resmi işsizlik oranlarımız yüzde 10 civarında oynuyor.
İniyor, çıkıyor…
Ama gerçek işsizlik oranı çok yüksek!
Yüzde 25’lerde…
Neden yüzde 25’lerde?
Çünkü bizim toplumumuzda, çalışma yaşına geldiği halde “işe katılma oranı” çok düşük.
Özellikle kadınlarımızda…
Bu da “işsizlik oranını” düşük gösteriyor.
Her neyse!
Bu haliyle bile, işsizlik, ülkemiz için felaket boyutlarda.
*********
Bir de “işe yarayacak adam bulamama” sorunu var.
Geçen gün İŞKUR’un açıklaması vardı.
“Türkiye çapında bir milyondan fazla işe işçi arıyoruz, bulamıyoruz…”
Buyurun bakalım!
Bir tarafta yığınla işsiz, diğer tarafta işe yarayacak adam sıkıntısı…
İşsizliğin başlıca nedeni, “mesleksizlik”…
Ne iş yaparsın?
Ne iş olursa abi!
“Ne iş olursa yaparım” deyip de hiçbir işe yaramayanlar…
Devlet, “meslek edindirme kursları” açıyor.
Ancak “mesleksiz insanların” bu kurslara ilgisi çok düşük!
Bu yıl 913 meslek kursu talep olmadığı için yapılamamış.
Bu nasıl anlayış?
Mesleğin yok…
Devlet, “Gel sana meslek öğreteyim” diyor…
Öğrenmiyorsun, sonra da “İşsizim” diyorsun.
İşte Türkiye’nin ikilemi burada!
İnsanlarımıza, “çalışmadan, üretmeden yaşamasının mümkün olmadığını” öğretemiyoruz.
Öğretemiyoruz, çünkü bu sistem, insanlara “çalışmadan, üretmeden yaşama, hatta köşeyi dönme” fırsatı veriyor.
Toplumun değer ölçüsü de bu yönde.
Çalışmadan, üretmeden köşeyi dönenlerin itibarı toplumda çok yüksek!
Milli Piyango satan, şans oyunu oynatan büfelerin önüne dikkat edin, çoğunluğu hali vakti yerinde olmayan, bir kısmı da işsiz insanlardır.
Piyango vuracak, hayatları kurtulacak…
Hedefleri budur!







Bu yazı toplam 1167 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim