• BIST 81.899
  • Altın 147,540
  • Dolar 3,7822
  • Euro 4,0331
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 2 °C

BAŞBAKANLIKTAN ARADILAR

Bilal Dündar

13 Temmuz da AK-PARTİ İl Kongresi ve Büyükşehir Belediye Başkanı
Sayın İbrahim Karaosmanoğlu’nun oğlunun düğünü için Kocaeli’ne gelen Başbakan’a Kocaeli Gazetesinde ki köşemden bir açık mektup yazmıştım. Bu açık mektup da 2007 yılında Bakü de geçirilen Türkiye-Azerbaycan ikinci Kurultayında Sayın Başbakan üçüncü kurultayın Türkiye de yapılmasını istemişti. Bunun üzerine yoğun alkışla bu istek onaylanmıştı. 2009 da yapılması gereken Kurultay bugüne kadar her nedense yapılamadı. Bu nedenle yapılan bütün yurt dışı toplantılarda niçin yapılmadığı veya yapılamadığı konusunda sorulan sorulara cevap veremiyorduk. Bu durumu Başbakana hatırlatmak için kaleme aldığım yazı üzerine dün saat 10.15 de Başbakanlık Özel Kalem Müdürlüğü’nden aradılar. Bu konuda tekrar detaylı bilgi aldılar. Önümüzde ki süreçte bu Kurultayın gerçekleşmesi için işbirliği yapmak üzere tekrar arayacaklarını söylediler.
Hassasiyetinden dolayı Sayın Başbakanımıza içten teşekkür ediyorum.

ACILARDAN BİLE DERS ALMIYORUZ

17 Ağustos Marmara Depremi bizler için asrın unutmamamız gereken acılarla dolu yıkımıdır. Gecenin zifiri karanlığında can evimizden vurulduk. Allah bu gibi felaketleri bir daha hiç kimseye yaşatmasın diyoruz. Ama kaçınılmaz bir gerçek var. Yurdumuzun büyük bölümü deprem kuşağındadır. Yani deprem ne ilk nede son olacaktır. Deprem şartlarına uygun konut üretilmezse bu acılar hep yaşanacaktır.
Japonya da 8 şiddetinde olan bir depremde kimsenin burunu bile kanamazken bizde 7,4 şiddetinde depremde binlerce insan ölüyor. Her yer yıkılıyor. Tek kelime ile çaresizlik içinde sefilleri oynuyoruz. Buna kader demek, Allah’tan gelen bir facia deyip kurtulmak asla mümkün olamaz. Allahın verdiği aklı kullanmayıp işin içinden sıyrılamayız.
Dün ki Kocaeli Gazetesinde Valiliğin açıkladığı yıkılacak binaların sayısı Asrın Depreminden hiç ders almadığımızın kanıtıdır.
Bu verilen rakamlar bizim vurdumduymazlığımızın, akıl tutulmazlığımızın ta kendisidir. Depremin ilk günlerinde ortada devlet yoktu. Kızılay küflü yırtık çadırları dağıtmıştı. İlk yapılan binaların başında devletin ihale ile yaptırdığı binalar olduğunu unutmak mümkün değildir.
Deprem sonrası toplanan iç ve dış yardımlarla yaralar sarılıp birçok bina yeniden inşa edilebilirdi. Yıllarca toplanan deprem vergileri ile hayli mesafe alınabilirdi. O da olmadı.
Aradan 13 koskoca yıl geçti. Belediyelerin yıkım yapmaları için hala İzmit de 2599, Gölcük de 1595, Darıca da 2370, Derince de 2018, Gebze de 1020, Körfez de 1116, Kartepe de 902 adet bina olması ortaya ürkütücü bir rakam yığını çıkartıyor.
Bu ihmali, bu vurdumduymazlığı akıl ve bilim ile açıklamak mümkün değildir. Vali Beyin tavizsiz ve titiz uygulamaları ile bu ayıptan kurtulmamız tesellimiz olacak. Belediye Başkanlarımızın her türlü baskı ve oyalamalara karşı dik durmaları tarihi bir sorumluluk olacaktır.
Acıları paylaşan bir toplumuz. Ama ne yazık ki aynı zamanda acılardan ders çıkarmayan da bir toplumuz.
Son şansımız acılardan ders çıkarmaktır. Başka yol yoktur.

Bu yazı toplam 682 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim