• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 25 °C
  • Sakarya : 17 °C

Başiskele’den Karamürsel’e kısa bir bayram turu

M.Tanzer Ünal

Bayramın ikinci günü…
İlk gün telaşı bitti…
Çocuklar, torunlar geldi, gitti…
Hanımla yalnızız.
Hava da güzel…
Sonbaharın o bunaltmayan tatlı sıcaklığı var.
“Haydi” dedim, “Başiskele’den Karamürsel’e kadar turlayıp gelelim!”
Bizimki dünde razı.
Geç kalkmıştık; yürüyüş, kahvaltı derken zaten zaman öğleyi bulmuştu.
Balaban’dan çıktık yola.
Trafik rahat…
İş trafiği yok.
Okul trafiği yok.
Uzağa giden gitmiş, kalanlar da “kurban” telaşı yaşıyor.
*******
Başiskele’de sahile indik.
Naila Cafe’nin biraz ilerisinden…
Ben Wellborn Otel’e geliş gidişimde bir bölümünü görmüştüm.
Baştan sona yürüyerek dolaştık.
Mükemmel olmuş.
Başiskele halkı, denizle kucaklaşmış.
Taşıt yolu…
Yürüyüş yolu…
Amatör balıkçılar için kayık bağlama yeri…
Ve Naila 2…
Büyükşehir Belediyesi’nin cafe işletmesi…
Geri tarafta da tek tük özel cafeler var.
Naila’da, iskelede bir masaya oturduk.
Çayımızı, kahvemizi söyledik.
İskelenin en uç masalarında kalabalık bir grup var.
Tam bayram havasındalar.
Torunlar, anne-babalar, dedeler-nineler…
Keyifle sohbet ediyorlar.
Hizmet edenler saygılı…
Listeye baktım, fiyatlar her keseye uygun.
Sanırım, bir-iki saat sonra burası dolar taşar.
Başiskele Belediye Başkanı Hüseyin Ayaz’ı kutluyorum.
İyi iş çıkarmış…
Bataklıktan cennet yaratmış.
Sahil yolu geçince…
Yola cepheli değerli arsalar ortaya çıkmış.
İnşallah bu arsalara az katlı, düzgün binalar yapılır.
Tek katlı, iki katlı…
Çizgileri, renkleri birbirine uyumlu olur.
Geçmişte…
Halıdere’de, Ulaşlı’da, Değirmendere’de, Karamürsel’de yaşanan “imar haydutlukları” inşallah burada yaşanmaz.
***********
Yolumuza devam ettik…
Kavaklı’ya, Gölcük’ün içine girip çıktık.
Gölcük için birkaç şey söyleyeceğim.
Ana yoldan kent merkezine giriş, çok kötü.
Çok dar…
Sanki, şehir içinde sıradan bir sokağa giriyormuşsun gibi.
Yavuz Zırhlısı’nın pervanesinin bulunduğu anıt, yolu iyice daraltmış.
Bence, Gölcük girişi yeniden projelendirilmeli.
Anıt da yeni düzenleme içinde yerini korumalı.
Diğer bir konu…
Yeni belediye hizmet binası…
Olmuş bitmiş de ben yine eleştirimi yapayım.
İşlevlidir, inşaat kalitesi iyidir, bunun üzerinde durmuyorum.
Çok sıkışık bir alana yapılmış.
Ne parkı var, ne meydanı…
Gelişmiş ülkelerde, belediye binaları, “temsil gücü olan” binalardır.
Her yol, belediye binasına ve önündeki meydana çıkar.
Gölcük’te ise ana yol kenarında… Etrafındaki binalar nedeniyle de nefes alacak hali yok.
Keşke Gölcük’ün merkezinde genişçe bir yer istimlak edilip, yeni belediye binası buraya yapılsaydı.
Yapıldığına göre…
Söylediğim fırsat kaçtığına göre…
Yeni belediyenin etrafındaki binalar istimlak edilsin ve belediye, özlenen görüntüsüne kavuşturulsun.
Gölcük’le ilgili son söyleyeceğim, yapıların çirkinliğiyle ilgili.
Aslında sadece Gölcük değil, tüm Kocaeli, hatta tüm Türkiye bu “yapı çirkinliği” var.
Ülke genelinde “imar vahşeti” yaşıyoruz.
Bizim bölgemizde biraz daha fazla…
Belediyeler ve mimarlar bir araya gelip, “Şehirlerimizi acaba nasıl çirkinleştirebiliriz” diye kafa yorsalar, ancak böylesine bir çirkinlik yaratabilirlerdi.
Eciş bücüş…
Estetik yok…
Çizgi ve renk uyumu yok.
Tarz yok.
Herkes, kafasına estiği gibi inşaat yapmış.
Belediyeler…
Vatandaşları yönlendirmemiş…
Kural koymamış…
Vizyon sahibi teknik eleman istihdam etmemiş…
Binalardaki kalite desen, hak getire!
8-10 yıllık binalar dökülüyor.
Kentlerimiz “apartman gecekondular”la dolu…
*********
Değirmendere, Halıdere, Ulaşlı…
“İmar vahşeti”nin getirdiği çirkinlik, buralarda da diz boyu.
Sahil boyunca yapılan yüksek katlı “apartman gecekondular”, bu güzelim sayfiye yerlerini mahvetmiş.
Tamam…
Buralarda da sahil düzenlemesi var…
Buralarda da yeşillendirme ve ağaçlandırma var…
Ama bütün bunlar, “imar vahşeti”ni örtmeye yetmiyor.
O garabet binalar, insanın ruhunu karartıyor.
*********
Gelelim Ereğli’ye…
Bu şirin “balıkçı köyü”ne gitmeyeli yıllar olmuş.
Baktık, olduğu gibi duruyor.
Belli ki, “koruma” altında.
Sit alanı ilan edilmiş, kimse çivi çakamıyor.
Tamam, kimse çivi çakamıyor da, eski binalar da bakımsızlıktan dökülüyor.
Dolaşırken, Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım’la karşılaştık.
Bir kahvehanenin önünde vatandaşlarla bayramlaşıyordu, bizi görünce yanımıza geldi, bayramımızı kutladı, hal hatır sorduk, ayrıldık.
Ulaşlı’dan Ereğli’ye gelirken dikkatimizi çekti.
İki köy, sahilden “yürüme yoluyla” birleştirilmiş.
Çok güzel olmuş, ama bize anlatıldığına göre yürüyen yokmuş.
Biz de, bu güzel yolda, böylesine güzel bir havada, yürüyüş yapan tek bir kişiye dahi rastlamadık.
*********
Karamürsel’deyiz.
Son durak…
Arabayı park ettik, sahil boyunca yürüyoruz.
Çay bahçeleri, kebapçılar çoğalmış, sıra sıra…
Sahildeki eski belediye hizmet binasının restorasyonu dikkatimizi çekti.
Durduk, inceledik.
Bilgi tabelasına baktık.
20.12.2012 tarihinde ihale edilmiş, 25.01, 2013 tarihinde işe başlanmış.
İşin süresi 150 gün…
Yani 24 Haziran 2013’te bitmiş olması lazım.
Ne gezer!
Daha epey işi var.
Acaba ihaleyi alan firmada mı sıkıntı var?
Ödemelerde mi sıkıntı yaşanıyor?
Veya çalışmalar sırasında teknik bir sıkıntı mı çıktı?
Başkan Yıldırım’dan bilgi almalıyım.
Sahilin batı kısmına geçtik.
İncik boncuk tezgâhlarının kurulduğu tarafa…
O da ne?
Koskoca bir bina, dış cephe girdirmeli, üstünde “Karamürsel Belediyesi” yazılı.
İş merkezi görünümünde…
Altında beyaz eşya mağazaları var.
Demek Karamürsel Belediyesi’nin yeni hizmet binası bu?
Gölcük’ü eleştirmiştim, Karamürsel de aynısını yapmış.
Meydansız, otoparksız bir belediye binası…
Eskisi ne oldu acaba?
Ara sokakları gezerken gördük, yerinde duruyor.
Ereğli ve belediye binası konusunda Başkan Yıldırım’la konuşmalıyım.
Telefonla aradım, kafama takılanları sordum.
İşte Başkan İsmail Yıldırım’ın söyledikleri!
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx


“Sahildeki yeni belediye binası geçici…”
********
“Başkan, sahildeki yeni binaya taşındınız mı?”
“Taşındık, artık yeni yerimizdeyiz…”
“Başkan yapmışken keşke daha rahat bir yere yapsaydınız. Çok sıkış sıkış olmuş… Eski binayı ne yapacaksınız?”
“Tanzer Bey, sahildeki yeni bina geçici. Asıl belediye hizmet binasını, eski binanın yerine yapacağız…”
“Orası da çok dar değil mi?”
“Değil, eski binanın arka tarafları da bizim. Toplam 5 bin metrekare yerimiz var orada. Bayramdan sonra yıkımına başlayacağız. Burada çok güzel bir proje uygulayacağız. Kent meydanı olacak, belediye hizmet binası olacak, 400-450 araçlık park yerimiz olacak, alışveriş için dükkanlarımız olacak. Dört dörtlük bir proje…”
“O zaman sizi tebrik ediyorum. Karamürsel’e yakışanı yapacaksınız. Sahildeki bina daha sonra ne olacak?”
“Orasını zaten iş merkezi olarak planladık ve öyle yaptık. Yeni yerimize geçince, burayı ofis olarak kiraya vereceğiz. Alttaki dükkanları şimdiden kiraladık… Belediyeye gelir getiriyor…”

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx


“Tarihi belediye binasının restorasyonunda sıkıntı yok!”
*******
“Başkan, tarihi belediye binasının restorasyonunda sıkıntı mı var acaba, teslim süresi geçmiş?”
“Süre geçmesine geçti, ama sıkıntı yok. Çalışmalar sırasında bir duvar çökünce, çalışmalar durduruldu. Kurul, geldi, inceleme yaptı, raporunu düzenledi, çalışmalar tekrar başladı. İki aylık gecikme bu yüzden. İnşallah yılsonunda çalışmalar tamamlanacak ve binayı teslim alacağız.”
“Ne amaçla kullanacaksınız bu binayı?”
“İki kısımlı kullanılacak. Bir kısmı, büyük bir kısmı Atatürk Müzesi’ne dönüştürülecek. Biliyorsunuz, Atatürk 24 Temmuz 1921 tarihinde Karamürsel’e gelmiş ve bu binada kalmıştı. Küçük bir bölümü de klasik tarzda döşenip misafir ağırlama yeri olarak kullanılacak. Misafir ağırlama derken, konaklama değil…”
Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx



“Ereğli’yi daha şirin bir balıkçı köyü yapacağız”
*******
“Başkan, Ereğli’de karşılaştık, ama uzun uzun konuşamadık. Ereğli, koruma altında mı? Bozulmadan eskisi gibi kalmış…”
“Koruma altında… Sit alanı… Bu nedenle betonlaşmadı. Biz, belediye olarak eski evleri alıp restore etmek istiyoruz, ama burada da evlerin çok hisseli oluşu bizim elimizi kolumuzu bağlıyor. Önümüzdeki dönemde Ereğli’yi bütünüyle ele alıp, her karışı için proje geliştirmek istiyoruz. Bununla ilgili hazırlıklarımız sürüyor. Caminin etrafı açılacak, sonradan yapılmış, Ereğli’nin dokusuna uymayan binalar satın alınarak yıkılacak. Ereğli’yi, şimdikinden daha şirin bir balıkçı köyü yapacağız. Bununla ilgili dünyadaki örnek balıkçı köylerini inceleyeceğiz. Onlardan daha güzel yapacağız. Ereğli, bölgenin en fazla ilgi çeken yeri olacak.”
“Başkan, gördüğüm kadarıyla bölgede bozulmamış, başka bakir yer kalmadı. Ereğli’ye sahip çıkın!”
“Merak etmeyin Tanzer Bey. Ereğli’ye gözümüz gibi bakıyoruz…”






Bu yazı toplam 1059 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim