• BIST 97.314
  • Altın 145,314
  • Dolar 3,5633
  • Euro 3,9989
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 22 °C

Bayram geldi

Tarık Bağdat

Yaşadığımız topraklar içerisinde gerek dini bayramların gerekse resmi bayramların önemi çok büyüktür. Bu bayramların her birinin farklı bir özelliği vardır hiçbiri bir diğerinden daha önemsiz değildir. Toplumumuzdaki insanların çoğunluğu Müslümanlardan oluştuğundan dolayı dini bayramların yeri daha farklıdır. Dinlerine saygılı insanlar bu bayramlarda daha çok ibadet ederler ve yaratandan işledikleri günahlar için af dilerler. Dini bayramlar, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu iki bayramda da gelenek, göreneklerimiz dinimizin getirdiği vecibelerle birlikte hareket etmemize güzel bir sebeptir.

 

Şeker Bayramı olarak da bilinen Ramazan Bayramı on bir ayın sultanıdır. Dinimizin öngördüğü şekilde uygun olan herkes bayramdan önceki otuz gün boyunca oruç tutarlar ve daha fazla ibadet ederek Allah’tan  af dilerler. Bu otuz günlük sürede ibadetlerini eksiksiz bir şekilde yerine getiren Müslümanlar iki kat daha fazla sevap kazandığına gönülden inanırız. Bu bayram sadece ibadet edilen bir bayram olarak değil aynı zamanda insanları bir araya getiren ve küslerin barıştığı bir bayramdır. Aynı zamanda yoksul ve imkanı olmayanlar bu bayramda unutulmaz ve onlara da bayram sevincini müsait olan herkes karınca kararınca yaşatmaya çalışır.

 

Çocukların kapı kapı dolaşıp şeker topladığı bir bayramdır, Ramazan Bayramı. İnsanların birbirleri ile ilişkilerinin güçlendiği, aile bağlarının kuvvetlendiği bir bayramdır. Bu bayramda çocuklar kadar büyüklerde sevinmek, ilgi görmek isterler. Bu yüzden büyükleri ziyaret edip ellerini öpmek onları dünyanın en mutlu insanları haline getirebilir.

 

Ramazan Bayramı diğer bayramlarımız gibi milli kültürümüzün devam etmesi açısından büyük öneme sahiptir. Ramazan Bayramını olabildiğince bayram havası içerisinde, coşkulu, neşeli, saygılı, hoşgörülü ve sevgi dolu yaşamak herkes için en güzeli olacaktır.

Benim yaşıtlarım eski bayramları hatırladıkça bir ah çekiyorlar.

"Nerede  o eski bayramlar" diye.

Toplumda duyarlı eskiyi hatırlayan bizden küçük yaştaki herkes ah çekmeler karşısında imreniyor, bizlere  "vah yeni bayramlar" demeden kendimizi alıkoyamıyoruz.

"Ah o eski bayramlar" ile "vah yeni bayramlar" arasındaki farkta acınılacak durumda.

Fark bayramlardan değil, bizden ve yaşam şartlarından dolayı kaynaklanıyor.

Biz eski kuşakların ah çekmesindeki nedenlerin başında bayramları büyüklerinin yanında aile fertleriyle bir arada geçirmelerinden kaynaklanıyor. 

İşte "vah yeni bayramlar" da buradan başlıyor...

Günümüzde ise ağırlaşan yaşam şartları aile fertlerinin birbirinden uzaklaşmalarına  neden olurken, birlikteliği de imkânsız kılıyor.

Geçim derdiyle başlayan süreçte boncuk gibi dağılan aile fertleri çok uzun süreler birbirinden uzakta kalıyor. Ekonomik bütçeleri el verirse bayramlarda görüşme imkânı buluyor, aksi halde uzunca bir süre daha ayrı kalmaya devam ediyor. Bu kopukluk gelenek ve göreneklerimizi de oldukça etkiliyor. Çünkü bayramlarımızın temel özelliği gelenek ve kültürlerimizi yaşatmaktır. 

Birlik ve beraberliği sağlamaktır.

Birlik ve beraberliğin olmadığı yerde ise bayramların ne tadı nede  tuzu olur.

İşte bundan dolayı eski bayramlar özlenir arkasında bir ah çekilir. 

Biz de "vah yeni bayramlar" demeye devam edeceğiz. 

Eski bayramlar birlik ve beraberlik içerisinde kutlanırken yeni bayramlar ise sevdiklerinden uzakta kutlanıyor. 

Yaşam şartları görüldüğü gibi bayramlarımızı da oldukça etkilemiş durumda.

"Vah yeni bayramlar" dedirten bir diğer yaşantımızın parçası ise teknolojik gelişmeler.

Eski bayramlar da yapılan eş, dost, akraba ziyareti yerini ise sesli ve görüntü konuşmalara, e-maillere bıraktı.

Uzakta imkânı olmayıp ta gelemeyenler için gayet güzel. Sevdiklerinin yüzünü görüp, sesini duyarak hasret giderebiliyorlar. Ama imkânı olan ve uzaktan gelecekler içinde caydırıcı özelliği taşıyor. "Sesini duyduk, yüzünü gördük" gitmeye gerek yok gibi bir mazeret ortaya çıkarıyor.

Görüldüğü gibi yaşam şartlarımız ya da hayat şartları bayramlarımızı etkiliyor. 

Eğer elinizde imkânınız varsa "ah o eski bayramlar" demek istemiyorsanız, bayramlarınızı sevdiklerinizin yanında geçirmeye özen gösterin.

Birlik ve beraberliğin olduğu yerde sevinç ve mutluluklarda kat kat artar.

Bırakın mesajı ve görüntülü konuşmayı.

Sevdiğiniz insanın yanında olmaktan daha mutlu bir şey var mı?

Bayramların hayatımızdaki önemi de budur.

Sevdiklerinizin yanında mutlu bir bayram geçirmeniz dileğiyle.

İyi bayramlar...

Bu yazı toplam 1044 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim