• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 0 °C
  • İstanbul : 6 °C
  • Sakarya : 0 °C

“Bayram” tartışması

M.Tanzer Ünal

Küllenmek üzere olan bir konu, ama yine de değinmek istiyorum.
Günlerdir “milli bayramlarımızın formatı” konuşuluyor.
Öyle mi kutlansın, böyle mi kutlansın?
Okullarda mı, statlar da mı?
Askeri birlikler geçit törenine katılsın mı, katılmasın mı?
Çocuk Bayramı mı, Milli Egemenlik Bayramı mı?
Ev sahibi o mu olsun, bu mu olsun?
Sonucu biliyorsunuz…
Hükümet, milli bayramlarımızın formatını değiştirdi.
Şehirlerin kurtuluş günleri de artık eskisinden farklı kutlanacak.
Özetlersek…
23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bundan sonra Milli Eğitim Bakanlığı’nın öngördüğü şekilde kutlanacak. Çocuk Bayramı ve Egemenlik Bayramı ayrı ayrı ele alınacak. Çocuklar artık bayramlarda “büyüklerin koltuklarına” oturmayacak.
19 Mayıs’ı, artık Gençlik ve Spor Bakanlığı organize edecek. Şimdiye kadarki format tamamen ortadan kaldırıldı, örneğin bu yıl nasıl kutlanacağı henüz belli değil.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda, Genelkurmay Başkanlığı artık devre dışı. “Başkomutan” sıfatıyla cumhurbaşkanı, bu bayramın ev sahipliğini yapacak. Kutlamaların kabulü ve resepsiyon Cumhurbaşkanlığı Köşkü’nde…
Devlet töreni sadece 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda yapılacak.
Şehirlerin kurtuluş günlerinde düşman askerlerinin öldürülmesi, temsili olarak canlandırılmayacak.
Yönetmeliğin tam metninde mutlaka başka ayrıntılar da vardır, ama milli bayramların yeni formatıyla ilgili ana hatlar böyle.
*******
İktidarın yaptığı bu değişiklik, muhalefet partilerinde ve diğer bazı çevrelerde büyük tepki görüyor.
“AKP iktidarı, milli bayramları birer birer yok ediyor…”
“Atatürk’ün izini silmek istiyorlar…”
Benzer ifadelerle dile getirilen tepkiler…
Milli bayramların sayısı azaltılamaz mı?
Kutlanış şekli değiştirilemez mi?
“Değişmez kural” mıdır bunlar?
Benim bu konudaki görüşlerimi biliyorsunuz…
Daha hükümet bu konuyu ele almadan defalarca yazdım, bu vesileyle bir kez daha dile getireyim.
Bir ülkenin bir milli bayramı olur, ama bu bayram da şanına şerefine uygun olarak kutlanır.
Toplumun her kesimi bu bayrama odaklanır.
Genel yönetim, yerel yönetimler, dernekler, odalar, meslek kuruluşları…
“Laf olsun” diye değil, “yasak savmak” için değil, özüne uygun olarak coşkulu kutlamalar yapılır.
Bu, pek çok ülkede böyledir.
Sıkıcı bir ritüelin tekrarından çok, festival havasındadır.
Her yıl farklı etkinliklerle renklenir, yenilir, içilir, “ulusal gurur”un sevinci yaşanır.
******
Bizim dört milli bayramımız var.
23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı.
30 Ağustos Zafer Bayramı.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.
Her biri de tarihimizin önemli dönüm noktaları.
Bunları şimdiye kadar yaşadık, yaşattık…
Fakat ne yazık ki, “yasa gereği kutlanması gereken bayram” havasından kurtaramadık.
Her bayram töreninde aynı konuşmaları yaptık, aynı şiirleri okuduk, aynı gösterilerde bulunduk.
İşin özüne inemedik, toplumu bilinçlendiremedik.
Hep şekilde kaldı…
*******
Son değişiklikle “30 Ağustos”, “23 Nisan” ve “19 Mayıs” budandı.
Kolu, bacağı kesildi…
Buna hiç gerek yoktu.
“Dört bayramı birleştiriyoruz, bundan sonra 29 Ekim’i daha görkemli kutlayacağız” denirdi, olur biterdi.
Adına “bayram” deyip de, abuk subuk kutlamanın ne anlamı var ki?
Şehirlerin düşman işgalinden kurtarılışının yıldönümü kutlamalarına gelince…
Sadece format değişikliğine gidilmesi anlamsız…
Neymiş?
Düşman işgalinden kurtarılması, temsili olarak canlandırılmayacakmış.
Bu değişiklik yetersiz…
Ben olsam, tamamen kaldırırdım.
Bu gibi şeyler, 10 yıl, 20 yıl, bilemediniz çeyrek asır kutlanır.
Sonraki kutlamaların bir anlamı kalmaz.
******
İktidar, milli bayramlar ve milli günlerle ilgili değişiklikler yaptı, ama radikal kararlar alamadı.
Alamazdı da zaten…
Çünkü sabıkalı.
Milli hassasiyetlerimiz konusunda, ulusal değerlerimiz konusunda sabıkalı…
Ağzıyla kuş tutsa, yaptığı değişikliklerde “samimi” olduğuna kimseyi inandıramaz.
En büyük talihsizlik, bu değişikliklerin bu hükümet döneminde yapılması…
Özetle…
Değişikliklerin yapılması doğru…
Hatta daha ileri gidilerek, dört milli bayramın tek bayrama indirilmesi doğru…
Ama bu dönemde değil.



Bu yazı toplam 917 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim