• BIST 105.324
  • Altın 146,270
  • Dolar 3,5149
  • Euro 4,1797
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 26 °C
  • Sakarya : 16 °C

Bayramlar tatil olmamalı!

Tarık Bağdat

Yine bir bayram gününü yaşıyoruz…
Peki! Hani o eski bayramlar, o tatlar, neşeler, hani nerde?
Yok! artık hiçbirisi. Akıp giden zaman içinde kaybettik içimizdeki o heyecanı o bekleyişi. Özlemlerle anar olduk o güzel günleri. Çocukluğumuzun, gençliğimizin bayramlarını taşıyamadık günümüze. Eremedik o sırra. Neden acaba hiç sorduk mu kendinize. Biz mi değiştik yoksa zaman mı?
Bence zamanla beraber biz kendimizi değiştirdik. Büyüdükçe maneviyatımızdan uzaklaştık. Maddi değerlerin peşinden koşarken bencilleştik. Şehrin karmaşasında kaybolduk. Çalışma hayatımız, koşuşturmacalarımız, stresli dünyamız bizi bambaşka yerlere sürükledi, bizden bambaşka insanlar yarattı. Bayramlar bir kaçış oldu bizim için. Artık bayramı sadece tatil diye bekliyoruz.
**
Kökümüzden uzaklaşıyoruz. Sonuçta kültürel açıdan bakıldığında gelenek ve göreneklerimiz, din açısından bakıldığında belli bir olgunlaşma temamız var, belli bir yapımız var. Bunun üzerine bir şeyler inşa etmeye çalışıyoruz. Eğer çocuklar kendi geçmişleri ile bağını keserlerse bu defa daha ciddi bir köksüzlük sorunu ortaya çıkıyor. Yani geriye döndüklerinde “ben kimim, neredenim” sorularına yanıt bulmak daha zor oluyor. Tarihsel olarak geriye baktığımızda belli bir geçmişimiz var. Ama o geçmişimiz bir yerde kesiliyor. Çocuklar içinde böyle. Yani 10 yıl sonra çocuklar bayramlarda tatil mantığının gelişmesi dışında birlik ve dayanışma duygularından daha da yoksun olacaklar.
**
Hatırlayın, bir zamanlar sevginin adıydı bayramlar. Sevinçlerin hayata yansımasıydı. Dostların sohbeti, akrabaların bir araya geldiği çok özel günlerdi. Dargınlar barışmak için bayramları beklerdi. Anneler babalar da evlatlarını. Herkesin bir bayram umudu vardı. Bayramlar bayram gibi yaşanırdı. Oysa şimdi kurumuş bir dal misali adı var kendisi yok bayramların.
Herkesin geçmişinden izler taşır bayramlar. Benim de en güzel bayramlarım çocukluğumdaydı. Ve dün gibi taptaze içimde duruyor hala. Bütün Sarıkum mahalle olarak hazırlıklar yapardı. Evler, sokaklar temizlenir, tatlılar yapılırdı, hep birlikte.
En çok da alınan yamanmış düzeltilmiş bizden büyüklerin kıyafetlerinin bize uygun hale gelmesine sevinirdik, toplayacağımız harçlıklara ve tabi ki şekerlere. Benim ve arkadaşlarımın bayram sevinci günlerce sürerdi. Bayram bizim için bambaşka bir dünya demekti. Masal gibi yaşanır ve biterdi. Oysa şimdi bayramlar serin bir rüzgâr gibi geçiyor hayatımızdan.
Unutmayalım bayramlar gelenektir, görenektir. Kültürlerin en güzel yansımasıdır. Sahip olduğumuz değerleri yaşatmamızdır. Kötülüklerin, çirkinliklerin sonu mutluluğun en güzel aynasıdır. Bitirmeyelim bayramları, köreltmeyelim içimizdeki sevinçleri. Hani nerde dediğimiz o eski bayramları yeniden yaşatalım mı ne dersiniz?
**
Unutmayalım ki! Eskiden bayram heyecanı ile yanıp, tutuşan insanların gerek ekonomik, gerekse sosyal yaşantıda yaşanan dengesizlikler ve çalkantılar dolaysıyla unutmaya başladığı bayramların adı şeker de olsa eskisi gibi tat vermediği de bir gerçektir.
Ancak buna rağmen bayramların barışa, kardeşliğe, küskünlüklerin ortadan kalkmasına bir vesile olduğunu yine de unutmamak gerekir.
**
Bugün ramazan bayramının ikinci günü bu bayram geldi geçti ve gitti sayalım, İki ay sonra Kurban bayramı geliyor. Yepyeni umutları ve içinde taşıdığı bereketiyle, geliyor. Bizde katılalım bu umutların içine. Hep beraber gidelim yaşıyorsa annemizi, babamızı akrabalarımızı ziyarete. Dostlarımızın güzel sohbetlerine katılalım. Büyüklerimizin ellerini öpelim. Hayır, dualarını alalım. Çocukları sevindirelim. Hep beraber yaşayalım o güzel coşkuyu.
**
Ben bu bayramı oğlum, gelinim, kızım, damadım ve onların çocukları ile birlikte geçiriyorum. Onlarla birlikte yaşıyorum mutluluğumu. Dilerim sizde sevdiklerinizle birlikte sağlıklı ve huzurlu bir bayram geçirirsiniz. Bol ikramlı, bol sohbetli sımsıcak sevgi dolu bayramlar diliyorum hepinize.

Bu yazı toplam 1385 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim