• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 16 °C

Bazı başkanların işi zor

Mehmet Özmen

2004 yılından bu yana Kocaeli’deki yerel yönetimler anlamında sabit bir fikrim var. O da ilimizdeki bazı belediyelerde idarenin başında yer almanın zorluklarını her zaman savunmuşumdur.

Örneğin; 2004 yılında başkanlığa seçilen Halil Vehbi Yenice’nin, görev yaptığı Saraybahçe Belediyesi’ndeki işinin hiç de kolay olmadığını çok iyi biliyorum.

Sonrasında 2009 yılında İzmit Belediye Başkanı seçilen Nevzat Doğan’ı başarılı bulmamdaki temel nedenlerden biri de bu bölgede belediye başkanlığı görevini yerine getirmenin zorluğuydu. Geçmişte Yenice, son iki dönemdir de Doğan, gerçekten zor bir yerde başkanlık yapıyorlar. Bu tip yerlerde insanları sürekli memnun edebilmek pek mümkün olmayabilir…

Aynı şekilde Dilovası da benzer nitelikte zorluk yaşanan bir yer. Burası gerçekten çok zor yerdir. Toplumun kimden yana tavır alacağını önceden kestirebilmeniz imkansız gibidir.

Şöyle ki…

2004 seçimlerini düşünün. Buradaki toplumsal yapıyı aklınıza getirin. Kürt nüfusun ağırlıklı olarak ortada yer aldığı, artık temsiliyet talep ettiği, geçtiğimiz 7 Haziran seçimlerinde de HDP’nin yüzde 40 seviyesinde oy aldığı Dilovası’nda tam zıt bir şekilde MHP seçim kazanmıştı.

Böylesine zor ve ne zaman, nasıl karar vereceği belli olmayan, her seçilmişte de kendisinden bir şeyler görmek isteyen toplumsal yapı oluşmuş durumda. Haliyle burada başkanlık yapmak zordu.

2004’te MHP’li Musa Kahraman, sonrasında ise AK Partili Cemil Yaman bu güçlüğü yaşadı.  Şimdi ise aynı şekilde AK Partili Ali Toltar benzer sorunlarla karşı karşıya kaldı.

O yüzden bana kalırsa İzmit ve Dilovası gibi yerlerde başkanlık yapmak çok zordur. Fakat bu zorluğun üstesinden gelmek de mümkündür. Her şeyden önce iyi ve arkasında işleri toparlayan, başkanın yüzünü eskitmeyen bir ekip oluşturabilirseniz, olay biraz daha kolaylaşır diye düşünüyorum.

 

SEDAŞ’ın savunması bence çok komik

Kartepe’ye bağlı Eşme bölgesinde geçtiğimiz günlerde ilginç bir olay yaşandı. SEDAŞ ekipleri tarafından bir grup ağaç, (Özellikle kış dönemlerinde) olası enerji kesintisine sebep olmamaları için budandı. Bir iddiaya göre ise kesildi.

Üstelik üzerlerinde bunu o ağaçların meyveleri üzerindeyken, dahası hasat zamanı neredeyse gelmişken yaptılar.

Vatandaş ise, “Neden haber vermeden kestiler” diye sorduktan sonra da, “Yasanın bilmem kaçıncı maddesine göre bu hakkımız var, zaten kökünden kesmedik” tarzında bir açıklama gelmiş…

En başta şunu ifade etmeliyiz. Dünyada önemli mimariler bile bölgelerindeki ağaçların zarar görmemesi adına şekillerinde değişiklik yapılarak inşa edilirken, SEDAŞ’ın böyle bir savunma içine girmesi tek kelime ile izah edilebilir:

Hadsizlik…

Zira bahçe sahibine izin vermek bu kadar zor olmasa gerek. İnsanları mağdur etmemek adına, hasat zamanına kadar birkaç gün sabretmenin nesi zor olabilir ki…

Sadece iş bilmezlik; ‘Ben yaptım oldu’ culuk, tek adamlık zihniyetinin bir ürünüdür bu tavır ve davranışlar…

SEDAŞ bu konuda kendini affettirmek istiyorsa o ağaçlarını kestiği kişiden helallik almalı, yasanın bilmem kaçın maddesine güvenerek hareket etmemeli. Birazcık sabırdan kimseye zarar gelmez.

Ve alınacak helallikten sonra eğer mümkünse o kişinin varsa mali mağduriyeti de bir şekilde giderilmeli…

Bu sadece küçük bir hatırlatma…

Bu yazı toplam 804 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim