• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 25 °C
  • İstanbul : 20 °C
  • Sakarya : 25 °C

BBP’li Serhat Duyar’dan AKP’ye gönderme

BBP’li Serhat Duyar’dan AKP’ye gönderme
Büyük Birlik Partisi 1’nci sıra milletvekili adayı Serhat Duyar, 1 Kasım seçimleri sonrasında AKP’nin gücünü kaybedeceğini belirterek, Kocaeli’de bir milletvekili çıkaracak kadar oy aldıkları taktirde Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapacağını söyle

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kocaeli 1’nci milletvekili adayı Serhat Duyar, en çok çalışan adayların arasında yer alıyor. Aynı zamanda Genel Başkan Mustafa Destici’nin danışmanı da olan Duyar ile söyleşi yaptık. Duyar, AKP’yi sert bir dille eleştirerek, "Bunlar 3 Y (yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklar) ile mücadele edeceğim diye geldiler ancak, bunlarla mücadele etme bir yana dursun, bir de başımıza 3 R (rant, rüşvet ve riya) ile bela oldular. Ancak 3 Y ile mücadele sözü vererek iktidar olan AKP, 3 R ile gidecek" dedi. Duyar ayrıca Kocaeli'den seçilebilecek kadar oy aldıklarında, partisi barajı geçemezse dahi Anayasa Mahkemesi’ne bireysel olarak başvurarak meclise gidebileceğini söyledi.


Mevcut siyasi durumu göz önüne aldığınızda AKP'yi nasıl buluyorsunuz? Sizce tekrar iktidar olabilecek mi?

AKP 2001 krizinin ardından ortaya çıkmış ve halka bir takım sözler vererek iktidara gelmiş bir partidir. AKP halka 3 Y ile mücadele edeceğinin sözünü verdi. Bu 3 Y, yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluk idi. Ancak gelinen noktada AKP'nin bunlarla mücadele etmek yerine daha da büyüttüğünü gördük. Yoksulluk ülkemizde almış başını gidiyor. Öyle ki 7 Haziran seçimlerindeki AKP hariç diğer partilerin seçim beyannameleri ekonomi üzerine kurulu idi. Bu halkımızın ne kadar sıkıntı içinde olduğunu gösterdi. Yolsuzluklar konusunda ise artık bunu tüm dünya gördü ve duydu. AKP, gırtlağına kadar yolsuzluğun içine girdi. Yasaklar konusunda ise, yine insanların düşüncelerinden dolayı hapse atıldığını, tweet attığı için yargılandığını, farklı düşündüğü için TV kanallarının uydudan kaldırıldığını gördük. Bu açıdan bakıldığında AKP bu 3 Y ile mücadele konusunda sınıfta kaldığını açık bir şekilde gördük. Artık gelinen noktada AKP'nin tek başına iktidar olması gibi bir durum söz konusu değildir. AKP, tüm Türkiye'de olduğu gibi ilimizde de kaybetmeye mahkumdur.

 

RANT, RÜŞVET VE RİYA

Bir de 3 R'den bahsettiniz. Nedir bu 3 R?

Bu 3 R, AKP'nin ülkeyi getirdiği durumun özetidir. Ben bunları rant, rüşvet ve riya diye özetliyorum. AKP hükümetleri her alanda yapılan işlerden rant sağlamış, yerel yönetimlerden genel yönetimlere kadar hemen bütün yöneticiler ortaya çıkan ranttan payını almışlardır. Devlet ihalelerinden alınan rant payları, yerel anlamda belediye başkanlarının yapılacak yatırımlar konusunda vatandaşın yanağına buse kondurarak aldığı rantlar bunu açık bir şekilde ortaya koymuştur. AKP'liler sadece kendi yandaşlarını büyüterek onlardan paylarını aldılar. Kocaeli'de büyüyen bir rant oldu ancak, bu ranttan halk payını alamadı. Payını alan sadece AKP'liler oldu. Bunu ben çok yakınımdan gördüğüm için biliyorum. Rüşvet konusunda ise yine herkesin gördüğü bildiği üzere bakanların dahi rüşvet aldığı ortaya çıktı. Bir diğeri ise riyadır. Bu da AKP'nin gelinen noktada ne derece gurur ve kibrin kurbanı olduğu, ne derece gösterişe kaçtıklarının göstergesidir. Kendileri rahat ve şatafatlı bir hayat sürerken vatandaşın sıkıntılarını görmediler.

 

7 HAZİRAN SONRASI AKP GÜNDEMİNDE OLMAYAN YOKSULLUĞU GÜNDEMİNE ALDI

Bugün seçim beyannamelerine baktığınızda ne görüyorsunuz?

Bugün özellikle AKP'nin seçim beyannamesine baktığımızda 7 Haziran’da göremediklerimizi görüyoruz. 7 Haziran’da yoksulluğu ve halkı gündemine almayan AKP'nin artık yoksulluğu gündemine aldığını gördük. Bu anlamda 7 Haziran seçimlerinin milletimize daha çok fayda getirdiğini gördük. Biz kendi seçim beyannamemizde her zaman vatandaşımızın sıkıntılarını dikkat alan şeylere yer verdik. Bizim bu çalışmalarımız neticesinde çıkmaza düşen AKP de artık bir nebze olsun halkı düşünmek zorunda kaldı. Bizler bu şekilde mecliste olmadan da nasıl millete hizmet edilebileceğini gördük.

 

DEMOKRATİK OLMAYAN SEÇİM SİSTEMİ

Seçim barajı düşünüldüğünde BBP'nin şansını nasıl görüyorsunuz? Buradan vatandaşa nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Türkiye'de tam demokratik bir seçim sistemi yok maalesef. Türkiye hala 1982 Anayasası ile  yönetiliyor. Kenan Evren öldü ancak onun ruhunu hala yaşatıyorlar. Türkiye hala darbe anayasası ile yönetiliyor. Biz aslında sıfır barajın olmasını ve milletvekili çıkaracak sayıya ulaşan herkesin meclise girmesi gerektiğine inanıyoruz. Ancak gelinen noktada şunu da biliyoruz ki, eğer ben buradan milletvekili seçilebilecek kadar oy alırsam, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaparak meclise girebileceğim. Bu anlamda buradan tüm Kocaeli halkına şunu söylemek istiyorum ki, bütün vatandaşlarımız hiç baraj yokmuş gibi oy kullansınlar. Çünkü eğer yeterince desteği görürsem, bireysel başvuru hakkı ile meclise gireceğim. Bu anlamda bütün vatandaşlarımızı BBP'yi desteklemeye davet ediyorum.

 

HZ. İBRAHİMİ'İN ATEŞİNE SU TAŞIYAN KUŞ MİSALİ ÇALIŞIYORUZ

Yeterince oy alarak milletvekili çıkarabileceğinizi düşünüyor musunuz?

Ben burada Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı hikayeyi hatırlıyorum. Nasıl Hz. İbrahim ateşe atıldığında bir kuş gagasına su alarak ateşi söndürmeye gittiyse, biz de aynı şuur ile çalışıyoruz. Ülkenin şu anda ülkenin bir ateş çemberi içinde olduğunu ve zaman zaman da ülkemize sıçradığını düşünüyoruz. Bizler de ateş içinde olan ülkemiz için ateşe su taşıyoruz. Bu anlamda elimizden gelen çabayı ortaya koyuyoruz. Bize düşen de zaten budur. İnandığımız dava uğrunda mücadele etmektir. Gerisi ise Allah'ın taktiridir. Bizler BBP'nin mecliste olması gerektiğini düşünüyoruz. Eğer bizler mecliste olursak ülkenin içinde bulunduğu bu sıkıntılardan çok kısa sürede kurtulacağını düşünüyoruz.


ULUSAL MEDYA SADECE DÖRT PARTİDEN BAHSEDİYOR

Yerel anlamda basında yer alabiliyorsunuz, fakat ulusal anlamda pek gündeme gelemiyorsunuz. Bunu nasıl aşarak oy almayı düşünüyorsunuz?

Maalesef ülkemiz siyaseti kilitlenmiş durumda. Ulusal kanallar sanki ülkede sadece 4 parti varmış gibi bir hava estiriyor. Bizler maalesef ulusal medya tarafından görülmüyoruz. Bu da tabi ki vatandaşlarımızı etkiliyor. Akşam evinde televizyon izleyen vatandaş, Türkiye'de sadece 4 partinin olduğunu düşünüyor. Vatandaş, eğer ben BBP'ye oy verirsem nasılsa barajı geçemez diye düşünüyor. Halbuki daha kimse oylarını kullanmadan bu nasıl belli olabilir. İşte ulusal medyanın vatandaşlarımızın zihin altına yerleştirdiği mesaj budur. Biz burada seçim çalışmaları yaptığımızda da bize neredesiniz diye soruyorlar. Halbuki biz hep buradayız ancak, vatandaş akşam televizyonda bizi göremediği için yok sayıyor. Bizlerde daha fazla çalışarak vatandaşlarımıza kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. İnançlı bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. 1 Kasım seçimlerinde de vatandaşlarımızın desteği ile inşallah bireysel başvuru hakkımızı kullanarak meclise gireceğiz.

 

BARAJI GEÇEMEZSEK DE MECLİSE GİRECEĞİZ

Yaptığınız çalışmalarda vatandaşlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Alanda vatandaşlarımız bizi seviyor, destekliyor ancak, yine barajı aşamazsınız diyerek oy vermek istemiyor. Halbuki baştan buna nasıl karar veriyor. İşte yine ulusal medyanın oluşturduğu algı operasyonu ortaya çıkıyor. Bizler vatandaşlarımıza siz oy verirseniz biz barajı da geçeriz dediğimizde ise bir oydan ne olur diyorlar. Buradan tüm vatandaşlarıma sesleniyorum; herkesin sadece bir tane oyu var. Sandıkta herkes sadece bir tane oy kullanacak. Bir tane oy bile bizim için çok önemlidir. Bizler eğer barajı geçemezsek dahi milletvekili çıkaracak sayıya ulaşırsak Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yaparak meclise girebileceğiz. Bu anlamda milletimizin oyunu kullanırken baraj yokmuş gibi davranmasını ve BBP'ye gönül rahatlığı ile oy vermesini istiyorum.

 

ÇÖZÜM SÜRECİ HDP'YE YARADI

Çözüm sürecinde gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben şahsen AKP'nin dış güçler tarafından kandırıldığını düşünüyorum. Ülkemizde kaos ortamı oluşturmak isteyen batılı güçler AKP'ye, gel sen şu PKK ile masaya otur. Terör bitsin gibi şeyler söyleyerek masaya oturttular. AKP başta bunun olabileceğini düşündü, ancak yanıldı. Biz geçmişte defalarca uyarmamıza rağmen bizi dinlemediler. Akil adamlar heyeti oluşturup Anadolu'yu gezdirdiler. Kurdukları bu akil adamlar heyeti de İslam sosuna bandırılmış PKK sempatizanlarından oluştu. Bunlar güya analar ağlamasın diye ülkenin dört bir tarafından çözüm sürecini anlattılar. Ancak gelinen noktada çözüm sürecini başlatan AKP hayal kırıklığına uğradı ve bu çözüm süreci HDP'yi güçlendirdi. HDP gidip Kürt halkına, "bakın bizler yıllarca mücadele ettik ve hükümeti hizaya getirdik. Sizlerin hakkını aldık" diye propaganda yaptı. Bunun sonucunda da HDP'nin oyları arttı ve barajı aşarak meclise girdi. Çözüm süreci AKP'ye yaramadı. Hal böyle olunca da ülkede bir hükümet boşluğu oldu ve ülkede terör olayları arttı.  AKP geç olsa da çözüm sürecinin yanlış olduğunu anladı. Ancak eğer AKP bu yanlışı gördükten sonra tekrar çözüm sürecini devam ettirmeye kalkarsa bu açık bir şekilde ihanet olur. Biz her zaman terörle müzakere değil, mücadele edilmeli dedik ve demeye devam edeceğiz.

 

ENSAR MUHACİRİ DİLENDİRİR Mİ?

Hükümet Ensar- Muhacir benzetmesi yaptı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İslam tarihine baktığımızda Peygamber efendimiz döneminde bunu görüyoruz. Ancak orada buradaki gibi bir tablo yoktu. Oradaki Ensar, Muhacirlere dilencilik yaptırmadı. Çocukları ve kadınları sokaklara terk etmedi. Çocukları sokaklarda çalıştırmadı. Bugün yaşanan durum tamamen farklı bir durumdur. Burada yaşayan Suriyeli vatandaşların içler acısı bir durumu vardır. Yaklaşan kışla birlikte sorunlar daha da artacaktır. Vali Hasan Basri Güzeloğlu ilk geldiği zaman Suriyelileri toplatmıştı. Bu çok iyi bir uygulama oldu. Ancak şimdi sokaklar yine dilenciler ve çalışan çocuklarla dolu. Vali Bey niye buna müdahale etmiyor. Gelinen noktada yine bizim söylediklerimize dönüyoruz. Suriyeli vatandaşların oluşturacak tampon bölgede barındırılması bu sorunların önüne geçecektir.

 

PARTİ DEVLETİ ANLAYIŞI DEĞİŞECEK

Serhat Duyar eğere seçilirse nasıl bir vekil olacak?

Ben sadece bana oy verenlerin değil, herkesin rahatça kapısını çalacağı bir milletvekili olacağım. Bana ulaşmak isteyenler Ankara'ya gelmek zorunda kalmayacaklar. Burada bir çalışma ofisi açacağım ve sıkıntısı olan vatandaşlarımız burada çok rahat bir şekilde sıkıntılarını dile getirecekler. Ben de buradan ulaşacak sıkıntıları çözmek için elimden gelen çalışmaları yapacağım. Yapacağım bu çalışama herkesin rahat bir şekilde gelip derdini anlatabileceği bir ortam oluşacaktır. Bugün baktığımızda sıkıntısı olan insanlar siyasi partilerin kapılarında kalıyorlar. Biz bu anlayışı kaldıracağız. Yani bir vatandaş bir sıkıntısını bildirmek için bizim partimize gelmek zorunda değildir. Bizim gibi düşünmek ya da düşünüyormuş gibi yapmak zorunda kalmayacak. AKP'nın oluşturduğu parti devleti anlayışını kaldıracağız. Herkesin rahatça ulaşabileceği bir milletvekili olacağım.

 

KENDİNIZDEN BİR ADAY GÖRMEK İÇİN

Buradan vatandaşlara ne mesaj vermek istersiniz?

Tüm halkımızın oyunu kullanırken benim bir oyum var, bundan bir şey olmaz, bu bir şeyi değiştirmez mantığıyla değil, herkesin bir oyu olduğunu, bir oy da çok önemlidir mantığıyla oy vermesini istiyorum. Seçim barajının olmadığını düşünerek, nasılsa yeterince oy alırsa meclise gidecek düşüncesiyle oy vermesini istiyorum. Ateş çemberi içinde sürüklenmeye çalışan ülkenin ateş çemberinden kurtulması için bize oy vermesini istiyorum. Çözüm süreciyle birlikte ülkeyi bölmeye çalışanlara engel olmak için bize oy vermelerini istiyoruz. vatandaşlarımızın ekonomik refahının yükseltilmesi için bizlere oy vermesini istiyorum. Milletin gerçek anlamda evet bu benim vekilim diyebileceği adayları görebilmesi için BBP'ye oy vermesini istiyorum. Muharrem İBRAHİMOĞLU

ser-006.jpg

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim