• BIST 107.463
  • Altın 142,712
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,1411
  • Kocaeli : 27 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 27 °C

Belediyelere gelen şu müfettişler…

Mehmet Özmen

Bugün gelinen noktada Türkiye’de yerel yöneticilik yapmak gerçekten zor bir hal aldı. Aslında Anadolu’nun hemen yerinde bu zorluk yaşanıyor. Doğu Anadolu’ya doğru gittiğinizde ise zorluğun derecesi daha da artıyor.

Zira bizim insanımızı öyle kolay kolay memnun edemezsiniz. Hele ki, sizden önce birileri görev yaptığınız muhitinizde insanları ‘beslenmeye’ alıştırmışsa işini kat kat daha zor demektir.

Çünkü haliyle rutin hizmetlerin dışında daha fazla bir beklenti içindedir topluluk. Üstelik beklentiler kısım kısımdır. Kıskançlıklar üst üste gelir. ‘Onu abat ettin, bana yok mu’ diyerek kapınızı sürekli arşınlarlar.

Bu işin çözümü de yok gibi bir şeydir. Zira alışmış olan bir insan ile muhatap olmak zul gelse de yapacak başka bir şey yoktur. Doğru olanı yapmaya kalkarsanız da sizi hemen tefe koyar çalarlar. Hakkınızda dedikodular üretirler. Düne kadar yanınızda yörenizde olanlar birden ayaklanıp, karşınızda bayrak açabilir.

Sadece ‘Doğru’ olduğunuz için dostlarınızı kaybedersiniz. Evinize gidip ailenizle baş başa kaldığınızda ise siz destek olabilecek kişilerin yakınlarınız olduğunu görürsünüz.

Belediyecilik böyle zor bir iştir. Yoldan çıkanlar yok mu, elbette var…

Üstelik onlar ne olduğunu tam olarak anlayamadıkları bir şekilde yanlışlar yerine doğrulara karşı mücadele verdiğini iş işten geçtikten sonra anlarlar. Yanlışlara karşı mücadele verenler ise büyük olasılık ile başkanlığı bir daha ancak rüyalarında görebilirler…

Haliyle, sokaktaki vatandaşı bile ‘Doğru’ bildiklerinden dolayı memnun edemeyen bir yerel yönetici, içindeki, meclis toplantılarında sürekli yüz yüze bakmak durumunda kaldığı muhalefet partilerini nasıl memnun etsin?

Bu iş daha zordur.

En küçük bir olaya mal bulmuş mağribi gibi atlayan insanlar yüzünden kimi zaman gururundan olursun…

Kimi zaman boş yere zaman kaybedersin…

Kimi zaman da hiç yoktan mahkemeyle, müfettişle uğraşırsın…

Halbuki, ‘Doğru’ işlerin karşılığında yanlış taleplere ‘Hayır’ dediğin için, dürüst kimliğinden ödün vermediğin için yapılan birkaç küçük itiraz ve yasaya başvurma hikayesinden başka bir şey değildir mevzu.

Fakat dediğim gibi, anlatamazsın bunu kimseye.

Hele bir de, sadece iyi niyetinden ya da uysal kişiliğinden ötürü o kişilere dişini gösteremezsen eğer, olay daha da sarpa sarar. Yani sıkıntıların üzerine bir de mağlubiyet duygusu eklenir.

Bana kalırsa yerel yöneticilerdeki sıkıntılara bu açıdan bakmak lazım. Müfettişlerin yaptığı ve sadece yapılan bir şikayet nedeniyle gündeme gelen rutin denetimlerin üzerine az önce ifade ettiğim gibi mal bulmuş mağribi gibi sıçramak ne kadar doğrudur, gerçekten tartışılır bir şeydir.

Üstelik sonunda bir şey çıkmayacağını bile bile…

Tabi bu kadar zorlukların altında yatan bana kalırsa biraz da iletişimsizliktir. Yani bu iş biraz da ekip meselesidir. İşinin ehli isimlerle çalışılmaz ise, doğru tarafında yer alarak yanlışa mücadele verirken, yani haklı iken haksız duruma düşersin…

İşte ben sadece bu gözle bakıyorum, yerel yönetimlerdeki müfettiş tantalarına. Kuvvetle muhtemeldir ki, söz konusu işlerden pek bir şey çıkmayacaktır.

Ne Körfez’de…

Ne de Dilovası’nda…

Bu yazı toplam 812 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim