• BIST 106.926
  • Altın 151,266
  • Dolar 3,6716
  • Euro 4,3392
  • Kocaeli : 11 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 4 °C

Belediyelere kayyum atanması doğru mu?

M.Tanzer Ünal

Bayramlık yazı değil, ama ne yapalım, yaşadığımız günlerin bayramı seyranı kalmadı.

Toplum olarak “ağzımızın tadı” yok!

Birbirimizin bayramını kutlasak da, içimiz kan ağlıyor.

15 Temmuz darbe girişimi ve sonrası yaşananlar…

Her gün gelen şehit haberleri…

Ülkemizin uluslararası ilişkilerde yaşadığı sıkıntılar…

Hepimizin neşesini kaçırdı.

Ya İslam dünyasının hali!

Güzel dinimiz, emperyalistlerin ve Vatikan’ın “oyun sahası” içinde.

Paraya hükmedenler, silah gücü olanlar; İslam ülkeleriyle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyorlar.

Silah satıyorlar, borç veriyorlar, kendileri savaşmıyorlar, İslam ülkelerini İslam ülkeleriyle savaştırıyorlar.

Ölen, Müslüman…

Öldüren, Müslüman…

Ölenin de öldürenin de dilinde Allah!

Birisi, “Allah Allah” diye öldürüyor…

Diğeri, “Allah Allah” diye can veriyor.

Hıristiyanların keyfi yerinde!

Nasıl olmasın…

Savaş, İslam coğrafyasında.

Savaşanlar, kendilerinden değil.

Can, başkasının canı…

Mal, başkasının malı…

Onlar; silah satıyorlar, para satıyorlar, teknolojik ürün satıyorlar, ceplerini dolduruyorlar.

Bu, 2.Dünya Savaşı’ndan sonra emperyalist ülkelerin ortaya koyduğu bir “oyun”du, oynanmaya devam ediyor.

Batılı ülkeler, 2.Dünya Savaşı’ndan sonra toplanıp dediler ki, “Biz enayi miyiz? Bundan sonra kendi topraklarımızda ve kendi aramızda savaşmak yok. Başkalarının topraklarında o toprak sahipleri savaşacak, biz seyredeceğiz. Kendi işimize bakacağız…”

Siz, yıllardır Hıristiyan dünyasının kendi arasında savaştığını hiç gördünüz, duydunuz mu?

Ama 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana adı konmamış bir “İslam Dünyası Savaşı” devam ediyor.

Ortadoğu’da, Afrika’da, Asya’da…

Hıristiyan dünyası bizleri, “Size demokrasi getireceğiz” yalanıyla savaştırıyor, bizler de (Müslüman dünyası olarak söylüyorum) bu yalanın peşinden giderek birbirimizi öldürüyoruz.

Son 60 yılda, küçük küçük savaşlarda tam 41 milyon kişi hayatını kaybetmiş.

                                      ********

Düştüğümüz şu acıklı duduma bakar mısınız?

Kutsal kabul ettiğimiz Kurban Bayramı yaklaşmış…

“Hiç olmazsa bayram süresince Suriye’de Müslümanlar birbirlerini öldürmesin” diye düşünüyoruz…

Yani “ateşkes” ilan edilecek…

Ateşkese Amerika ve Rusya karar veriyor.

Dalga geçer gibi…

“Tamam, 3-5 gün birbirinizi öldürmeyin, sonra öldürmeye devam edersiniz” diyorlar.

Düşünebiliyor musunuz, Müslümanlar, Hıristiyanların lütfu sayesinde birkaç gün birbirlerini öldürmeyecekler.

Sonra…

Bayram biter bitmez, “Allah’u ekber” diyerek yine birbirlerinin boğazına sarılacaklar.        

Bu nasıl Müslümanlık?

Müslümanlığı ne hale getirdiler?

Emperyalist devletler; Müslüman ülkeleri parçalayıp dağıtmak istiyor.

İşlem çoktan başladı…

Tabii bu arada İslam’a da verecekleri zararı verdiler, veriyorlar.

İslam, artık onların gözünde “kafa kesen din”!

Fotoğraflarını çekip bütün dünyaya gösteriyorlar.

 

 

Gelelim kayyum konusuna

                                      *******

Giriş biraz uzadı.

İyi de oldu…

Fotoğrafın büyüğünü görmeden, 28 belediyeye kayyum atanmasını anlamak mümkün değil.

Olayı biliyorsunuz, adları terör olaylarına karışmış 28 belediye yönetimi görevden alındı, yerlerine “kayyum” atandı.

Bu belediye başkanlarından 24’ü HDP’li, 3’ü AKP’li, 1’i MHP’li…

Kayyumlar, belediyeleri yeni bir seçime kadar yönetecekler.

Şimdi bu olay tartışılıyor…

Efendim bu hukuk kurallarına, demokrasi kurallarına uymazmış…

Halkın iradesine saygı göstermek gerekirmiş…

Tamam, bunların hepsi güzel “beylik sözler”!

Ama bir de gerçeklerimize bakalım.

Bu belediye başkanları ne yapmışlar da görevden alınmışlar?

Durup dururken işlem yapmak mümkün değil!

En büyük suçlama, devletin kendilerine verdiği imkânları terör örgütünün yararlanmasına sunmak!

Bundan daha büyük bir suç olabilir mi?

Sen devletin sana gönderdiği parayı, devleti ortadan kaldırmak isteyenlere veriyorsun.

Demokrasi, demokratik davranış, bunun neresinde?

Belediye başkanlarının, seçimle geldik diye “kendi başlarına buyruk” hareket etme ayrıcalıkları yoktur.

Belediye başkanlarının “hakları” varsa, “sorumlulukları” da vardır.

“Hak” ve “sorumluluk” zaten kardeştir.

Görevden alınan belediye başkanları, sürekli “haklarını” hatırlayıp “sorumlulukları”nı unutanlardır.

Devlet, egemenliğini kimseyle paylaşmaz.

Paylaşamaz…

Paylaşmaması gerekir…

Sonra “hainlik”in adı ne zamandan beri “demokratik hak” oldu?

Sen, “PKK’nın lojistik merkezi” gibi hareket et…

Sen, sürekli PKK’dan emir al…

Sen, devletin gönderdiği paraları PKK’ya aktar…

Sonra da görevden alınınca, “Bu yaptığınız demokratik değil” de!

Tamam…

Elbette seçimle gelenlerin seçimle gitmesi gerekir.

İyi de, seçimle gelenler hainlik yolundaysa, bunun çaresi ne?

Çıksın birisi söylesin!

Bunlar görevden alınmayacak da, sürekli hainlik yapmalarına izin mi verilecek?

Bence, devlet aleyhine çalışan belediye başkanlarının yerine kayyum atanması, doğru bir olay.

Her rejim, her devlet; kendini korumak zorunda!

Eğer korumuyorsa, koruyamıyorsa; sürekliliği tehlikeye girer.

Hükümetin aldığı bu kararı destekliyorum…

Hatta geç bile kaldı!

 

  

     

 

 

Bu yazı toplam 1772 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
saffet demir
13 Eylül 2016 Salı 07:12
07:12
sayın yazar ilk defa HELAL OLSUN...
alperen
12 Eylül 2016 Pazartesi 23:03
23:03
eline sağlık iyi bayramlar
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim