• BIST 104.281
  • Altın 145,445
  • Dolar 3,5051
  • Euro 4,1748
  • Kocaeli : 30 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 30 °C

“Benim başörtülü bacılarım” a kim kelepçe taktı?

M.Tanzer Ünal

“Benim başörtülü bacılarım” ifadesini en çok kim kullanır biliyorsunuz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan… 

Bir zamanlar dilinden düşürmezdi.

En küçük bir olayda dahi, kendisine gelen bilginin doğru olup olmadığını araştırmadan celallenir, “Benim başörtülü bacılarım…” diye ortaya çıkardı.

Bunlardan en çok, “Benim başörtülü bacılarıma saldırdılar” çıkışı akıllarda kalmıştır.

Bu çıkışlarında kimi suçlardı?

Muhalefeti…

Kendileri gibi düşünmeyenleri…

Yani “karşı taraf”ı…

 

***

 

Allah’ın sopası yok ya…

Daha iki gün önce, birileri “benim başörtülü bacılarım” a kelepçe takıverdi.

Kelepçe takan kim?

Bu iktidarın polisleri…

Manisa’da, başörtülü iki kadın, “paralel devlet yapılanması” iddiasıyla polisler tarafından gözaltına alınırken, kollarına kelepçe takıldı.

Sabahın köründe evleri basıldı, çocukları ve komşularının şok bakışları içinde kelepçelendiler ve polis arabasına bindirildiler.

Amaçları, başörtülü o iki kadını itibarsızlaştırmaktı.

Çoluk çocuğuna, ele güne rezil etmekti…

Yaptılar da…

 

***

 

Bir an empati yapın!

Böyle bir olay, AKP değil de başka bir partinin iktidarı döneminde olsaydı…

Başörtülü iki kadın, elleri kelepçelenerek gözaltına alınsaydı…

Recep Tayyip Erdoğan, böyle bir olayı nasıl eleştirirdi?

Günlerce, “Benim başörtülü bacılarıma kelepçe vurdular” diye yeri göğü inletmez miydi?

İnletirdi…

“İnletmezdi” diyen var mı aranızda?

Sanırım yoktur.

 

Başörtülü kadın ve kelepçe…

Gelelim olayın bir başka yönüne…

Manisa’da başörtülü iki kadın elleri kelepçelenerek gözaltına alındı mı, alındı.

Bazı çevreler, bu olayda farklı bir algı yaratmaya çalıştılar.

“Başörtülü kadınlara kelepçe takılmaması gerekir” gibi…

Yanlış!

Kadının başının açık veya kapalı olması, ne fark eder?

Başı kapalı kadınlara kelepçe takılması zulüm de, başı açık kadınların kelepçelenmesi zulüm değil mi?

Sonra bırakın “kadın” olmasını…

Gözaltına alınan erkekse, kelepçe vurulmasında bir mahzur yok mu diyeceğiz?

Kelepçe takma olayında, kadın-erkek farkı mı gözetiliyor?

Kadınsa ve başı kapalıysa, farklı bir işlem mi yapılması gerekir?

En nihayet, hepsi insan!

 

Hangi durumlarda kelepçe kullanılır?

Gözaltına almalarda, tutuklamalarda kelepçe kullanmak şart mı?

Dün bunu bazı avukat dostlarla konuştum.

Kelepçe kullanımı ile ilgili herhangi bir yasa ve yönetmelik yokmuş.

Tamamen gözaltı veya tutuklama işlemini yapan emniyet görevlilerinin kararına bırakılmış.

Ancak zaman içinde emniyette şöyle “yazılı olmayan bir kural” oluşmuş:

*Suçu ağırsa…

*Kaçma ihtimali varsa…

*Kendisine veya çevresindekilere zarar verme durumu söz konusuysa…

İşlemi yapan polis, takdirini kullanarak kelepçe takabiliyormuş.

Özetle…

Manisa’daki olayı ve benzerlerini bu çerçevede değerlendirmek gerekir.

Bu olay, düpedüz “intikam alma” ve “itibarsızlaştırma” kokuyor.

O iki kadının suçu ağır mı?

Değil…

Ha pardon, “paralel yapı” terör örgütü ilan edildiğinden, iki kadın bu kapsamda gözaltına alınmış olabilir.

Kaçma, kendilerine veya çevrelerine zarar verme ihtimalleri var mı?

Televizyonda gördüğümüz kadarıyla, öyle bir “hal ve tavır” içinde değillerdi.

O halde kelepçeler “maksatlı” takıldı.

AKP, bir zamanlar “can ciğer kuzu sarması” olduğu “cemaati” toplumun gözünde itibarsızlaştırmak istiyor.

“Güç bende, istersem hepinizin eline kelepçe vururum” demeye getiriyor…

Bu olup biteni başka şekilde açıklamak mümkün mü?

Eeee, bu uygulamayla da “benim başörtülü bacılarım” a kelepçe takılmış oldu.

Sonunda…

Takdir-i ilahiye bakın ki…

Bu iktidarın gözbebeği olan “başörtülü bacılar”…

Yine bu iktidar döneminde elleri kelepçelenerek gözaltına alındı.

İktidar, böylece o kesimi de ayrıştırdı.

*Benden taraf olan “başörtülü bacılar”…

*Benden taraf olmayan “başörtülü bacılar”…

Görüyor musunuz, toplum nerelere getirildi?

Gücü elinde tutan, karşı tarafa zulmediyor.

Hukuku kontrol eden, karşı tarafı mahkûm ediyor.

Türkiye’nin en büyük sorunu da bu zaten!

“Kabile kafası” ile yönetilmesi…

“Hukuk”a ve “doğrular” a göre değil, gücü elinde tutanın keyfine göre hareket edilmesi…

Eğer Türkiye kendini kısa zamanda bu kaostan kurtaramazsa, şunu iyi bilin, hepimizin hali harap demektir.

ba-013.jpg

Bu yazı toplam 1942 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
fatih
13 Kasım 2015 Cuma 11:28
11:28
Bunu yani kelepceyide takanlar paralelciler diyeceklerdir bu iftiracilar onlarin polisi yapmamislardir
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim