• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 24 °C
  • İstanbul : 29 °C
  • Sakarya : 24 °C

“Benim FETÖ’cüm iyidir”…

M.Tanzer Ünal

İktidar, bu oyunu kesinlikle oynamamalı.

Eğer oynamaya kalkarsa, 15 Temmuz’dan sonra her fırsatta dile getirdikleri “Biz her kesime eşit davranacağız” sözü anlamını kaybeder.

İktidar, tazelediği kredisini yitirir…

Madem yola çıkıldı…

Madem bu ülkenin, bu milletin, bu vatanın kanını emen bütün “zararlı unsurlar” temizlenecek…

O zaman; adalet çizgisinden ayrılmadan, o senden bu benden ayırımı yapmadan, hakkaniyet kuralları içinde, ellerimizi vicdanlarımıza koyarak gerekli temizlikleri yapmalıyız.

Eğer bunu yapmazsak…

AKP içindeki FETÖ’cülere, “Benim FETÖ’cüm iyidir” diyerek kol kanat germeye kalkarsak…

Toplumdaki rahatsızlığı daha da artırırız.

Şimdi herkes, iktidardan, başta AKP olmak üzere siyasetteki FETÖ’cüleri de temizlemesini bekliyor.

Öyle ya…

FETÖ her tarafta var da…

Askerde, poliste, yargıda, eğitimde, sağlıkta, basında, aklınıza gelebilecek her yerde…

Siyasette yok mu?

İşin doğasına aykırı…

Biz hepimiz biliyoruz ki, FETÖ’nün daniskası siyasette!

En fazla da AKP içinde!

Bekliyoruz…

İktidar, dışarıdakilere “çuvaldızı” batırdı, hiç olmazsa kendisine “iğne” batırmaktan geri durmasın!

 

 

İtirafçının hocaefendisi…

“HOCAEFENDİ’nin odasına bir arı girmiş… Uçamıyormuş… Felç geçirmiş gibi bir hali varmış… Belki açlıktandır diye Hocaefendi arıyı bir kaşık balın içine bırakmış, olmamış… Yanına su koymuş, iyileşmemiş… Ne yapsa düzelmiyormuş… Almış, bahçeye bırakmış… Sonra da oturup yarım saat ağlamış… İşte böyle merhametlidir benim Hocaefendim.”

Bilin bakalım, bu sözler FETÖ itirafçılarından kime ait?

Nurettin Veren’e mi?

Latif Erdoğan’a mı?

Hüseyin Gülerce’ye mi?

Ahmet Keleş’e mi?

Hangisine?

Üçüncü şık…

Yani Hüseyin Gülerce’ye…

Hüseyin Gülerce, “Hocaefendisinin merhametini” 2010 yılında Zaman Gazetesi’ndeki makalesinde böyle anlatmış.

Hey gidi günler hey!

Fethullah Gülen, bir zamanlar, piyasadaki itirafçılara göre, “hasta arının arkasından yarım saat ağlayan merhametli bir hocaefendi” idi, şimdi ise eli kanlı terör örgütünün başı!

Ne diyelim…

“İtirafçı beyler”, 30-40 yıl FETÖ terör örgütünün merkezinde bulunmalarına rağmen, örgütün ve örgüt başının gerçek yüzünü görememişler.

Şimdi akılları sıra günah çıkartıyorlar.

Yersen!

Zaman Gazetesi okuyanlar, suçlu…

Bank Asya’ya para yatıranlar, suçlu…

Cemaat okullarına çocuklarını gönderenler, suçlu…

Cemaatle ilişkisi olan derneklere üye olanlar, suçlu…

Ancak, 30-40 yıl Fethullah Gülen’in en yakınında bulunanlar, karar verenler, örgütü yönetenler, “itirafçı oldukları için” suçsuz!

“İtirafçı beyler”i televizyon ekranlarında her gördüğümde, vicdanım sızlıyor.

Ülkemin adalet anlayışı bu olmamalı.

 

 

Onlarınki üniversite ise bizdeki üniversitelere ne ad vereceğiz?

Bu yıl üniversiteye başlayacak gençlerin, çocuklarını üniversiteye gönderen anne ve babaların keyiflerini kaçırmak istemem, ama yazmalıyım…

Önümde bir araştırma var.

“Dünyanın yükselen üniversiteleri”ni konu alan bir araştırma…

Araştırma nasıl yapılmış?

Şöyle…

Dünyada itibarı çok yüksek 68 bilim dergisinde yayınlanan araştırma makaleleri, temel alınmış.

8 bin üniversite buna göre sıralanmış.

Tabii, önemli olan ilk 10 üniversite ve ilk 100 üniversite…

Şimdi sıkı durun!

İlk 10 üniversitenin 9’u Çin üniversitesi.

Bu kadarla da değil…

İlk 100 üniversite arasında Çin’den 40 üniversite var.

Yani ilk 100 üniversitenin 40’ı Çin’den, 60’ı diğer ülkelerden…

Çin’den sonra hangi ülkeler sıralamada?

ABD 11 üniversite ile ikinci, İngiltere 9 üniversite ile üçüncü, Hindistan 3 üniversite ile dördüncü…

Başka?

Rusya, Singapur, Güney Kore, Almanya, Polonya…

İki ve bir üniversitesi olan ülkeler sıralanıp gidiyor.

Şimdi biliyorum, Türkiye’yi soracaksınız…

Listede yok!

Herhalde şaşırmamışsınızdır.

Olması, yüksek öğrenim yapımız bu haldeyken bir üniversitemizin ilk 100 arasında yer alması, olanaksız!

 

Alt kümedeyiz

Araştırmada, ilk 100 dışında bir de “bölgesel liste” yapmışlar.

“Batı Asya-Ortadoğu” listesi…

Yani, 25 üniversitelik bir “alt küme”…

Burada…

*Doğu Akdeniz Üniversitesi 10.sırada.

*ODTÜ 12.sırada.

*Cumhuriyet Üniversitesi 24.sırada.

Şimdi 3 üniversitemiz var diye sevinmeyelim…

Bu kümede, beğenmediğimiz İran’ın 6 üniversitesi var.

Yani hep küçümser gözle baktığımız İran, bizden iki kat daha iyi.

 

Şimdi o soruyu kendi kendimize soralım

Dünyadaki üniversite değerlendirmelerinde Türkiye yok.

İyi de o zaman ülkemizdeki üniversitelere ne ad vereceğiz?

Onlarınki üniversite ise bizimkiler ne?

Özgür eğitim yok!

Araştırma yok!

Bilim yok!

Haliyle teknoloji üretmek de yok!

O halde üniversitelerimizin, toplumun refah düzeyini yükseltmeye katkısı da yok.

Çünkü toplumun refah düzeyini yükseltme, “üst düzey bilim ve teknoloji”den geçer.

Üst düzey bilim ve teknolojiye sahip değilsen, üretemezsin, seni dünyada söz sahibi edecek ekonomiye de sahip olamazsın.

Sonunda, “Batının pazarı” olmaktan kurtulamazsın.

Ülkemiz, ne yazık ki, bu bilincin çok uzağında!

Üç beşini bu değerlendirmenin dışında tutun, üniversitelerimizin, “işe yaramayan diploma” dağıtmaktan başka işlevi yok.

Acı, ama gerçeğimiz bu!

İnanmıyorsanız çevrenize bakın, “Ne okumuşlar, ne öğrenmişler, öğrendikleri ne derece işe yarıyor, ne iş yapıyorlar, ne üretiyorlar, ürettiklerinin ülkemize katkısı ne?” hepsini görürsünüz.

                                               *******

Çenemize vuruyor…

Yıllarca bazı ülkelerin kalkınmada nasıl mucizeler yarattığını tartışıyoruz, ama inadına onların gittiği yoldan değil de bize diretilen “yanlış yoldan” gidiyoruz.

Gittiğimiz yolun “çıkmaz sokak” olduğunu bile bile, aynı yolu yürümeye devam ediyoruz.

Bizim tuttuğumuz yolda…

*Akıl yok.

*Mantık yok.

*Bilgi ve bilim yok.

*Araştırma ve teknoloji yok.

*Çalışmak ve üretmek yok.

Başımızdaki günlük dertlerle uğraşmaktan kendimize yol çizemiyoruz.

Kısa zamanda terörü alt edemezsek, “borç ekonomisi”ni bırakıp “üretim ekonomisi”ne geçmezsek, kendimize çeki düzen vermezsek, korkarım sıkıntılarımız daha da artacak.

Bu yazı toplam 3037 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim