• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 17 °C

Benim yazım ve Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun açıklaması

M.Tanzer Ünal

Hatırlar mısınız?
26 Şubat 2012 Pazar günü, “Türkiye’de yeni bir ihanet grubu: Çerkez Hakları İnisiyatifi” başlıklı bir yazı yazmıştım.
Yazıda, kendini, “Çerkez hakları inisiyatifi” olarak tanımlayan grubu eleştirmiştim.
Bu gruptan tepki beklerken, kısa adı KAFFED olan Kafkas Dernekleri Federasyonu’ndan açıklama geldi.
Açıklama, Genel Başkan Vacit Kadıoğlu imzasıyla gönderilmiş.
Benim o yazımı okumamışsanız, okuduğunuz halde tam olarak hatırlayamıyorsanız, federasyonun açıklamasından bir şey anlamazsınız.
Bu nedenle o yazıyı tekrar köşeme alıyorum.
İşte o yazı:
“Dikkat edin, “Çerkezler” demiyorum.
Tanıdığım, tanımadığım tüm Çerkez kökenlileri, “ihanet” ifadesinin dışında tutuyorum.
Hele hele, çoğunu yakından tanıdığım Kocaeli’deki Çerkez kardeşlerimin, devlete, millete ve ortak değerlerimize bağlılıklarından zerre kadar şüphe etmiyorum.
Onlar, “müstesna” insanlar…
Onlar, kendilerini bu ülkenin “asli unsuru” olarak görürler ve öyle yaşarlar.
Değerli dostum Ender Şenol, bir Çerkez olarak çizgisini şöyle açıklar:
“Bu ülkede kimin ne kadar hakkı varsa, benim de o kadar hakkım vardır. Kimin ne kadar sorumluluğu varsa, benim sorumluluğum da o kadardır.”
Ne güzel bir anlatım…
Kendini bilen, bu ülkeye gönülden bağlı kişilerin görüş ve duyguları…
Çerkezler’in dernekleri var.
Derneklerin bir araya gelip oluşturdukları federasyonları da…
Bunların üye ve yöneticileri, aynı Ender Şenol’un ifade ettiği çizgide…
Kendilerini Türkiye’den ayrıştırmıyorlar.
******
Geçen yılın başında bir grup ortaya çıktı.
Kendine, “Çerkez Hakları İnisiyatifi” adını verdi.
Şu “inisiyatif ve platform” gibi oluşumları oldum olası hiç haz etmem.
Kaçak güreşmektir…
Sorumluluktan kaçmaktır…
Kim bunlar?
Ortada görünen bir iki isim var…
Sözcü… Üye…
Kenan Kaplan, Murat Özden gibi…
Kimdir, nedir, ne iş yaparlar?
Bunları bilmiyorum.
Bilmem, önemli de değil…
Ama, “inisiyatif” adı altında ne yapmak istediklerini, iyi biliyorum.
Geçen yıl iki miting düzenlemişler.
12 Mart’ta Ankara’da, 17 Nisan’da İstanbul’da…
Mitingin adı,”Çerkez Hakları Mitingi”…
İnisiyatif, iki gündür de şehrimizde.
Derbent Uygulama Oteli’nde “Çerkez Çalıştayı” yapıyor…
Kendi ifadelerine göre, Türkiye’nin ilk Çerkez çalıştayı imiş.
İyi de…
Şehrimizdeki bu toplantıya, şehrimizden hiç Çerkez katılmıyor.
Kocaeli Kafkas Dernek Başkanı Sami Korkut, önceki gün açıklama yaptı, “İstanbul’dan bir grup toplanıyormuş… Anayasal talepleri varmış… Ne yapmak istedikleri, nereye varmak istedikleri bizi ilgilendirmiyor. Biz katılmayacağız” dedi.
Toplantıya, Çerkez federasyonları da katılmıyor.
Ya kimler katılıyor?
İsimleri çok dikkatli okuyun!
Doğu Erbil, Osman Can, Şeref Oğuz, Ufuk Uras, Zeynel Abidin Besleney, Can Ataklı, Yavuz Baydar, Emre Aköz, Ferhat Kentel, Gülden Aydın, Ramazan Coşkun, Setenay Nil Doğan, Barış Altıntaş, Orhan Miroğlu, Mehmet Altan, Rojin, Abdurrrahman Dilipak, Hasan Öztürk, Fuat Dündar, Ardan Zentürk, Sadık Bilge, Selahattin Esmer, Melih Altınok, Süleyman Soylu, Ali Bayramoğlu, Üzeyir İlbak, Gülay Göktürk, Sümeyra Tansel, Candaş Tolga, Fethi Güngör, Selçuk Bağlar, Argun Karaçay, Oğuz Berk, Ali İhsan Aksamaz, Ali Bulaç.
Bunlar katılmaları kesinleşen akademisyen ve gazeteciler.
Bir de katılmaları kesinleşen siyasiler var.
İkisi bizden…
AKP milletvekilleri Fikri Işık ve Sibel Gönül…
CHP’den Engin Özkoç ve BDP’den Sırrı Süreyya Önder.
İsimler böyle…
Bu isimleri bize ulaştıran, tertip komitesi…
“Katılmaları kesinleşenler” diye özellikle not düşülmüş.
Belirtilen isimler arasında katılmayan var mıydı, bu satırların yazıldığı saatlerde net değildi.
******
Şimdi gelelim, Çerkez Hakları İnisiyatifi’nin ne istediğine…
* Yok muamelesi yapılan Çerkez toplumunu, kitlesel eylemlerle görünür kılmak.
* Bu yolla asimilasyoncu politikalara tavır geliştirmek.
* Çerkez dil ve kültürünün yaşatılmasına yönelik talepleri her ortamda “net ve yüksek sesle” dillendirerek devlet nezdinde karşılık bulmasını sağlamak.
* Çerkez köy isimlerini geri almak…
İnisiyatif, bu isteklerini değişik ifadelerle dile getiriyor.
Bakın, “İnisiyatif”in 19 Ocak 2012 tarihinde Kafkas Dernekleri Federasyonu Başkanı Vahit Kadıoğlu’na yazdığı ve birlikte hareket etmeyi önerdiği mektuptan bir bölüm.
“Özetle, 90 yıl aradan sonra TÜRKİYE’NİN BİR KEZ DAHA MAKAS DEĞİŞTİRME NOKTASINA geldiğinin, önümüzdeki 50-100 sene yürürlükte olacak uygulamaların yasal dayanaklarının bugünlerde oluşturulduğunun idrakiyle, hiçbir hesaba girmeden baş başa vermeli, sonuç odaklı stratejiler ile çözüme yönelik önerilerimizin devlet nezdinde karşılık bulması için çalışmalıyız.”
Anladınız değil mi?
Ne olacakmış?
Türkiye, makas değiştirecekmiş…
Sonra?
Türkiye makas değiştirdikten sonra, bu uygulama 50-100 yıl yürürlükte kalacakmış…
Makas değiştirmenin yasal dayanakları bugünlerde oluşturuluyormuş…
Geç kalınmamalıymış…
Strateji geliştirip, devlete başvurulmalıymış…
Demek ki, “İnisiyatif üyeleri”, Türkiye’nin makas değiştirileceğine birileri tarafından inandırılmış.
Veya…
“İnisiyatif üyeleri”, devlet büyüklerinin konuşmalarından böyle mesaj almışlar.
*******
Malum kişiler, Çerkez Hakları İnisiyatifi’ni neden kurmuşlar?
İnisiyatif, bunu kuruluş bildirisinde şöyle açıklıyor:
“Türkiye, topyekün bir değişim sürecinden geçiyor ve bütün toplumsal katmanlar farklı boyutlarda da olsa bu değişim sürecinden etkileniyor. Meselelerine sahip çıkan kesimler bu değişimden kazançlı çıkarken, ilgisiz kalanlar elindekileri de yitiriyor.
2009 yılında start verilen, kimliklerin özgürce ifade edilmesi ve korunmasını öngören DEMOKRATİK AÇILIM PAKETİNİ bu sürecin en önemli parçası olarak heyecan ve ilgiyle karşıladık.
Bugüne kadar inkar edilen kimliklerin devlet yöneticilerince telaffuz edilir olmasını, hepsinin saygıya değer olduğunun ifade edilmesini, devlet ile halk arasındaki kopukluğun onarılması için önemli bir adım olarak değerlendirdik.
Değişik kültür grupları için, bakanlık düzeyinde katılımlarla yapılan çalıştayları memnuniyetle izledik. Ve sıranın biz Çerkezler’e de geleceği o günü sabırsızlıkla bekledik.
Ne zaman açılımdan söz açılsa, “Kürt, Çerkez, Laz…” diye başlayan nakaratları duymak, ümidimizi artırdı.
Bu arada zaman akıp gitti.
Bugün artık görüyoruz ki, boşuna ümitlenmişiz.
Bugüne kadar hiçbir devlet temsilcisi kapımızı çalmadı.
Mekanlarımıza misafir olarak gelen siyasiler, yaldızlı laflar ettikten sonra ortadan kayboldu.
Kimliğimizi koruyup geliştirecek hiçbir somut adıma şahit olmadık.
Ve işte SABRIMIZIN BİTTİĞİ NOKTAYA geldik.
İçine düştüğümüz bu yok oluş batağında daha ne kadar beklemeliydik?
İşte bu sorunun yanıtını artık nerede arayacağımızı biliyoruz.
Bu oyalama ve görmezden gelme politikalarını reddetmek için, toplumsal haklarımızı elde etmek için, Çerkez kalma kararlılığımızı güçlü bir iradeyle ilan etmek için artık meydanlara iniyoruz.
Kafkaslılar,
Çerkez kardeşlerimiz,
Çerkez Hakları İnisiyatifi bu amaçla oluşturuldu.”
******
Nasıl, beğendiniz mi bildiriyi?
Demek, “Çerkez Hakları İnisiyatifi” nereden ve kimden ilham alınarak kurulmuş?
“Demokratik açılım paketi” nden…
Başbakan Erdoğan’ın “Kürt, Çerkez, Laz…” nakaratlarından…
“Kürtler’e var da, bize yok mu?” diye düşünmüşler…
Gördünüz mü, Recep Tayyip Bey?
Türkiye’nin ayrışması devam ediyor…
Eserinizle övünebilirsiniz.
******
Birinci sayfadaki fotoğrafa dikkatli bakın!
O fotoğraf, Çerkez Hakları İnisiyatifi’nin İstanbul mitinginde çekilmiş.
Gördükleriniz flama değil, bayrak.
Ülke bayrakları…
Çok yıldızlı ve çapraz üç oklu olan ADİYE CUMHURİYETİ’ne ait.
Diğeri, ABHAZYA CUMHURİYETİ bayrağı…
“Yaşasın demokratik mücadelemiz” diye yazılı bir de bez pankart var.
Türk Bayrağı?
Yok…
O da ne ki?
Adamlar, Türkiye’den bıkmışlar, siyasi hak istiyorlar.
Bir başka bildirilerindeki şu cümle çok ilginç:
“Artık, ama, fakat, lakin’lerle kaybedilecek zamanımız kalmamıştır. Çerkezler, ulusal kimliklerinin tanınması, ana dilde televizyon ve radyo yayını ve ana dilde eğitim taleplerini ısrarla dile getireceklerdir. Bu talepleri dile getirmek için zaman hiç bu kadar uygun olmamıştı. Bütün Ortadoğu coğrafyası ve Türkiye, halklarının mücadeleleriyle demokratikleşmektedir.”
Neymiş?
Talepleri dile getirmek için zaman, hiç bu kadar uygun olmamış.
Doğru…
AKP döneminde HAİNLİK YAPMAK serbest bırakıldı.
İsteyen, istediği kadar bu ülkenin birik beraberliğine zarar verebilir.
*******
Benim üzüntüm ne biliyor musunuz?
Kendini bilmez bir grubun,”Çerkez” ismini kullanarak yaptığı ve yapacağı hareketler, gerçek Çerkezler’e zarar verecek.
Tıpkı, ayrılıkçı grubun, ülkesini ve devletini seven Kürtler’e verdiği zarar gibi…
Yazık…
Çerkez Hakları İnisiyatifi’nin bu çalışmaları, Çerkez kardeşlerimizin değerini artırma değil, tam aksine azaltma gayretidir.
Bu gayret, mutlaka engellenmelidir.
Yoksa, “Kürtler’den sonra Çerkezler de ayrılıkçılığa başladılar” imajı, hiç iyi olmaz.”
******
Benim 26 Şubat’ta yayınladığım yazım böyle idi.
Şimdi de Kafkas Dernekleri Federasyonu’nun açıklamasını hep birlikte okuyalım.
“Sayın: M. Tanzer ÜNAL
Türkiye’de yeni bir ihanet grubu başlıklı yazınızı Kafkas Dernekleri Federasyonu olarak dikkatle okuduk ve değerlendirdik. Yazınız ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı yapmamızın yanlış algıları ve yanlış tanımlamaları düzeltmek açısından gerekli olduğunu düşünüyoruz.
KAFFED olarak bizler toplumsal çalışmaların örgütlü olarak taban desteği ile yapılmasından yanayız. Ancak kişilerin veya grupların farklı fikirleri beyan etmelerini çok sesli demokrasinin gereği olduğuna samimiyetle inanıyoruz. Türkiye’deki Çerkez toplumunun en büyük örgütlü kuruluşu KAFFED olarak bu genel yaklaşımımızı vurguladıktan sonra demokratik açılım, yeni anayasa süreci ile ilgili görüşlerimizi kısaca paylaşmak istiyoruz.
Sayın Ünal, Türkiye’de yaşayan Çerkezler hiçbir zaman ülkenin bütünlüğü ve bayrağı konularında bir tereddüt yaşamamış cumhuriyetin kurulması aşamasında olduğu gibi bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nin savunucusu olmuşlardır. Bu ülkenin vatandaşları olarak biz kendimizi Türkiye’den ayrıştırmıyoruz, fakat Çerkes kimliğimizi de inkar etmiyoruz. Bu kimliğimizle var olduğumuz gibi, bundan sonra da güzel örf adet ve dilimizle var olmak istiyoruz. Bu isteğimizin en doğal “insanlık haklarından” ve “anayasal vatandaşlık haklarımızdan” olduğunu düşünüyoruz. Yaptığımız ve yapacağımız çalışmaların “Hainlik” ile yakından uzaktan bir ilgisi yoktur, “AKP zamanında hainlikler arttı” ifadenizi Çerkezler için kullanmanızı kabul etmemiz imkansızdır.
Türkiye’de yaşayan biz Çerkezler, hiçbir art niyet taşımadan, tamamen insan hakkı olan ana dilimizin devlet eliyle öğretilmesini, unutturulmamasını; binlerce yıllık kimliğimiz olan soy isimlerimizin, köy adlarımızı geri verilmesini; Çerkezce TV yayını istediğimizi, Çerkez halkının talepleri olarak yeni anayasa çalışmalarımız içerisinde TBMM Anayasa komisyonuna sunmuş bulunuyoruz. Bu gibi çalışmalar ve bu çalışmalarda alınan kararlar T.C. Devletine karşı bir hareket değil, tamamen insani taleplerdir. Türkiye’de iç barışın her topluluk için verilecek insani haklar çerçevesinde oluşacağına samimiyetle inanıyoruz. Yıllarca bu doğal hakları asimilasyoncu politikalarla engellenen Çerkezlerin, bu haklarını talep etmelerini bir bölücülük bir ayrışma ve hainlik olarak kabul etmeniz doğru bir yaklaşım değildir. Yazınızda ismini saygıyla zikrettiğiniz arkadaşlarımız da KAFFED’in üyesi olan Kocaeli derneğimizin çok saygın eski ve yeni başkanları olarak görüşlerimizi size daha detaylı anlatabilirler diye düşünüyoruz.
Sayın Ünal, görüşlerini beğenelim veya beğenmeyelim, demokratik ifade hakkını kullanan Çerkez Hakları İnisiyatifi için kullandığınız “ihanet grubu” sözcüğünü çok ağır buluyoruz, haddini fazlaca aşan bir ifade olduğunu düşünüyoruz.
Çerkes toplumu yıllarca kurtuluş savaşında sevabı günahlarından çok fazla olan Ethem Bey’in etnik kimliğinin üzerine yapıştırılan “Hain Çerkez Ethem” ifadesinin sıkıntısını yaşamıştır. Geçmiş dönemlerde, “Çerkezlik” kimliği “Hainlik” sıfatı ile anılarak toplumsal baskı yaratılmıştır. Bu baskıları yaşamış bir nesil olarak benzer duyguları gelecek nesillerimizin yaşamasını hiç istemiyoruz. “Hain”, “ihanet” gibi ağır sözcüklerin, bizim literatürümüzde yeri yoktur. Ne amaçla kullanılırsa kullanılsın, hangi kişiler için kullanılırsa kullanılsın, belirli bir etnisiteyi veya gurubun adlarıyla birlikte kullanılmasının doğru olmadığını düşünüyoruz.”
Sayın Ünal, duygu ve düşüncelerimizi anlatabildiğimizi umuyor, yazınızdaki başlığı ve yazınız içerisinde Çerkezs halkı ile ilgili bulunan yanlışları düzeltme yoluna gideceğinizi düşünüyoruz.
Saygılarımla,
Vacit KADIOĞLU
Genel Başkan”
******
Benim yazımı ve bu yazıya gönderilen cevabı okudunuz değil mi?
Benim de söyleyeceklerim var.
Yarın…

Bu yazı toplam 1684 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim