• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli : 9 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 9 °C

"Beyin beslenme ilişkisi çok önemli"

"Beyin beslenme ilişkisi çok önemli"
Bizim doktorlarımızın bu ilişkiyi kavrayabilmesi daha da önemli. O nedenle geç de olsa bazı gerçekleri gören Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun bugünkü bu yazısını mutlaka herkes okumalı.

Bizim doktorlarımızın bu ilişkiyi kavrayabilmesi daha da önemli. O nedenle geç de olsa bazı gerçekleri gören Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'nun bugünkü bu yazısını mutlaka herkes okumalı. Ancak bu yazıyı okumadan önce bazı bilgiler vermek ve görüşlerimizi paylaşmak istiyoruz. 
Nörolog Dr. David Perlmutter, Prof. Dr. Canan Karatay'ın da üyesi olduğu THINCS (Uluslararası Kolesterole Şüpheyle Bakanlar Grubu) grubunun üyesi. Bu gruba Canan Hocanın "Kolesterol Gerçeği" kitabına önsöz yazdığı ilaç dünyasının korkulu rüyası Dr. Uffe Ravnskov da üye.  Yani bu grup, tıpta hakim görüşlere karşı duran tıp ve bilim insanlarından oluşuyor.
Acaba bu gruba Türkiye'den üye olan jinekolog var mı? Acaba TTB ve İTO'nun yönetiminde olan kişilerden bu gruba üye olan kimler var? Acaba bu bilim adamlarından kaç doktorumuzun haberi var? Bu grupta nelerin tartışıldığını acaba kaç doktorumuz anlayabiliyor?  
Ancak birisi çıkıp da tercüme ederse haberleri olabiliyor, o da okurlarsa... Maalesef bu ülkede bilgilerini güncelleyememiş  çok doktor var. İlaç şirketlerinin vagonuna binmemiş, yeni araştırmaları yakından takip ederek uygulamalarına yansıtabilen doktorlara çok ihtiyacımız var. Bu işin parayla pulla bir ilgisi olmadığını, Küba'nın kişi başına düşen sağlık harcamasının yıllık 250 dolar olduğunu hiç unutmamak gerekiyor. 
Sağlık Bakanı Sn. Mehmet Müezzinoğlu ya Karatay Diyeti kitabını ya da Dr. David Perlmutter'in "TAHIL BEYİN" kitabını Sağlık Bakanlığı çalışanlarına okutacak olsa bu ülkede çok şeyin değişeceğine tıpkı Küba'da olduğu gibi koruyucu tıbbın öneminin anlaşılacağına ve sağlık harcamalarının çok düşeceğine inanıyoruz. Sağlık harcamaları deyince de bu işin içinde SGK'dan sorumlu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sn. Süleyman Soylu da olmalı. Kısaca Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ekibinin Türkiye'nin kanayan bu yarasına el atmasının zamanı gelmedi mi? 
Prof. Dr. Canan Karatay'ın kitapları yayınlandığında yazdığı görüşlere karşı çıkanlar hatta Canan Hoca ve arkadaşları hakkında 2011 yılında suç duyurusunda bulunanlar artık dikkat ederseniz konuşmuyorlar. Konuşurlarsa da Dr. Bingür Sönmez'in yıllar sonra Yalçın Bayer'e yüksek kolesterolün yararlarını kendi bulmuşçasına anlatması gibi Canan Hocanın söylediklerini kendilerine mal ederek söylüyorlar. Bkz: www.woto.com/kolesterol 
Hem düşük kolesterol, hem kolesterol ilaçları hem de modern buğdayda bulunan gluten ve gliadinin, şeker hastalığı ve kanser yaptığını nasıl bilemiyor bizim doktorlarımız ve yetkililerimiz biz anlamakta zorluk çekiyoruz. Hala 8-10 dilim ekmek veriyorlar. 
Osman Müftüoğlu bugün beslenme-beyin ilişkisine değinmiş ve 2014 yılında çıkan, Nörolog Dr. David Perlmutter'ın Tahıl Beyin kitabını referans almış. Çok iyi yapmış. Biz de kitabı ilk yayınlandığında okumuş ve çok yararlanmıştık.
Beyin sağlığı için yapılan beslenme önerilerinin büyükannelerimiz, dedelerimiz zamanından kalma alışkanlıklar olduğuna dikkat çekilmiş. Bu bize Canan Hocanın "Neneleriniz dedeleriniz ne yiyorduysa onları yiyin, ben yeni bir şey önermiyorum." sözlerini hatırlattı. Prof. Dr. Canan Karatay'ın kitaplarında anlattığı beslenme şekline itiraz edenler şimdi aynı önerileri Dr. David Perlmutter yapınca dikkate almışlar. Ne diyelim biz Canan Hocanın kitapları yayınlandığından beri bu öneriler çerçevesinde besleniyoruz. Hatta Canan hocanın hastaları yıllardan beri böyle besleniyorlar.
Şimdi Osman Müftüoğlu'nun değişime uğradığının adeta itirafnamesi olan yazıyı okuyunca Gandhi'nin sözlerini de hatırlamadan edemedik, görüşlerine karşı çıkıldı, onunla alay bile edildi ama sonunda görüyoruz ki Canan Hoca kazandı. Şimdi bu yazıyı hep birlikte okuyalım. 
"Beslenme beyin ilişkisi çok önemli
12.12.2015 Cumartesi
Son 20 yılda bilim insanları araştırmalarıyla "beslenme-beyin ilişkisi" konusunda müthiş mesafeler aldılar, önemli bilgilere ulaşıp önümüzü açtılar. Örneğin, bizi depresyondan koruyabilen, stresimizi azaltıp bellek gücümüzü destekleyen –ya da tersini yapan- besinlerin neler olduğunu belirlediler. Ayrıca bu konuda farklı ve yeni fikirler de var. Bu fikirlerin bazıları daha önce de gündeme getirilmiş, büyükanne ve dedelerimiz tarafından da önerilmiş şeyler.
Ağzımıza attığımız her lokma kalbimiz kadar beynimizi de etkiler. Özellikle son 20 yılda bilim insanları araştırmalarıyla bu konuda müthiş yol aldılar, önemli bilgilere ulaşıp önümüzü açtılar. 
Örneğin, bizi depresyondan koruyabilen, stresimizi azaltıp bellek gücümüzü destekleyen –ya da tersini yapan- besinlerin neler olduğunu belirlediler. 
Omega-3 yağlarının, özellikle DHA’nın belleğin en mühim dostlarından biri olduğunu da onlar sayesinde öğrendik. Keza B12, D vitaminleri ve demir gibi mineralleri de öyle. Doğal eczane bize yüzlerce “beyin hapı” sunuyor. 
Üzümdeki resveratrol, çaydaki kateşinler, meyve ve sebzelerdeki pek çok antioksidan da beyin gücümüzü destekliyor. Ayrıca “beslenme-beyin ilişkisi” konusunda farklı ve yeni fikirler de var. Bu fikirlerin bazıları daha önce de gündeme getirilmiş, büyükanne ve dedelerimiz tarafından da önerilmiş şeyler. 
İsterseniz sözü uzatmadan hemen konuya girelim, bugün dersimiz “beslenme- beyin ilişkisi!” Sizi bu alanın en önemli uzmanlarından birinin, Dr. David Perlmutter’in hazırladığı çok güzel bir testle baş başa bırakayım. Testi lütfen dikkatle doldurun ve yazdıklarımızı durumunuzu öğrendikten sonra yeniden değerlendirin. 
Not: Belleğimizi destekleyen besinler konusuna gelecek hafta gireceğiz.
Akşam şekerli şeyler yemek neden daha tehlikeli? 
Şeker ve şekerli yiyecek içecekler, sağlığı her zaman bozabilen yanlış besinler. Günün hangi saatinde yenip içildikleri önemli değil, onlar her zaman tehlikeli. 
Ama yine de siz siz olun şekerli besinlerden özellikle akşam ve gece saatlerinde uzak durmaya bakın. 
Çünkü akşam veya geceleri şeker yemek –ya da şekerden oluşan alkollü içkiler içmek- gündüzleri şekerli gıda tüketmenin tüm kötü sonuçlarını doğurduğu gibi, hipofiz bezinin geceleri ürettiği büyüme hormonu salınımını da baskı altına alıyor.
Büyüme hormonu salınımı azalıyor. O azaldıkça da uyku kalitesi bozukluğundan kilo almaya, bağışıklık baskılanmasından hızlı yaşlanmaya kadar değişebilen bir dizi sorun ortaya çıkabiliyor. Zaten böyle olduğu için de beslenme uzmanları akşam meyvelerini ve tatlılarını çoktan yasakladılar. 
Gece mutlaka bir şeyler atıştırmak isteyenlere proteinli ara öğünler tavsiye ediyorlar. Mesela bir su bardağı yoğurt ya da ılık süt, bir parça peynir gibi.
Beyin-beslenme testi 
Aşağıdaki ifadelere, beyin sorunlarıyla ilgili yaptığım saptamaları göz önünde bulundurmaksızın dürüstçe cevap verin. İlerleyen bölümlerde neden bu ifadeleri kullandığımı ve risk faktörlerinizin neler olduğunu anlamaya başlayacaksınız. 
Eğer doğru ve yanlış arasında kalıyor ve “bazen” diye cevap vermeniz gerektiğini düşünüyorsanız cevabınızın “doğru” olması gerekmektedir.
1- Ekmek yerim (Herhangi bir çeşit). DOĞRU/YANLIŞ
2- Meyve suyu içerim (Herhangi bir çeşit). DOĞRU/YANLIŞ
3- Günde bir porsiyondan fazla meyve tüketirim. DOĞRU/YANLIŞ
4- Şeker yerine agaveyi tercih ediyorum. DOĞRU/YANLIŞ
5- Günlük yürüyüşümü yaparken nefesim kesiliyor. DOĞRU/YANLIŞ
6- Kolesterolüm 150’den düşük. DOĞRU/YANLIŞ
7- Şeker hastasıyım. DOĞRU/YANLIŞ
8- Fazla kiloluyum. DOĞRU/YANLIŞ
9- Pilav ya da makarna yerim. DOĞRU/YANLIŞ
10- Süt içerim. DOĞRU/YANLIŞ
11- Düzenli egzersiz yapmıyorum. DOĞRU/YANLIŞ
12- Ailemde nörolojik sorun yaşayan kişiler oldu. DOĞRU/YANLIŞ
13- D vitamini takviyesi almıyorum. DOĞRU/YANLIŞ
14- Düşük yağlı bir beslenme programı uyguluyorum. DOĞRU/YANLIŞ
15- Statin içeren bir ilaç kullanıyorum (Kolesterol ilaçları). DOĞRU/YANLIŞ
16- Yüksek kolesterol içeren yiyeceklerden kaçınırım. DOĞRU/YANLIŞ
17- Meşrubat içerim (Diyet ya da normal). DOĞRU/YANLIŞ
18- Şarap içmem. DOĞRU/YANLIŞ
19- Bira içerim. DOĞRU/YANLIŞ
20- Tahıllı gevrek–kahvaltılık gevrek, müsli- yerim. DOĞRU/YANLIŞ
Bu testten tam not alabilmek için “doğru” cevabını hiç işaretlememiş olmanız gerekiyor. Tek soruya bile “doğru” cevabını verdiyseniz beyninizin –ve tüm sinir sisteminizin- bir hastalıkla karşılaşma riski, hiçbir soruya “doğru” cevabı vermemiş birininkinden çok daha yüksektir. “Doğru” cevabı verdiğiniz soru sayısı arttıkça riskiniz de artacaktır. Eğer 10’dan fazla soruya “doğru” cevabı verdiyseniz, önlenebilir fakat teşhis edildikten sonra geri dönüşü olmayan ciddi nörolojik sorunların risk alanındasınız demektir. 
(Dr. David Perlmutter’in “Tahıl Beyin” kitabından alınmıştır.)
Yoğurt mu kefir mi?
İkisinden de vazgeçmeyin ama kefir severlerin sayısı yoğurt severlere oranla bir hayli az. Bu biraz da bizim kültürel olarak yoğurda fazlaca bağımlı olmamızla ilgili bir durum. 
İkisinin de birbirlerine ufak tefek üstünlükleri yok değil tabii ki. Mesela probiyotik zenginliği söz konusu olduğunda kefir, yoğurdu kolayca yener! Lezzet söz konusu olduğunda ise yoğurt kefiri her zaman geçer. 
Kefirin sindirim ve bağışıklık sistemine vereceği desteğin yoğurttan daha fazla olacağını, protein ve kalsiyum yoğunluğu nedeniyle besleyicilik bakımından yoğurdun kefiri yolda bırakacağını da hatırlayalım."
Bu yazıyı okuduktan sonra ister istemez "OSMAN HOCA DA ARTIK KARATAYCI OLMUŞ!" diyor insan. (2) Neden mi? Nedenlerini ayrıntılı olarak Facebook Sağlıklı Yaşıyoruz sayfasında yazdık. 
 

Sağlıklı Yaşıyoruz
Kaynaklar: (1) 
http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/osman-muftuoglu_96/beslenme-beyin-iliskisi-cok-onemli_40025789
                 (2) https://www.facebook.com/ObezliktenKurtul/photos/a.307180999391637.68423.307166446059759/813847802058285/?type=3&theater
 

Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Belkıs
12 Aralık 2015 Cumartesi 19:48
19:48
Testteki diğer her şey anlaşılır ve mantıklı da şu "Şarap içmem" şıkkına "Doğru" diyenin neden sağlık açısından risk altında olduğunu anlayanınız var mı? Kefir faydalıdır, tamam. Peki kefir yemeyen sağlık açısından büyük bir risk altında mıdır? Kefir yemiyorsa insan onun yerine başka şeyler yiyebilir. Bu teste bu saçmalığı sıkıştırmanın sebebi ne olabilir? Herkesin şarap mı içmesi gerekiyor?
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim