• BIST 82.504
  • Altın 147,463
  • Dolar 3,8179
  • Euro 4,0606
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 3 °C

Beynin düşmanı yoksulluk!

Mustafa Küpçü

Bir ülkenin gelişebilmesi için, öncelikle o ülkenin vatandaşlarının gelişebilmesi gerek.

Bu nasıl bir gelişme?

Bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış ki; anne sütü ile beslenebilen bir çocuğun “beyinsel gelişimi”  anne sütünden yoksun kalan bir çocuğun beyinsel gelişiminden daha ileri oluyor.

Yoksul bir ailede “anne adayı” sağlıklı ve dengeli beslenemediği için, müstakbel yavrusunun kaderi daha anne karnında ve olumsuz yönde çiziliyor!.. Bebeği dünyaya geldikten sonra da yeterli süt veremiyor.

İnsan yavrusu, ilk üç aydan sonra, çevresinde olup bitenlerin farkına varmaya başlıyor. O tertemiz beyin, gördüğü ve duyduğu her şeyden olumlu ya da olumsuz yönde etkileniyor!

Eğitim-kültür düzeyi yüksek bir ailenin çocuğu da “yoksul, eğitim-kültür düzeyi düşük” bir ailenin çocuğuna göre daha bir farklı gelişiyor. Yoksul bir ailenin maddi-manevi sorunları, bu sorunlardan kaynaklanan sıkıntılar, tartışmalar, kavgalar, çocuğun beyninde ve belleğinde olumsuz izler bırakıyor!

Yoksul insanların yaşadıkları mahallelerde “sosyal-kültürel yaşam” da farklıdır. Yüksek gerilim altında yapılan “sözde çocuk oyun alanlarında” oynayan çocuk, “elektro-manyetik” saldırıya maruz kalır.

Sokak ortasında, toz-toprak içinde oyun oynar yoksul mahallenin yoksul çocukları.

Sağlıklı ve dengeli beslenemez. Televizyonların reklamlarında varsıl aile çocuklarının şapur şupur yediği yiyeceklere, dondurmalara gıpta ile bakar! Ruh dünyasında bu farklılıklardan kaynaklanan bir “sessiz öfke” oluşmaya başlar!

Yoksul aile çocuklarının okulları da yoksuldur! Bu okullarda verilen eğitim-öğretim kalitesi de düşüktür! Bu yüzden, yoksul çocukların geleceğe yönelik düşleri de son derece cılızdır!

Yoksul mahalle çocuklarının beyinlerini yönlendiren bir diğer etken, kimi dini cemaatlerin bu mahallelerde kurdukları “sübyan okulları” ve “Kur’an Kurslarıdır!” Bu okullar ve kurslarda, “dini ve ahlaki” eğitimler verilir. Ancak, “dinini öğretmek” yerine, Arapça öğretilir! Çocuk, kimi “dini kuralları” da oralarda görevli hocalardan öğrenir! Öğretilenlerin çoğu, “Kur’an ve akıl dışı” kurallardır!

Kız çocuklarına “meslek sahibi olma heyecanı” verilmez! Çocuk yaşta evlilik ve kızların evlere kapanması vazedilir! Aklı öne çıkarmak, sorgulamak, merak etmek değil, “BİAT etmek” öğretir! Ve bir şey daha öğretilir; “Atatürk ve Cumhuriyet’e dair yalanlar!”

“Dindar ve kindar nesil” oluşturmanın temel formülü budur!

Somut birkaç örnek verelim;

  • Bursa-İnegöl Milli Eğitim Müdürü M.K, “Atatürk’ün cehennemde olduğunu” söylüyor!
  • Selçuk Üniversitesi İlahiyat Bölüm Başkanı TRT’de yaptığı konuşmada; “Çalışan kadın fuhuşa hazırlık yapar. Dekolte giyene tecavüz edilir. Hamile kadının sokakta gezmesi terbiyesizliktir. 6 yaşındaki kızla evlenilebilir” diyor!
  • Isparta İlahiyat Fakültesi Dekanı; “Cinsel ilişki sırasında şeyhinizi düşünürseniz, çocuğunuz ahlaklı olur” diyor!

Bu, “akıl dışı” fetvalara inanmak için insan beyninin çocuk yaştan itibaren dumura uğratılması gerekir! Ne yazık ki, ülkemizde bu sinsi operasyon başarıyla yürütülüyor!

Yazımızı, bir düşünürün şu sözleriyle noktalayalım;

“Allah, iradesini kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır. Yeryüzündeki kötü insanlar ise, kendi iradelerini egemen kılmak için Allah’ı kullanırlar!”

Bu yazı toplam 722 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim