• BIST 104.001
  • Altın 145,669
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 23 °C
  • Sakarya : 21 °C

Bir çınar ağacı, altında 11 kahvehane…

M.Tanzer Ünal

Bugünkü yazımı Yalvaç’tan yazıyorum.
Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nden…
Doğup, ilkokul sonuna kadar yaşadığım memleketimden…
Dün, sabahın körü…
870 yaşındaki muhteşem çınar ağacının altındayım.
Dallarının altında 11 kahvehane var.
Kahvehaneler, birbirlerinden farklı masa örtüleriyle ayrılıyor.
Hepsi iç içe…
Yüz yıllardır, yaşlı çınar ve kahvehaneler, Yalvaç halkını ve dışarıdan gelen konuklarını ağırlıyor.
Buranın ismi, “Çınaraltı”…
Yalvaç’a gelip de Çınaraltı’nda çay kahve içmeden geri dönmek, büyük eksiklik.
Çay 30, kahve 50 kuruş…
Yalvaç, 1140 metre yükseklikte.
Yayla…
Bir de Çınaraltı’na oturduğunuzda, değmeyin keyfinize.
Nem yok, yazın göbeğinde bile ortalık püfür püfür…
***
İyi de, durup dururken neden Yalvaç’tayım?
Aslında bu tarihler Yalvaç için festival zamanı.
19-24 Temmuz tarihleri arasında 11’nci Yalvaç Festivali var.
Davetliydim, ama programımda yoktu.
Ancak cuma günü öğleden sonra ulaşan bir “ölüm” haberi, cumartesi sabah Yalvaç’a doğru yola çıkmamıza neden oldu.
Eşim ve kız kardeşim Emine Aksin’le…
Ölen, Ziya Korkmaz.
Eniştemin ağabeyi…
Aynı zamanda aile dostumuz, komşumuz, iyi insan…
***
Bilecik civarında Sezer Hanım (Komsuoğlu) aradı.
“Ben festival nedeniyle Yalvaç’tayım. Herkes sizi soruyor, neredesiniz?” diye.
Bu arada ölüm haberini öğrenmiş, başsağlığı diledi.
Rahmetli Baki Komsuoğlu, Yalvaç’la ilgisini hiç koparmamıştı.
Fırsat buldukça soluklanmak için Yalvaç’a kapağı atardı.
Yalvaç aşığı idi…
Sofrasında, çektiği fotoğraflarda, özetle yaşamında hep Yalvaç izleri vardı.
Sezer Hanım, iyi bir “Yalvaç gelini”…
O da bir fırsatta Yalvaç’ta bulunmaktan mutlu oluyor, sevgili eşinin anılarını yaşatıyor.
***
Cenaze, İkindi Namazı’ndan sonra kalkacak.
Yalvaç’a vardığımızda, saat 15.30’u gösteriyordu.
Doğruca cenaze evine gittik.
Başsağlığı dilekleri…
Vefat nedeniyle şehir dışından gelenlerle sohbet…
Vakit yaklaşınca, Eski Cami’ye doğru yürüdük.
Baktım, ana cadde üzerinde vali arabası…
Vali Memduh Oğuz, festival nedeniyle Yalvaç’ta.
Muhtemelen cenazeye de katılır, diye düşündüm.
Çünkü vefat eden, aynı zamanda MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz’ın da amcası.
Camiye yakın bir yerde namaz saatini beklerken, Nevzat Korkmaz’ı aradılar, Vali Oğuz’un da cenazeye katılacağını söylediler.
Birkaç dakika sonra da, çevresinde kalabalık bir grupla Vali Oğuz geldi.
Isparta Valisi olalıdan beri, Vali Oğuz’la yollarımız ister istemez kesişiyor.
Tüm Kocaeli halkına selam ve sevgilerini iletti.
***
Cami avlusunda Dr. Lokman Başaran’ı gördüm.
92 yaşında, maşallah sapasağlam…
Benim çocukluk yıllarımın tek doktoru.
Bir dönem CHP’den milletvekillik yaptı.
Sıcak aylarda Yalvaç’ta, ilkbahar ve sonbaharda Marmaris’te, kışın ise Ankara’da oturuyor.
Aklı başı yerinde.
Şehirler arasında bile arabayı kendisi kullanıyor.
Allah herkese böyle yaşlılık nasip etsin!
Akşam saatlerinde, Prof. Dr. Naci Kurucu ve eşi Prof. Dr. Semra Kurucu ile sohbet ettik.
Lokman Başaran’ın kızı ve damadı…
Geçen yıl bir yazımda anlatmıştım.
Emekli olup Yalvaç’a yerleşmişler.
Kışın üç dört ay Ankara’da, diğer aylar Yalvaç’talar.
Meyve üreticiliği yapıyorlar.
Öyle hobi olsun diye değil.
800 dönümlük arazi üzerinde…
Elma, armut, kayısı ağırlıklı...
Hayatlarından çok memnunlar, üretmenin hazzına varmışlar.
Bir gelişimde, çiftlikte beraber olmaya söz verdik.
Haaa, bu arada belirteyim, meyve konusunda bu yıl Anadolu’dan kötü haber var.
Elmada da, armutta da, kayısıda da rekolte düşük.
Kışın pahalı meyveye hazırlıklı olun!
***
Akşama doğru, “okuma” ve yemek için cenaze evine giderken dikkatimi çekti.
Adil Işık, mağaza açmış.
Türkiye’nin tanınmış giyim markası…
Yalvaç’ın sosyetik bir yer olduğunu sanmayın!
Adil Işık Yalvaçlı’dır, güzel bir vefa örneği göstermiş.
Cenaze evinde verilen toplu yemekten de söz etmeliyim.
Tıpkı benim çocukluk yıllarımdaki gibi.
Hiç değişmemiş…
Evin önüne, caddeye sofralar kuruldu.
Altışar yedişer kişilik sofralar…
Taziyeye, duaya gelenler hep birlikte aynı kaba kaşık salladık.
Nefis yoğurt çorbası…
Arkasından bol etli nohut yahnisi…
Pilav ve hoşaf…
Sonra da irmik helvası…
Özlemişim…
***
Çınaraltı’nda bilmem kaçıncı çay.
Yazının sonuna geldik.
Birazdan akraba ve dostlara veda edip yola koyulacağız.
Yalvaç notları bu kadar...

Bu yazı toplam 3406 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mesut özerden
02 Mayıs 2017 Salı 00:44
00:44
yalvacı seven yalvaca gelen herkese selam olsun yalvaçlıyım diyen kişilerede çınaraltında bir bardak olsun çay içmek nasip olsun
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim