• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 17 °C

Bir cinayetin düşündürdükleri…

M.Tanzer Ünal

İzmit’teki son cinayetten söz edeceğim.
Hani basına yansıdığı ifadeyle “yan bakma” cinayetinden…
Olay yeri, İzmit’in göbeği, Adliye Sarayı’nın hemen yanı…
İddiaya göre, iki genç kafenin önünde oturuyor, önlerinden geçen iki arkadaşa “yan” bakıyor.
“Yan bakmak” ne ise?
Vay sen misin bize yan bakan, kavgaya tutuşuyorlar.
İçlerinden biri, üzerinde taşıdığı ekmek bıçağını çıkarıyor, karşıdaki birinin boğazını kesiyor.
Cinayeti işleyen kişi, arkadaşını da yaralıyor.
Olay bu!
İsimler önemli değil.
Ahmet… Mehmet…
Önemli olan, kavganın çıkış nedeni!
“Yan bakmak”…
“Yan bakmak”, bir cinayetin sebebi olabilir mi?
Aslında hiçbir şey, “cinayet sebebi” olamaz.
Ama “Yan baktı, ben de öldürdüm” gibi bir gerekçe, herhalde gerekçelerin en komiği…
Bu, şunu gösteriyor:
Toplumun çivisi çıkmak üzere…
“Havadan nem kapar” hale geldi.
Gözünün üstünde kaşın var, kavga hazır…
*********
Anlaşmazlıklar, kavgalar, cinayetler sebepsiz değildir.
Mutlaka bir sebebi vardır.
Ancak bu sebep, “yan bakmak” noktasına gelmişse, işte o zaman durup düşüneceksin!
Nedenini araştıracaksın.
Üzerine kafa yoracaksın…
Toplumun gelişen sosyo- ekonomik yapısını inceleyeceksin…
Kavga, cinayet, anlaşmazlık, her geçen yıl katlanarak artıyor.
Nedir bunun sebebi?
İnsanlar “zevk olsun diye” kavga etmezler ki!
Bu son cinayet haberi geldiğinde, haber merkezindeki arkadaşlara, kavgaya karışanların mesleklerini sordum.
Yaşları 20-26 arasında değişen dört genç de “işsiz” imiş…
İşte size “suçlu”!
Eğitim almışlar veya almamışlar.
Eğitim almışlarsa, daha kötü…
Diplomalı işsizlerin psikolojileri daha çabuk bozuluyor.
Üniversiteyi bitirmiş, işi yok!
Evliyse, evine ekmek götüremiyor…
Evli değilse, anne ve babasına mahcup…
Bu durumda yüz binlerce genç var.
Şimdi, “Cinayetin nedenini işsizliğe bağlayıp bitirdiniz” diyeceksiniz.
Emin olun, cinayetin “görünmeyen nedeni” bu!
Adalet Bakanlığı araştırmalarını inceleyin, cezaevindekilerin yüzde 90’ı ya “eğitimsiz”, ya da “işsiz” dir.
Özellikle işsizlik, son yıllarda “polisiye” ve “adliye” olaylarını çok artırdı.
Dünyanın en büyük adliye binasını, en büyük cezaevlerini yapmakla övünüyoruz.
Ama ne adliye binaları, nede cezaevleri ihtiyaca yetmiyor.
Kocaeli’nin halini düşünün!
2000 yılına kadar İzmit’teki adliye binamız sadece iki katlıydı.
Şimdiki Sağlık Müdürlüğü binası…
Devasa bir adliye binası yapıldı, zamanın Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk açılış konuşmasında, “İzmit’in en az 50 yıllık ihtiyacını karşılayacak” dedi, aradan beş altı yıl geçti geçmedi, yeni bina ihtiyaca cevap veremez hale geldi.
Diğer adliye binaları da şu anda son derece sıkışık durumda…
Bırakın her şeyi, sadece “açılan dava sayısına” bakın, toplumdaki rahatsızlığı anlayın!
Toplum, öfkeli.
Toplum, burnundan soluyor.
Öyle bir takım mistik duygularla bu öfkeyi bastıramazsınız.
Toplum tedavi edilmeli, toplum rahatlatılmalı…
Aksi takdirde bunun bedelini hep birlikte öderiz.


Eski muhtar Hasan Çakmak diyor ki…
**********
Hasan Çakmak…
Kartepe Pazarçayırı Köyü’nün eski muhtarı…
1995-2009 tarihleri arasında üç dönem muhtarlık yapmıştı.
Dün ziyaretime geldi.
Dertli…
Derdi, köylerden de artık su parası toplanacak olması…
Diyor ki:
“Benim köyüm, Kartepe’nin tepesindeki köylerden biri. Kuş uçmaz, kervan geçmez bir köy. Ben neden bu köyde oturuyorum? Havası temiz olduğundan… Suyu sağlıklı ve bedava olduğundan… Bir de orman köylüsü olarak yakacağı bedava kullandığımızdan… Şimdi suyumuzu elimizden alıyorlar. Kendimiz masraf ederek getirdiğimiz suya saat takacaklarmış. Böyle şey olur mu? Köylü zaten 30-40 liralık elektrik faturasını ödeyemiyor, su parasını nasıl ödeyecek? Bizim köyde yaşama avantajlarımız bir bir yok ediliyor.”
Hasan Çakmak’ı yıllardır tanırım.
Düzgün, oturup kalkmasını bilen bir kişi…
Söylediklerinde haklı.
Sen Pazarçayırı Köyü’nden su parası toplasan ne olur, toplamasan ne olur?
Pazarçayırı ile birlikte iki köy(Sultaniye ve Sevindik) halkı daha, 24 Mart Pazar günü, “su parası toplanması” kararına karşı tepki koyacaklarmış.
Eski muhtar Çakmak, “Yürüyüş yeri ve saatini daha sonra açıklayacağız” dedi.
Yasa, tamam yasa da…
Vatandaşın söylediklerine de kulak verilmeli!

Bu yazı toplam 874 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim