• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Bir Çocuğu Sevmek..

Mustafa Küpçü

İnsan yavrusu “sevgi ve şefkatle” büyür.

Bilim adamları; “Sevgi, beyni geliştirir” diyorlar…

Çocukluğunda anne-babasından ve öğretmeninden şiddet gören bir çocuk, büyüdüğü zaman “normal bir insan” olabilir mi?

Yine, bilimsel araştırmalar gösteriyor ki; eşine şiddet uygulayan erkeklerin tamamına yakını, çocukluğunda annesinden şiddet görüyor!

Rahmetli babaannem, çiçekleriyle konuşurdu. Evimiz bahçeli değildi ama balkonumuzda pek çok çeşit çiçek vardı.

Hayvan seven ve besleyenler çok iyi bilirler; hayvanlar bile “SEVGİ” ile yaşıyor ve mutlu oluyorlar…

“KİNDAR NESİL” yetiştirme iddiasındaki kimi siyasetçilerin ülkemizi ne hale getirdiğini görüyoruz! Toplum, birbirine “kin ve öfke ile bakan” iki karşıt gruba ayrılmış durumda!

Ama, tüm olumsuzluklara karşın insandan umut kesilmiyor. Bir güzel insan çıkıyor ve hiç değilse bir başka insanın hayatını olumlu yönde değiştiriyor!.. Bu “güzel insan” örneleri de, genellikle “ÖĞRETMEN” oluyor…

İşte, güzel bir örnek;

Bir profesör, sosyoloji öğrencilerinin, Baltimore kentinin kenar mahallelerinde, 200 erkek çocuğu üzerinde araştırma ve gelecekleri üzerinde değerlendirme yapmalarını istemiş. Sonuç; “Bu çocukların hiç biri için olumlu bir gelecek umudu yok!”

Bundan 25 yıl sonra, bir başka sosyolog, bu projeyi bulur ve öğrencilerine; “Bu çocukların bugünkü durumlarını araştırın” ödevini verir. Araştırma yapılır. Sonuç; “Ölen 20 çocuk dışında, 180 çocuktan 176’sı olağanüstü bir başarı gösterip Avukat, Doktor ya da işadamı olmuşlar!”

Sonuçları gören profesör çok etkilenmiştir. Tek tek ziyaretlerle “başarı nedenlerini” sorar. Aldığı yanıt aynıdır; “Mahalle okulundaki öğretmenimiz sayesinde!”

Profesör, hayatta olduğunu öğrendiği öğretmeni ziyarete gider. Başarısının sırrını sorar. Yaşlı öğretmenin verdiği yanıt şudur;

 “Ben, o çocukları çok sevdim!”

Bir örnek de kendi yaşamımdan vermek istiyorum;

1967 yılı 1 Eylül günü çok sevdiğim insan, babamı yitirmiştim. Henüz 17 yaşında ve Lise öğrencisiydim. Eylül ortası okul açıldı. Lise 2. Sınıfa başladım. Ruh halim perişandı. Edebiyat öğretmenim Altan Eren, “Birleşmiş Milletler” hakkında bir “konuşma metni” hazırlamamı istedi. Araştırdım ve konuşma üslubuna uygun olarak yazdım, öğretmenime sundum. Okudu; “Çok güzel Mustafa. Şimdi bu konuşmayı 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü’nde sen yapacaksın” dedi!

O gün geldi ve ben, tüm okul öğrencileri ve öğretmenlerimin huzurunda, ilk kez mikrofon karşısında konuşmamı yaptım!

O konuşma, yaşamımda bir “milat” oldu! Daha sonra; “Kültür-Edebiyat Kolu” Başkanlığı, Okul Gazetesi çıkarma, Şiir ve Münazara yarışmalarına okul adına katılma, Okul Tiyatrosu’nda rol alma, Okul Orkestrası kurma ve okul dışında çeşitli sosyal etkinliklere katılma süreci başladı!

Altan Öğretmenim, bana okumayı sevdirdi, sorumluluk yüklenme gücü ve bilinci verdi. Bugünkü bana gelen yolu çizdi. O’nunla halen “abla-kardeş” gibiyiz… O bana “sevgi ve şefkatle” yaklaştı. O’na çok şey borçluyum. Ben de o güzel öğretmenimi çok seviyorum.

Altan Eren ve O’nun gibi öğretmenlerimize saygı ile…

Bu yazı toplam 1083 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim