• BIST 107.041
  • Altın 143,194
  • Dolar 3,5623
  • Euro 4,1506
  • Kocaeli : 31 °C
  • İstanbul : 32 °C
  • Sakarya : 31 °C

BİR GEZİNİN İFADE ETTİKLERİ

Tarık Bağdat

Her sene tatilini Datça’da geçiren oğlum, bu sene bir değişiklik yaparak çocuklarını da yanına alarak yurt dışında geçirmeye karar verdi. Sırt çantalarını sırtlanan oğlum, eşi ve çocukları yola koyuldular.
Tabii yurt dışı tatili normalde Datça’daki tatil fiyatlarını aşacağını bildikleri için önce pek itibar etmediler. Ancak kayınbiraderinden komşuda fiyatların düşük olduğunu hatta Datça’dan daha ucuza tatil yapabileceklerini söylemesi üzerine birazı merak, birazı da uygun olması nedeni ile Yunanistan’ı tercih ettiler. Birde kayınbiraderinin çizdiği yolu takip ederek Korfu adasına gittiler.
Ekonomik krizin izlerini, ekonomik kriz altında halkın ve siyasilerin biz Türklere bakış açısını öğrenmek için yollara düştüler. Ve hala burunlarından kıl aldırmadıklarını da tahmin ederek gittiler.
Bende merak ediyordum nasıl hala bize düşmanlık varmı? Yoksa artık ekonomik krizin etkisi ile burunları sürttü mü? Her vesile ile onlardan telefonla bilgiler aldım.
Öncelikle gittikleri yolları bana anlattı.
Atina’da, Parthenon, ulusal arkeoloji müzesi, eski agora ve sayısız antik yerleri, yoğun bir şekilde gezdikten sonra, şehir turu yaptığını ve sefalettin her yerde hissedilir derecede olduğunu belirtti. Ve Atina’dan, feribotla Korfu Adasına gitmek üzere İgoumenitsa’ya geçtiklerini belirttiler. 1 saatlik bir deniz yolculuğundan sonra, Korfu Adasının en güneyindeki Lefkidi’ye vardılar. 41 km. ilerideki Corfutown’a hareket ettiklerinde dar yollarda, begonvillerle donanmış harika panjurlu evler, İtalyan mimarisi çizgilerini taşıyan dokularla karşılaşmışlar. Ne var ki; Corfutown’a yaklaştıkça, bu güzellikler, trafik, kirlilik ve keşmekeşe bırakmaya başlamış bizimle aralarında bir fark yok kısaca.
Eski Korfu kasabasının tam göbeğinde, meşhur Esplanade semtinde konaklamışlar. Böylece halkın düşüncelerini alabilecekler.
Hemen önlerindeki küçük meydanda ıhlamur ağaçlarının kokusunu içlerine çekmişler, aynı Datça’da yaşadıkları gibi.
Sabah erkenden, Korfutown’ı keşfe çıkmış, binanın etrafındaki dar sokaklar da dolaşmışlar. Güzel ve bakımlı binalarla doluymuş. Binanın çevresindeki yollar Esplanade Meydanına ve meydanın bir ucu denize, Garitsa körfezine uzanıyormuş.
Garitsa körfezini seyrediyor, sonra kalenin bulunduğu tepenin altından geçen ve Pazar kurulan bir tünele girmişler. Ülkemiz pazarlarını hatırlatan, pazarcıların bağırışları ile pazarın içinde bulmuşlar kendilerini. Balık ve sebze eskisi kadar bol değilmiş aksine az ve pahalı ekonomik kriz en son darbeyi de vurmuş. Yaşlılar eski alışkanlıklarını bırakmamış bir köşede domino oynuyorlarmış.
Osmanlıların Korfu kuşatmasının başarısızlığı hala onlar için çok önemliymiş. Bize karşı bakış açıları buradan bile belli. Adanın ortasında Enosis Anıtı bulunuyor ve anıtın etrafında çevrelenmiş taş blokların her biri, İyon Denizindeki Yunan Adalarını, merkezdeki dikey blok da, enosis kelimesinin anlamı olan birleşmeyi temsil ediyormuş. 1864 yılında, İyon Adalarının İngilizlerden, Yunanlılara geçmesinin anısına yapılmış. Ülkemizde Enosis kelimesini en iyi bilenlerden biriyim ve Yunanlıların bu kelime ile Kıbrıs’ı ilhak isteğini yansıttığını sanırdım. Genel anlamda, birleşme ifade ediyormuş.
Korfu’dan sonraki durakları Santorini Adası olacak. Onun için acele ederek adayı gezmişler. Onları gören ve sohbet edenlerin çoğunluğu kendi aralarında, onları göstererek Yunanca “ Türkiko “ kelimesini kullanıyorlarmış. Enosis’in gerçek anlamı ile karşılaşmaya başlamışlar.
Adanın kuzeyinden başlayarak, Kontokoli, Dassia, Ipsos, Barbati, Nissaki en sonda Kalami’yi gezmişler. Güzel bir koyda, hoş tesisleri olan bir yermiş. Adriyatik denizinin karşısındaki Arnavutluk sahilleri ile 2 km. mesafedeymiş Kalami.
Ve adayı gezdikten sonra Santorini ve Mykinos’u gezmek için adadan ayrılıyorlar. Gezinin gerisini geldiklerinde öğreneceğim. Ama buraya kadar pek komşu Yunanistan için içaçıcı şeyler söylemediler. Ne olursa olsun komşumuz için üzüldüklerini belirttiler.
Ancak, belli yaş üzerindeki insanlarda siyasi otoritenin bellettiği Türk düşmanlığının hala devam ettiğini belirttiler. Gençlerin milliyetçi olmayanlarının ise pek umurunda olmadığını belirttiler. Belki ucuz bir tur yaptıkları için komşuyu gezdiklerini ancak hala burunlarından kıl aldırmamalarından da rahatsız olduklarını söylediler.
Demek ki hala etrafımızda dostumuz yok, o anlaşılıyor.

Bu yazı toplam 815 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim