• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

BİR İHTİLAL KALKIŞMASI DAHA GÖRDÜK

Feridun Güray

Çoğulcu demokrasi bütün gelişmiş ülkelerin vazgeçilmez yönetim biçimidir. Ülkemiz, merhum İsmet İnönü'nün, Demokrat Parti’nin kuruluşuna izin vermesinden sonra, bu partinin 1946 seçimlerine girmesi ile çoğulcu demokrasi rejimine geçmiştir. Müslüman ülkelerde seçimle veya başka yollarla iktidara gelenler ömür boyu orada otururlar. Daha doğrusu iktidarı devretme mantığı onlarda henüz oluşmamıştır.

Cumhurbaşkanı İnönü, DP'ye kuruluş izni vermeden önce eşi Mevhibe Hanım’a ‘Hanımefendi bundan sonra evin önündeki duraktan otobüse binmeye hazır mısın?’ diye sorarak iktidarı devretmeye hazır olduğunu halisane bir şekilde ifade etmiştir. Türk ulusunun diğer ülkelerden farkı burada belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Çoğulcu demokrasinin tek kusuru halkın eğitim seviyesi ile doğru orantılı olmasıdır. ABD, Fransa, İngiltere, Almanya ve benzeri ülkelerde iktidar hata yaptığında halk başka partilere oy vererek onu cezalandırmaktadırlar.

Bizde ise futbol takımı tutma mantığı ile hareket edilmektedir. Türk ulusunun ikinci bir özelliği komutanlarının her ihtilalden sonra kısa sayılabilecek bir sürede iktidarı seçimle sahiplerine teslim etmesidir. İki tam ve bir yarım ihtilalden sonra müdahaleler çağının geçtiği hepimizin ortak kanısıydı. 15 Temmuz ayaklanmasına karşı toplumumuzun ve özellikle siyasi partilerimizin aldığı tavır buna en güzel cevaptır. Böyle kargaşa ortamında hatalar ve aşırılıklar olabilir. Bu hain ayaklanmada halkın bayraklarını alarak sokaklara çıkıp tankları durdurması tarihe geçecek görülmemiş bir olaydır. Ancak emir kulu denen, görevinin bile ne olduğunu bilmeden bu yola sevk edilen, hepimizin evladı Mehmetçiklerin darp edilmesi, katledilmesi hiçbir din ve vicdana sığmamaktadır. Bunları yapanlar, bu ülke için potansiyel tehlikedir. Hiçbir şeyden habersiz görevini yaparken şehit düşen görevlilerimize ve sade vatandaşımıza kalkan eller en kısa zamanda kırılacaktır.

TBMM'sini bile bombalama hainliğini gösteren bu asilere en ağır ceza verilmelidir. İdam cezası bazı suçlarda geri gelebilir ve gereklidir de. Ancak yürürlüğe konacak idam cezasının o tarihten önceki suçları kapsamayacağı evrensel bir hukuk kuralıdır. Celal Bayar için bu yola başvurulmuş, ama hukuk kuralları buna izin vermemiştir.

Bir ihtilal girişimi böylece atlatılmıştır. Bana göre artık bir daha bu ülkede darbe kalkışması sonsuza dek nihayet bulmuştur. Ancak bazı konuları ortaya koyup tartışmakta yarar vardır.

İki yıl Hava Kuvvetleri Komutanlığı yapmış bir orgenerali tenzili rütbe ile Askeri Şuraya atayıp ona ihtilal yapma olanaklarını sağlamak hangi aklın ürünüdür? Neden emekli edilmemiş?

Şimdi görevden alınan paralelci subayların isimleri Silivri'de suçsuz yatan askerler tarafından adli ve askeri makamlara ihbar edilmesine rağmen, neden haklarında işlem yapılıp görevden alınmadılar?

Açığa alınan iki Anayasa Mahkemesi üyesini Sayın Abdullah Gül atamıştı. Bilmeden mi atamış oldu acaba?

İşten el çektirilen 140 Yargıtay üyesini özel kanun çıkartarak oraya getirenler hiç araştırma yapmadı mı?

İstinaf mahkemeleri mevzuat ve alt yapı olarak hazırken, yıllardır açılışını yapmayıp Yargıtay'ı yol geçen hanına çevirmekteki maksat neydi?

2475 hakim ve savcı derdest edildi. Haksız yere hücrelere konulan bu subaylar feryat ederken onların davalarına bakanların sırtını sıvazlayanlar ve onları bu görevlere atayanlar şimdi rahat uyuyabilecekler mi? O zamanki HSYK Başkan Yardımcısı İbrahim Okur şimdi gözaltına alındı, bu olay olmasaydı karar vermeye devam edecekti.

Binlerce vali, kaymakam, diğer idari personel ve emniyet mensubu hakkında gözaltı kararı verildi.

Ben onların durumunu bilemem, umarım bu yozlaşma son bulur. Ancak, adliye, silahlı kuvvetler ve idarede yetişmiş personel sıkıntısı baş gösterecektir. Ordumuzda davalardan beraat eden subaylardan, adli ve idari personel için de emekli olanlardan yararlanmanın tek çözüm olduğunu düşünüyorum.

Özet, halkın gücü tankın gücünden üstündür.

Tüm ulusumuza geçmiş olsun derken, bu harekat nedeniyle hayatını kaybeden insanlarımıza rahmet, ailelerine de sabırlar diliyorum.

Bu yazı toplam 1335 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim