• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 20 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 20 °C

Bir kahramanın ardından

M.Tanzer Ünal

Önceki gece yatağa girerken Denktaş için dua etmiştim.
Durumu ağırdı, doktorlar “uyutulduğu” açıklamasını yapmışlardı.
Acı haber dün sabah geldi.
Sadece Kıbrıs’ın değil, Türk dünyasının son yüzyıldaki kahramanlarından biri,hayata gözlerini yummuştu.
Gazeteye gelince ilk, Tarık Bağdat’ı aradım.
Rauf Denktaş ile Tarık Bağdat çok iyi dost idi.
Ailecek görüşürlerdi.
Denktaş,”geçerken uğradım” yapmaz…
Tarık Bağdat’a ve çok sevdiği Karamürsel’e özellikle gelirdi.
Kiraz zamanını severdi.
Kirazı ağacından bizzat kendisi toplar, iştahla yerdi.
Bir oturuşta, bir kilo kiraz az gelirdi.
“İştah” dedim de aklıma geldi.
Kısa adı KOSİAD olan Kocaeli Sanayici ve İşadamları Derneği başkanlığını yaptığım yıllar.
Her ay geleneksel olarak düzenlediğimiz “Kartepe Toplantıları” nın birine,konuşmacı olarak Rauf Denktaş’ı davet etmiştik.
Toplantılarımızı, depremde yıkılan Kentsa Sosyal Tesisileri’nde yapıyoruz.
400 kişilik salon…
Tamamı dolu…
Önce hep birlikte yemek yiyeceğiz, ardından Denktaş konuşmasını yapacak.
Yemekten önce, şef garsonu bir kenara çekip konuştum.
“Rauf Bey’in iştahı iyidir, ana yemeğin porsiyonunu biraz fazla tutun!”
Garson, başını salladı, gitti…
Yemeğe oturduk…
Çorbası, zeytinyağlısı ve ana yemek…
Şef garson, iki elinde iki tabak,bize doğru yaklaştı.
Ana yemekte “et döner” var.
O da ne?
Tabağın biri normal, diğeri tepeleme döner dolu…
Öyle böyle değil, herhalde dört beş porsiyon…
“Rauf Bey’in porsiyonunu biraz fazla tutun” dedik ya…
Şef garson, iyice abartmış…
Tabaklar itina ile önümüze konuldu…
Rauf Denktaş, bir kendi tabağına,bir benim tabağa baktı…
“Başkan” dedi,”burada her halde herkesin cüssesine göre servis yapıyorlar…”
Gülüştük…
Döner, tek kelimeyle nefisti…
Rahmetli, o dört beş porsiyon döneri büyük bir iştahla yedi.
Ne zaman iştahla yemek yiyen birisini görsem…
Ne zaman kendim iştahla yemek yesem…
Denktaş’la yaşadığımız o an aklıma gelir.
********
Denktaş’ın KOSİAD’ta yaptığı konuşmadan bir hafta sonraydı.
Derviş Eroğlu’nun danışmanı aradı.
O dönem, Denktaş cumhurbaşkanı,Eroğlu ise başbakan…
Ama araları iyi değil.
Eroğlu, Kıbrıs sorununun çözülmemesini Denktaş’ın tutumuna bağlıyor.
Danışmanı, Derviş Eroğlu’nun Türkiye’ye geleceğini, KOSİAD’ı ziyaret etmek istediğini, eğer arzu edilirse
konferans verebileceğini söyledi.
Mesajı almıştım.
Derviş Eroğlu, Rauf Denktaş’ı izliyordu.
Denktaş, nerede konuşmuş ise,o da aynı yerde kürsüye çıkmak istiyordu.
Derviş Eroğlu’nu da ağırlamıştık.
Ada’da çözümsüzlüğün sorumlusu olarak Denktaş’ı gösteriyordu.
Yine aynı dönem…
Türkiye SİAD Platformu olarak Kıbrıs’a gitmiştik.
Ziyaret ettiklerimiz arasında muhalefet lideri Mehmet Ali Talat da vardı.
Rauf Denktaş’a ateş püskürüyordu.
“Denktaş, yerinden kalksın, altı ayda sorun çözülür” diyordu.
Bunları şunun için yazıyorum.
Derviş Eroğlu da, Mehmet Ali Talat da, Kıbrıs’ta sorunun çözülmemesini Denktaş’a bağlıyorlardı.
Denktaş’ı hain olarak görüyorlardı.
Sadece Eroğlu ve Talat değil, Başbakan Erdoğan da aynı görüşteydi.
Sanıyorlardı ki, Denktaş gidince, Kıbrıs sorunu şipşak çözülüverecek.
Denktaş gitti, önce Mehmet Ali Talat, sonra Derviş Eroğlu cumhurbaşkanı oldu.
Çözüldü mü sorun?
Çözülmedi…
Hiç biri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin yok olmasını içine sindiremedi.
Sonunda, her üçü de,Denktaş’ın haklılığını Denktaş’a teslim etti.
Neyse ki, Denktaş, hayata gözlerini yummadan önce,davasında haklı olduğunu görebildi.
********
Rauf Denktaş’ı kaybettik.
Sanmayın ki, sadece Kıbrıs Türk’ü ,kahramanını kaybetti.
Hepimiz, tüm Türk alemi, kahramanımızı kaybettik.
Kıbrıs mahzun…
Türkiye mahzun…
Türk alemi mahzun…
Büyük Türk kahramanı Rauf Denktaş, hiçbir zaman unutulmayacak.
Onun mücadelesi olmasaydı, Kıbrıs çoktan Yunan adası olmuştu.
Eğer bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti varsa…
Eğer bugün Ada’da Türk bayrağı dalgalanıyorsa…
Türk alemi, bunu Rauf Denktaş’a borçludur.
O büyük kahramana…
Allah rahmet eylesin!
Türk dünyasının başı sağ olsun!




RAUF DENKTAŞ’LA BİR ANI-Yıl 1996.Rauf Denktaş, Karamürsel’de. Tarık Bağdat,ben ve dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Veli Küçük birlikteyiz.

Bu yazı toplam 1559 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim