• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Kocaeli : 5 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : 5 °C

Bir kaza ve sonrasında yaşananlar!

Hasan Altınkaya

 

 

Geçtiğimiz hafta Kartepe’de en çok konuşulan konu, 17 yaşındaki lise öğrencisi Beyza’nın ölümüyle sonuçlanan kaza haberiydi. Yalnızca Kartepe'de değil, Kocaeli yerel basınının gündeminde de bu haber vardı. Tartışmalar o günden bu yana süregeldi. Bir yandan vefat acısıyla yanan aile, diğer taraftan basında çıkan haberlerle bir kez daha sarsıldı.  Daha kaza üzerindeki sis perdesi aralanmadan, kazada Beyza’nın suçlu olduğu havası oluşturulmuştu yerel basında. Aslında haber niteliğindeki köşe yazısı içinde büyük bir ironi gizliyordu.  Habercilikte çarpıcı başlık okuttuğu için bu ironi yaratılmıştı aslında. Yazıyı dikkatlice okuyunca, Beyza’nın suçlanmasının eleştirildiğini fark edebiliyorsunuz. Ancak kendinizi acılı ailenin yerine koyduğunuzda, o anki ruh haliyle haberdeki ironi içeren detayların farkına varamayıp, Beyza’nın suçlu gösterilmeye çalışıldığını da düşünebilirsiniz, erken bir tepki ile...

Allah kimseye yaşatmasın böylesi büyük bir acı… Canları gitti çünkü, dile kolay… Dolayısıyla bu tip yanlış anlaşılmalar olmasını da normal karşılamak gerekir. Böyle bir olaydan sonra kimseden sağlıklı düşünerek karar vermesini bekleyemezsiniz. Gelelim kaza sonrasında yaşananlara… Evet herkes üzgündü, tepkiliydi. Mahalle aralarında kamyonların ve tırların dolaşmasına, mahalle halkı öteden beri tepki gösteriyordu. Ama Beyza’nın ölümüyle birlikte, bu tepki adeta isyana dönüşmüştü. İnsanlar “mahalle içinde tır, kamyon istemiyoruz” diye seslerini yükselttiler, yolları kapattılar.

Bu olayda en çok, çiçeği burnunda Başkan Hüseyin Üzülmez’in kendinden emin bir şekilde protestoların olduğu topluluğun arasına girebilmesine şaşırdım.  “Ben olsam girebilir miydim? diye bir an için düşündüm. Zor bir iştir öfkeli halkın arasına karışıp dertlerini dinlemek. Bu gibi durumlarda, toplumun kontrol edilemez öfkesi genelde yöneticileri hedef alır çünkü.   Soma’da Başbakan da bu tepkilerden nasibini almıştı daha çok yakın bir zamanda. Her türlü olumsuz şey yaşanabilirdi Başkan ve oradaki topluluk arasında. Neyse ki, Başkan Üzülmez’in kazadan duyduğu üzüntüyü dile getirirken gösterdiği samimiyeti vatandaş da gördü.  Daha çok yeni olmasına rağmen bu ve benzeri riskli bölgelerle ilgili yapılacak projeleri sukunetle izah etti. Ve halkta bu samimiyete inanarak haklı tepkilerini ifade edip herhangi bir olumsuzluğa sebebiyet vermeden dağıldı. Yoksa güven vermeyen bir yöneticinin, orada “dostlar alışverişte görsün” misali bir şeyler paylaştığı düşünülseydi, inanın çok ciddi olumsuz tepkiler görürdü diye düşünüyorum.

**

Sonuç olarak; yaşanan kazadan sonra o yol kamyon ve tır geçişine kapatıldı. Ancak birçok fabrikanın geçiş güzergahı olan o yolu, büyük araç trafiğine kapatmak bir çözüm mü? Sadece yasak getirmek değil, alternatif seçenekler de üretmek gerekir. Trafikte güvenliği sağlamak isterken, günde yüzlerce kişiye istihdam imkanı sunan fabrikaların ulaşımını da sağlamak gerekecek.  Aslında zamanında yapılan plansız yapılaşmanın sıkıntılarını yaşıyoruz şu an.  Özellikle Kartepe ilçesi oluştuktan sonra birçok sanayi kuruluşu mahalleler arasında kaldı.  Bu sanayi kuruluşlarının ulaşım ihtiyacı ayrı bir sorun, halkın güvenliği ise en önemlisi. Gelelim yine İstasyon ışıkları denen bölgedeki sorunun çözümüne. Kalıcı çözüm için atılacak en önemli adımın, “Battı-Çıktı Projesi”nin hayata geçirilmesi olacağı kesin.  Büyükşehir'in 2015 için programına koyduğunu Üzülmez'in de çok yakından takip ettiğini biliyoruz. Bu projeye ivedilikle başlanması gerektiğini geçenlerde de yazmıştık.

Araç yükünün her geçen gün arttığı, trafiğin adeta keşmekeşe döndüğü bu bölgede, “Battı-Çıktı Projesi”  Büyükşehir'in ve Başkan Üzülmez’in öncelikleri arasında olmalı. Öyle ya da böyle, bir şekilde bu projeye acilen hayat geçmeli. Projeyle birlikte; büyük araçların sürekli giriş çıkış yaptığı kazaya karışan D-100 Karayolu kenarındaki işletmenin tır ve tankerlerine de battı çıktıdan önce D-100 Karayolu'na giriş verilmeli. Şayet bu şekilde bir yol planlaması uygulanabilirse tır ve ve kamyonlar mahalle arasına girmeden transit bağlantı ile ulaşımını sağlayabilir. Ayrıca Köseköy Sanayi Sitesi’nden çıkan TIR’ların, Leyla Atakan Caddesi’ne alternatif başka bir bağlantı ile D-100’e giriş çıkışları sağlanırsa, bu yönlü trafik yükü de azaltılmış olur.  Aynı problem Kartepe'nin en büyük mahallesi İstasyon Mahallesi'nde de var.  Tabii bu konularda esas iş Büyükşehir ve bağlı kurumlarına düşüyor.

İşte bu sebeplerden, konu edilen “Battı-Çıktı Projesi”nin önemi çok büyük.  Her detayı dikkatlice düşünülerek projelendirilmeli. Umarım Beyza’nın ölümüyle sonuçlanan bu acı kaza sonrası herkes üzerine düşen görev ve sorumluluğun farkına varmıştır. Öğrenciler, anne-babalar, medya organları, şoförler, siyasetçiler ve geri kalan herkes…  Hepimiz bu olaydan büyük dersler çıkarmalıyız. Bir kez daha aynı acıları yaşamamak için, üzerimize düşen ne varsa yerine getirmeliyiz.

Bu yazı toplam 2755 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim