• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 21 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 21 °C

Bir kereden bir şey olmaz!

Bilgutay Bağdat

Geçen haftalarda buradan bir yazı da bonzaiden yerlere yıkılan bir çocuğun durumunu anlatmıştım.

Sağolsun Kocaeli Emniyet Müdürlüğü, Karamürsel Emniyet Müdürlüğü ile birlikte hafta içinde Karamürsel’de bir seri uyuşturucu operasyonları yaptı. Birçok sokak satıcısı yakalandı. Satıcıların yaşları basına yansıdığı kadarı ile 18 ve 19.

Bu da bana göre şu anlama geliyor, okul çevrelerinde uyuşturucu satan kişiler bunlar, yazık! Gençliklerine yazık! Öncelikle bu baskınları yapan emniyet güçlerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Özellikle de Sayın Kaymakamımıza teşekkür ediyorum.

Her çocuk ailesinin göz bebeğidir. Eminim aklı başında hiçbir aile çocuğunun uyuşturucu kullanmasını istemez. Ve her aile çocuğunu iyi yerlere gelmiş kıymetli vatandaşlar olarak yetişmesini arzu eder.

Ve çocuklar gençliğin verdiği acemilikle, gençliğin verdiği rüzgârla bu tarz olaylara arkadaşları ve kötü çevreleri vasıtası ile hızlı giriş yapabiliyorlar. Arkadaş seçimi çok önemli bana göre. Elbet çocukları bir fanus içinde yetiştiremeyiz. Ama çocuklarımızı uzak tutabilmemiz için anne baba kadar öğretmenlere, emniyet güçlerine ve mahalli idarecilere çok iş düşüyor. Herkes sorumluluklarını sonuna kadar yerine getirmesini bilmelidir. Bu hepimizin için vatandaşlık görevidir.

"Bir kereden bir şey olmaz”. Evet! Her kötü alışkanlık bu sözle başlar. Merak veya çevre tetiklemesi ile deneme ihtiyacı duymak sonu olmayan dipsiz kuyu içinde yol almaya benzer. Sonu yoktur hiçbir zaman.

'Bir kereden bir şey olmaz’ sözünün arkasına sığınarak ilk eroin deneyimini yaşayan kişiler veya çocuklar, ’Sadece bir kez denedim, zaten ben bağımlı olmam’ derken haftanın 7 günü eroin kullanan bir bağımlıya dönüşüveriyorlar.

Aynı bulaşıcı hastalık gibi;  Öyle anlaşılıyor ki yaşları küçük çocuklara yakın ağabey veya ablalar kötü niyetli iseler uyuşturucuya erişimi de çok kolay hale getiriyorlar. Uyuşturucu kullanan arkadaşı varsa bir öğrencinin nereden temin edebileceğini bulması hiç de zor olmayacaktır. Görünen şu ki çok da fazla kullanıcı var. Talep azaltılamadığı için satıcıyla da mücadelede istenen sonuç almak zorlaşır. Emniyet güçlerinin yapabilecekleri de bu durum karşısında muhtemelen yeterli olmuyordur. Bütün iş çocuklara sahip çıkılmasındadır. Talep olmaz ise bunun satıcısı da kalmaz. Bulaşıcı bir hastalık gibi, bir kişi bağımlıysa en az 10 kişi de bağımlı hale gelebiliyor. Kısırdöngü oluşuyor. Asıl yapılması gereken gençleri daha donanımlı hale getirmek, bunun yolu eğitimin kalitesini artırmaktan geçiyor. Eğitim kesinlikle siyasileşmiş kurum haline dönüşmemesi gerekir ancak bu şekilde eğitimin kalitesi artabilir diye düşünüyorum.

Kullanıcıları; Esrar eroine, eroin muhtemelen daha ağır uyuşturucuları denemeye doğru itmektedir. Denen her uyuşturucu para demek. Parayı bulmak içinde yan yollara sapmak kaçınılmaz bir sondur. İşte yakalanan satıcıların yaş oranları ortada, birçok yan yolların içinde bu çocuklar boğulmuş durumdadırlar.

Sevgili anne ve babalar, "Benim çocuğum yapmaz” diye düşünmeyin. Belki de uyuşturucuya başlayacak en son kişi diye düşündüğünüz gözünüzden sakındığınız çocuğunuz uyuşturucuya en yakın kişi olabilir.  Madde bağımlısı imam hatip lisesi mezunu da, 7 dil bilen psikolog da görmeniz hayal değil. Bağımlıların arasında piyanisti de, sporcusu da, yazarı da bulunabilmesine hiç şaşırmayın. Bu zehir için para karşılığında bedenlerini pazarlayan kızınızda olabilir, ona da hiç şaşırmayın. Şu yapmaz, bu yapmaz demeyin çocuklarınızın daima yanında olun. Onları dinleyin. Bağımlıysa bile onlara sahip çıkın, sokaklara atmayın. Onların size ihtiyacı var.

Çocukları sadece okul ve ev arasında da sıkıştırmayın. Onların elbet doğru arkadaşlarla geçirecekleri vakte ihtiyacı var ve bunun yanında çeşitli hobilerle vakit geçirebilecekleri, meslek edinebilecekleri ortamlar da oluşturmalıyız. Okullarda ise sevgili öğretmen arkadaşlarıma büyük görev düşüyor. Uyuşturucu ile ilgili öğretmenlerin bilgisi olmadığı için uyuşturucu krizine giren öğrenciyi öğretmen nezle olmuş, grip olmuş sanabiliyor. Krize giren kişinin burnu akar, üşür, terler, kas ağrılarına tutulur. Bu konuda fazla bilgimiz olmadığı bir gerçek. Uyuşturucuya başlayan öğrencilerin başarısı zaman içinde büyük ölçüde düşer. Derse olan dikkati dağılır, derste uyur. Bunun için öğretmen arkadaşlarımın etrafa hassas bakması bilinçli hareket etmesi gerekir. Her öğrenciyi kendi çocukları gibi görebilmelerini rica ediyorum.

Sevgili okuyucular unutmayın! Hiç birimizin gideceği daha iyi bir vatan parçası yok. Yaşadığımız, ekmeğini yediğimiz vatanımızı yaşanabilir hale getirmek bizim elimizde.

Bu yazı toplam 2262 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
ZEREN78
07 Ekim 2016 Cuma 10:44
10:44
Teşekkürler..
Ahmet Çilsiz
29 Eylül 2016 Perşembe 19:01
19:01
Helal hocam, çok doğru tespitler.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim