• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 13 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 13 °C

Bir köyün 65 yıllık direniş öyküsü

M.Tanzer Ünal

Bugün size, bir köyün, Kartepe İlçesi’ndeki Balaban Köyü’nün, haklı olduğu bir konuda 65 yıllık direniş öyküsünü anlatacağım.
Balaban…
İzmit merkezine 20 kilometre uzaklıkta, Kartepe Dağı’nın yamacında bir orman köyü…
1877 yılında Osmanlı-Rus Savaşı çıkınca, Kafkaslar’ dan bölgeye göç edenler tarafından kurulmuş…
Aşağı yukarı 130 yıllık bir köy.
680 hanede 2200 nüfus yaşıyor.
Balaban Deresi, köyün yaşam kaynağı…
Zaten bu dere nedeniyle, burası yerleşim yeri olmuş.
Dereden “toplama su” değil, “kaynak suyu” akıyor.
Yıllar önce…
70’li yılların başında…
Halk gücünü birleştirip, köyüne su şebekesi döşemiş.
Borusunu kendisi almış…
İşçiliğini kendisi yapmış…
40 yıldır, Balaban’da evlerin çeşmesinden “pınar suyu” akıyor.
Balaban halkı, “su parası” nedir bilmez.
Balaban halkı, “su kesintisi” nedir bilmez.
Fazla gelen suyu da “tarımsal sulamada” kullanır.
Anlayacağınız…
Balaban halkı, dağdan Sapanca Gölü’ne akan suya sahip çıkmış…
Kimseye, şu veya bu belediyeye yük olmadan su ihtiyacını kendisi karşılıyor.
*******
Durum böyle olmasına rağmen, yerel yönetimler Balaban Köyü’ne rahat vermiyor.
Dün de, bugün de…
Su güzel, su bol ya…
Belediyeler, bu su kaynağını sahiplenmek istiyor.
İlk “su kavgası”, tam 65 yıl önce yaşanıyor.
İzmit Belediyesi, 1948 yılında, Balaban Köyü’ndeki su kaynağını kamulaştırıyor.
Köy halkı, ayağa kalkıyor.
Alınan kamulaştırma kararının iptali için dava açıyor.
Sonunda…
Kocaeli Asliye Hukuk Mahkemesi, 1948/674 esas ve 1950/534 karar sayılı ilamı ile “kamulaştırma kararını” iptal ediyor.
Balaban halkı, iki yıllık hukuk mücadelesi sonunda, suyuna tekrar kavuşuyor.
*******
Aradan yıllar geçiyor.
Su konusunda en küçük bir sıkıntı yok…
2004 yılına gelindiğinde sıkıntı yeniden başlıyor.
Biliyorsunuz, 2004 yılında 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu çıkmış, tüm Kocaeli sınırı “büyükşehir sınırı” olmuştu.
Ancak aynı kanunla, “orman köylerinin köy tüzel kişiliğini koruması”, karar altına alınmıştı.
Balaban da “orman köyü” statüsündeydi.
Yani kanun, bir taraftan köylerdeki su hizmetleri konusunda Büyükşehir’i yetkili kılarken, diğer taraftan “müktesep haklar” ı da koruyordu.
Su, Balaban Köyü’nün “müktesep hakkı” idi…
Hal böyle iken, yani 8 yıldır, Balaban Köyü su konusunda Büyükşehir Belediyesi’nin baskısı altında.
“Suyu İSU’ ya devret!”
“Devretmem…”
“Yoksa köyüne hizmet getirmem.”
“İster getir, ister getirme!”
Didişme devam edip duruyor.
******
Balaban Köyü’nün girişken, çalışkan ve “dişli” bir muhtarı var.
Cumhur Karakadılar…
Köyün köklü ailelerinden birinin evladı…
Muhtarlıkta ikinci dönemi…
2006 yılında, komşu köylerin muhtarlarıyla birlikte İSU Genel Müdürlüğü’ne davet edilmişler.
Üç muhtar Cumhur Karakadılar, Savaşer Atabay (Nusretiye) ve İrfan Yiğit (Şirinsulhiye) genel müdürün odasına alınmış.
Çaylar kahveler içilmiş, sonunda muhtarların önüne birer yazı konulmuş.
“Köyümüzün suyunu İSU’ ya devrediyoruz” yazısı…
Muhtarlar, isteği yerine getirmemişler ve makamdan ayrılmışlar.
O tarihten bu yana, benzer baskılar devam ede gelmiş.
******
Balaban Köyü ile İSU arasında yaşanan “su savaşı”, geçtiğimiz günlerde yeni bir boyut kazandı.
İSU, köydeki tüm hanelere birer yazı gönderdi, hane sahiplerinin “resen su abonesi” yapıldığı bildirildi.
Birer de başlangıç faturası eklendi.
Seyyanen herkese…
15 günlük 10 lira…
Konut sahipleri yazı ve faturayı görünce, şaşırdılar.
Bu da neyin nesi!
İSU’ nun köye bir hizmeti var mı?
Yok…
Şebekeyi o mu yapmış?
Hayır…
İstediği bu para ne, haraç mı?
Vatandaşlar aralarında değerlendirme yapmış ve faturaları İSU’ ya iade etmişler.
*******
Balaban Köyü halkı, İSU’ nun bu davranışına öfkeli.
Önceki akşam köyde “tepki toplantısı” vardı.
Muhtar Cumhur Karakadılar davet etti, ben de gittim.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ile İSU Genel Müdürü İlhan Bayram da davet edilmişler, ancak katılmadılar.
Tepkiden çekinmiş olmalılar.
Halk öfkeliydi…
Bir ihtiyar yanıma yaklaştı, “Ahırdaki ineğe suyu parayla mı içireceğiz?” diye sordu.
Muhtar Karakadılar’ın konuşması mükemmeldi.
Su kavgası sürecini çok çarpıcı ifadelerle anlattı.
Sonunda Balaban halkı hep birlikte haykırdı:
“Bizim suyumuzu kimse alamaz!”
******
Toplantıdan ayrılırken şunu düşündüm:
Epey zamandır böyle şey olmuyordu.
Toplumun bir kesimi, yönetimin bir haksızlığına karşı sesini çıkarmıyordu.
Hele son yıllarda…
Halkın, baskı nedeniyle gözünü, kulaklarını kapattığı, ağzına fermuar çektiği bir dönemde…
Helal olsun Balaban halkına!
Helal olsun Balaban Köyü’nün yürekli muhtarı Cumhur Karakadılar’a!

Bu yazı toplam 1852 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim