• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 15 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 14 °C

BİR ŞEHİR YÖNETMEKTEN BAHSEDİYORUZ

Tarık Bağdat


Hiçbir meslek ya da iş gerekli deneyim ve bilgi birikimi olmadan yapılmıyor. Günümüzde pek çok alanda iş yapabilmek için yüksek eğitim kurumundan diploma gerekiyor. Günümüz iş dünyasında okulun da yeterli olmadığı, edindiğiniz bilgi ve deneyimi sertifika ile onaylatmanız gereken durumların sayısı hızla artıyor.
Ülkemizde iş siyasete gelince yukarıda saydıklarımın hiçbirisi geçerli değil. Bu ülkede adeta bilgi ve deneyim birikimi gerektirmeyen tek ‘iş’ siyaset olmuş ve de özellikle yerel siyaset…
Biraz popüler olmaya gayret et; bir sivil toplum kuruluşunun ya da meslek odasının yönetiminde bulun; medyada birkaç haberin ve resmin çıksın; hop atla siyasete…
Olağandışı bir gelişme olmazsa üç ay sonra yerel seçimler yapılacak. Vatana ve millete hizmet aşkıyla tutuşan bazı adaylar ortalığa dökülmeye başladı. Karşılıklı tanışmadığımız ama aşina olduğumuz veya sokakta karşılaşsak da selamlaşmayacağımız adaylar zoraki biçimde gündemimize girmeye başladı. Genel geçer sloganlarla kendilerini tanıtmaya çalışıyorlar. Pek çoğunun ve yanındaki danışmanların şehirler, insan yerleşimleri veya toplumun gerçek ihtiyaçları konusunda ne bildiği belli değil. Kaynağı nereden bulacaklar, hangi dertlere çare olacaklar; bilebilene aşk olsun!
Onlara göre, en kolay “iş” yerel siyaset…
Yerel seçimler, genelde belediye başkanı adaylarının partilere göre daha fazla öne çıktığı süreçler olarak gözlenir, doğrusu da budur. Ama ülkemizde siyaset, kurumsal bir altyapıya dayanmadığından; yerel seçimler süreci adayların kesinlikle sağlam dayanakları olmayan yerel iddiaları üzerine kurulur. Sözler verilir, hayaller bol kepçeden atılır. Seçimlerden sonra da verilen sözleri kimse hatırlamaz; halkın ve medyanın belleğinden silinir gider. Neden? Çünkü seçimlerden sonra gerçekler başlar, para bulmak zordur.
İyi ve kötü yönleriyle yaşadığımız çağda sosyal ilerleme, tercihini şehirlerden yana yapmıştır. Bu nedenle ülkenin geleceği konusunda ciddi düşünceleri olan siyasal partilerin öncelikle şehirler ve şehirleşme konusunda programları olması gerekir. Ama parti programlarını incelediğimizde; bu önemli konuda önemli, özgün ve yeni açılımlarla karşılaşamıyoruz. Parti programına eşlik eden bir şehirleşmeye, yöreye yönelik geniş görüşlülük ve programının var olması da pek görülen bir durum değil. Hâlbuki değişimlerin yaşandığı bu yüzyılda kentleri daha fazla öne çıkardığı bu dönemde her siyasal partinin; ülkenin bölgeleri, havzaları ve şehirleri için ayrı geleceği tasarlayan yerel programları olması gerekir. Tabii yere sağlam basmayan isterse 500 projeniz, programınız olsun, hepsi hikâye değil midir?
Gelişmiş ülkelerde kentlerin, tarımdan sanayiye geçiş süreci, turizme, tarıma geçiş süreci veya sadece tarıma geçiş süreci ile birlikte bir özgün gelecek tasarımı, plan ve programlara bağlı geliştiğini görüyoruz. Ülkemizde ise önce şehirler kendi başıboşluğu içinde oluşmuş; daha sonra planlanmış olması gereği akla geldiğinden bir ilçe de, bir şehir de gerçek planlamacılar tekrar oluşum için zemin, siyasi zemin, planlama gibi her ayrıntıyı aşama aşama hayata geçirme derdine düşmüştür. Geçmişte oy ve siyaset kökenli rant elde etme amacıyla oluşturulmuş şehir politikalarının bugünkü görünümden daha başka sonuçlar vermesi de zaten beklenmezdi.
Bu durumda gerçekleri konuşmak lazım yerel politikanın bir dönem ya da iki dönem ile oluşmayacağını kafamıza yerleştirmemiz gerekir. Şu bir gerçek ki önce alt zeminin ve doğru adımın atılabilmesi için iç mücadele planlaması sonra doğru adımın atılma aşaması oluşturulduğunu arkasından uzun vade de oturmuş bir planlamanın hayata geçtiğini görmemiz lazım. Bunların hepsi gerçekten ilçesine, şehrine bir şeyler vermek isteyen insanların düşünce tarzıdır. Kendini ilçesine adayan belediye başkanlarının mücadele etmesidir.
Belki bizlerin anlayışlarına ters gelebilir. Bizler kafamızda oluşturduğumuz kalıplar nedeni ile gerçekleri göremeyebiliriz. Ya da yapılan bir çok dedikodu yüzünden gerçekleri algılayamayabiliriz. Ancak gelişen değişen zamanda bu gerçekleri görmeye başlamamız gerekir diye düşünüyorum. Şimdi mantıklı düşünme zamanı.
En Kolay “İş” Yerel Siyaset…
Yerel yönetimlerimiz genelde görünür hizmetler verme eğilimi içindedirler. Seçilmiş belediye başkanlarının, ana sorunların üstüne giderek çözümlemek yerine genelde popülist uygulamalarla bir sonraki seçimi garanti altına almaya çalıştıkları sık gördüğümüz bir durumdur. Yâda mazlum edebiyatı yaparak koltuğunu korumaya çalıştıkları gördüğümüz yöntem biçimleridir. Pek çok örnekte belediyelerin, halkın sempatisini kazanma adına kendilerini hiç ilgilendirmeyen konularla uğraştıklarını görüyoruz. Bu süreçte belediyelerin insan, donanım ve anlayış olarak sağlam bir yapılanmalarının olmaması da etken… Hepsi olabilen gerçekler, yaşanmış, yaşanan yada gelecekte de yaşanacak gerçekler.
Fakat! Elini taşın altına koyan insanların varlığını da, şehri için kendini ateşe atanları da görmek asıl gerçeklerle yüzleşmektir. Gerçekleri görmek gereğidir. Bir sürü boş konuşma yapmak yerine yapılanlara güvenerek arkasında sağlam durmak gerekir.
Unutmayın! Bir manav dükkanını yönetecek, Bir kuruyemiş dükkanını yönetecek, hemşeri derneğini, spor kulübünü yada meslek odasını yönetecek aramıyoruz. Kocomanlaşan bir şehri, gelişmekte ve değişmekte olan bir şehri yönetecekten bahsediyoruz.
Şimdilik noktayı koyalım. Hangi yetki ve sorumluluk düzeyinde olursa olsun; bir yerleşimi yönetmek, kişinin merakından, hevesinden veya duygularından çok daha fazla bilgi ve deneyim gerektiren bir iştir, unutmayalım.

Bu yazı toplam 926 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim