• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : 2 °C

Bitmeyen satranç tahtası!

Nihal Özgirgin

Geçmiş yazılarımda da bahsettiğim gibi yaşadığımız bu topraklar üzerinde neredeyse her yüzyılda bir yeni düzenlemeler yapılmaktadır. Kısaca ne zaman dünya siyasî haritası yeniden şekillense muhakkak bu topraklar da yeni dizaynlardan nasibini almaktadır.
Mesela 20. yüzyıl başları dünyada yeni siyasî düzenlemelerin yapıldığı, devletlerin sınırlarının yeniden belirlendiği bir dönemdir. Bu dönemde imparatorluklar yıkılmış yerine yeni ulus devletler kurulmuştur.
Bu gelişmelerden özellikle Avusturya-Macaristan İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu etkilenmiştir.
Kanaatimce bu süreçte amaç zaten Osmanlı İmparatorluğunu parçalamaktı. Çünkü Avusturya-Macaristan'ın birleşerek kendilerini imparatorluk ilan etmesi 1867'dedir. Kısa bir süre önce imparatorluk olmuş bir devletin dağılması da çabuk olur.
Netice itibariyle o günkü dinamiklerin hedefi Osmanlı topraklarını işgal etmekti. I. Dünya Savaşı’ndan sonra da bu amaçlarına nail olmuşlardır.
Bugüne baktığımızda ise dünyada yeniden ülkelerin sınırlarının değiştiği bir dönem yaşamaktayız. Hedef coğrafya yine bu bölgedir. 21. yüzyıldaki devlet yapılanmasında yeni düzen ise ulus devletin yıkılmak istendiği bir düzendir.
Dikkat edilirse her iki yüzyılda kurulan satranç tahtasının hedefi de alınmak istenen netice de aynıdır. Oyunun kurallarında bile aynı hedef görülmektedir: "Ülkenin bölünmesi hedefi" ki 20. yüzyılda başarıya ulaşmıştır.
Geçmişte bu topraklar üzerinde yapılan mücadeleler daha çok askerî nitelikte olduğundan atalarımız, ülkemiz parçalansa da neticede mevcudiyetimizi devam ettirecek bir devleti bileklerinin hakkı ile kurmuşlardır.
Fakat bugüne bakıldığında mücadelenin askerî mücadeleden ziyade psikolojik olarak yürütüldüğü görülmektedir. Kanaatimce psikolojik mücadele gelecekte bizler için daha tehlikeli sonuçlar doğuracaktır.
Çünkü bu tarz mücadele sisteminde halk adeta şoklanarak başına ne gelirse gelsin tepkisiz kalmaktadır. Sindire sindire ikna yöntemleriyle ülkenin dağılma süreci halka empoze edilmekte, sonuçta da tepkisiz bir halk, kolay yönetilecek bir hale getirilmektedir.
Değerli okuyucular, askerî ya da psikolojik nasıl olursa olsun bu topraklar “bizim” diyorsak, kurulan satranç tahtasında şah ve mat yapmak, liderliğinin değerini bugün daha iyi anladığımız Atatürk'ün dediği gibi "damarlarımızdaki asil kanda" mevcuttur. Yeter ki bunun idrakinde olalım.
Saygılarımla…


Bu yazı toplam 857 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim