• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 4 °C
  • İstanbul : 16 °C
  • Sakarya : 4 °C

Biz istersek birinci olursun anlayışı

Bilal Dündar
 

 

İzmit Gazi Anadolu Lisesi’ndeki nahoş olan olay ulusal basın ve televizyonlara konu oldu. Okulunu birincilikle bitiren Işıtan Önder adlı öğrenci kürsüde duygu ve düşüncelerini aktarırken kendi yaşlarında Gezi olaylarında hayatını kaybedenlerden etkilenerek onların adları anmış. Duygu ve düşüncelerini şöyle özetlemiş;

“Sadece güzel anılar ve dostluklarla hatırlayacağım lise hayatıma bugün veda ediyorum. Ben bugün burada şans eseri konuşuyorum. Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz ve diğerlerinin eğitim hakları, yaşama hakları gasp edildi. 15 yaşındaki bir çocuğun eğitime zararı ne olur? Biliniz ki, Ali İsmailler, Berkin Elvanlar hep bu kara tahtanın önünde olacaklar. Yaşama haklarının ellerinden alınmasına sebep olanlara en büyük cezayı tarih verecek.”

            Hiçbirimiz zembilden inmedik. Geçmişimize bakalım. Lüzumlu, lüzumsuz konuşmalarımız da oldu. Konuşup da pişman olduğumuz davranışlarımız oldu.

            Öğrenciliğimizde, öğretmenliğimizde yüzlerce olaylarla karşılaştık. Her birine ceza verilseydi neler olurdu neler.

 

           İZMİT TİCARET LİSESİNDE BİR ANI

 

            İzmit Ticaret Lisesinde yıl sonunda Ekonomi dersinde kurtarma ve not yükseltme sözlü sınavı sırasında benim sorduğum üç soruya yanıt vermeyen bir kız öğrencim sınıftan çıkarken “Allah fakirlerin belasını versin, babamın da dâhil” kızgın ve yüksek sesle söylediği sözü karşısında çok şaşırmıştım. Teneffüste müdür başyardımcısının odasına çağırıp konuştum. Hüngür hüngür ağlayan öğrencinin birçok sorunu varmış. Babası emekli işçiymiş. Dört çocuğunu okutmada, beslemede zordaymış. Evleri kiraymış. Baba akşam yemeğinden sonra elektrikleri kapatırmış. Yol parası vermede zorlandıkları için dört kilometrelik yolu yaya gidip geliyormuş. Yırtık, yamalı çorapları yüzünden arkadaşları alay ediyormuş, gibi birçok sorunları varmış.

            Bir bayan öğretmenden psikolojik yardım alarak öğrencimize destek olduk.

            Olayı duyan bazı öğretmen arkadaşlar disipline verelim bu laflar söylenir mi diye tepki gösterdiler. Onları da ikna ettik.

            Bu gün o güzel kızımız İstanbul’da evli iki çocuğu var. Oldukça zengin sayılacak durumdalar. Sık sık arar ve hal hatır sorar.

            Olayları şartları içinde değerlendirmek gerekir. Okulun görevi papağan öğrenci yetiştirmek değildir. Olayları sosyolojik, psikolojik bilgiler ışığında değerlendirmek gerekir.

            Ceza vermek en son yöntem olmalıdır. Yıllarca başarı merdiveninde olan Işıtan Önder’in bir anda yıllarını heba edip birincilik kürsüsünde yararlanacağı haklardan mahrum etmek düşüncesi özgürlüğüne pranga vurmaktır. Ayrıca Milli Eğitimin ve eğitimcilerin kendi kendilerini inkârdan başka bir şey değildir.

            Ayrıca hukuka, ahlaka ve adalet duygusuna da terstir.

            Bu genç öğrenci yol mu kesti, devlet araç ve gereçlerini mi yaktı, cinayet mi işledi yoksa Milli Eğitime, okuluna dinamit mi koydu.

            Gençlere üç maymunu oynatmak eğitim ve eğitimcilik değildir. Kendimizi dünyaya rezil etmeyelim. Gençlerimize kafa travması yaşatmayalım.

            Eğitimde ter dökmeden uluslar savaş da kan döker sözünü unutmayalım.

            Hatadan dönmek erdemliktir. Hatadan dönülmesini diliyor ve bekliyoruz.

Bu yazı toplam 1420 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim