• BIST 89.270
  • Altın 146,969
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kocaeli : 10 °C
  • İstanbul : 13 °C
  • Sakarya : 10 °C

Bize ne oldu ve nereye gidiyoruz?

Bilal Dündar

KADIN CİNAYETLERİ: Hani kadınlar baş tacımızdı? Hani cennet anaların ayağının altındaydı? Ana gibi yar vatan gibi diyar olmaz diyorduk. Kadınsız hayat olmaz diyoruz. Kadınlar bizim kutsalımızdır, deniyordu. Hepimizi bir kadın doğurmadı mı? Kadınları cephede yenilmesi gereken bir düşman gibi görür duruma gelindi.

Allah’ın her günü gazetelerde, televizyon ve radyo haberlerinde bıçakla, tabanca ile evinde, sokakta öldürülen kadınlar birbirinin peşi sıra sıralanıyor. Bu vahşet nedir, niye oluyor, nasıl önlenecek? Alınması gereken önlemler yok mudur?

Kadını bir eşya gibi görmekten nasıl kurtulacağız? Bu konularda ne yazık ki ciddi ve umut verici ne açıklamalar var, ne de tedbirler alınıyor. İşsizlik, yoksulluk, stres, adaletsizlik, senin adamın benim adamım ayrımı ve de umutsuzluk, çaresizlik içinde bulunan bireyler hırçın, biyolojik üstünlükleri ile kadınları yok etmeye çalışıyorlar. Bu ilkellikler giderek artıyor. Kansere dönüşen bu yara acilen ele alınmalıdır ve çare aranmalıdır.

 

MECLİSTEKİ UTANDIRAN KAVGALAR

Eskiden ağız dalaşı olurdu. Bir iki kişi arasında yumruklamalar olurdu. Bu durum bile tolum tarafından kınanırdı, ayıplanırdı. İki gün önce alışmadığımız, görmediğimiz türden onlarca kişinin yumruk salladığı, kadın milletvekillerin arada kalıp avaz avaz bağırıp canlarını kurtarmak için feryatları, masa üzerinden uzun atlama yapıp hedefe saldıranlar herkesi ürperterek utandırdı. Milletin meclisini boks ringine çevirenler bu topluma nasıl örnek olacaklardı. Bunu düşünmüyorlar mıdır?

Her zaman gördüğümüz acı ve komik bulduğumuz, Tayvan Meclisinin örneğini maalesef biz yaşıyor ve görüyoruz.

Sayın vekillerimiz iyi bilsinler ki ön teker nereden giderse arka teker onu takip eder. İnşallah bu örneği bir daha yaşamayız. Gözümüzdeki ve ruhumuzdaki Büyük Millet Meclisimiz bu görüntüyü hak etmiyor.

 

DOLANDIRICILIK BİR SEKTÖR OLDU

Kimileri dağdan, taştan topladıkları iki,  üç değişik bitki türünü karıştırıp her derde deva olarak pazarlıyorlar.  İnternette, televizyonlarda, radyolarda, telefonlarda açık açık yalanları ile reklamlarını yapıp halkı kazıklıyorlar. Kimisi zayıflama, kimileri kansere, kimleri ise baş, diş, göz ağrılarına bire bir etki yapıyor diyorlar. Bunlar her derde çare üretiyorlarsa bu kadar büyük masraflarla tıp fakülteleri açmaya gerek kalmaz. Bu komik yalanlar ile büyük soygun yapıyorlar.

Kimileri polis, kimileri savcı, kimileri hakim veya başka bir meslekten olduklarını söyleyerek yalan ve tehditlerle para, kontür gibi taleplerle her gün bir çok insanı dolandırıyorlar. Git gide bu alanda çığ gibi artma var.

Toplum olarak geçmiş, yaşanmış dolandırıcılıkları da balık hafızamızla unutarak dolandırıcıların ağına onlarca insan düşüyor. Çok yazık!

 

ÇOCUK TACİZCİLERİ

Toplumsal hastalıklar zinciri uzuyor ve artıyor. İnsanın düşününce bile sıkıldığı ve aklının bir türlü almadığı çirkinlikleri de maalesef görüyor ve yaşıyoruz.  Birkaç müessif olaydan sonra oradan, buradan ve birçok yerden çorap söküğü gibi çoğalan çocuk tacizliği insanı ürkütüyor ve korkutuyor.

O çirkin ve korkunç anı yaşayan çocuk hayatının sonuna kadar o anı unutamaz. Ruh yapısı bozulan o çocuklardan bu toplum ne bekleyebilir. İçindeki intikam ve kinle yarın neler yapabileceği birçok şeyi düşünmeliyiz. Bu konuda Aile Bakanlığı var, yüzlerce psikolog var.

SOS veren bu duruma öncelikle acil tedbir almak  yetkili, yetkisiz herkesin boynunun borcu kabul etmelidir. Toplumun yüz karası bu sapıklar asla affedilmemelidirler.  LANET OLSUN!

Bu yazı toplam 1152 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim