• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli : -6 °C
  • İstanbul : 4 °C
  • Sakarya : -5 °C

Bize toplumsal hoşgörü ve mutluluk lazım

Tarık Bağdat

Hayatımızın gerçek amacının mutluluğu aramak olduğuna inanırım. “Gerçek mutluluğa ulaşmak Batı’da her zaman hasta edici, anlaşılmaz, ele geçmez bir şey gibi görülmüştür. Varlığımızın esas anlamı mutluluktur, mutluluğu aramaktır. Mutluluğu gerçek bir hedef olarak görmek ona doğru olumlu adımlar atmamızı sağlar" diyen Dalai Lama çok haklıdır.

Mutlu olmak için pek çok şeye ihtiyacınızın olduğunu düşünebilirsiniz ama ihtiyaç duyduğunuz o şeylerin çoğunun aslında eskiden zaten sahip olup sonradan kaybettiğiniz şeyler olduğunu pek fark edemezsiniz.

Hayat kalitemizi bozan güncel sorunlardan çoğunun kaynağı mutsuzluğumuzdur: Uyku sorunları, yorgunluk yakınmaları, çarpıntı atakları, mide-bağırsak spazmları, kas ve eklem ağrılarınızın, göğüs sıkışmaları ve nefessiz kalmalarınızın, kırgınlık ve alınganlıkların, hiddet ya da öfke patlamalarına kapılmamızın, eşimize, işimize, arkadaşımıza bile güvensizlik duymalarınızın, endişe ve korkularınızın arkasında çoğu kez mutsuzluk sorunu yatmaktadır

Ve! Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalık gibidir. Hastalığın kişisel olmaktan çıkıp toplumsal bir sorun haline dönüştüğünü düşünenlerin sayısı artmaktadır: Kavgacı, gürültücü, suç oranı yüksek, yardımlaşma, şefkat, hoşgörü oranı düşük bir toplum haline gelmemizin sebebi mutsuzluktur. Aşktan, dostluk ve arkadaşlıktan, sevgi, başarı, takdir ve iltifattan çok çelme takmayı, kazıklamayı, kıskançlık, düşmanlık, kin, nefret ve aşağılamayı daha çok kullanmamızın nedeni de büyüyen toplumsal huzursuzluk ve mutsuzluktur.

Konunun sosyolojik yanı gibi sağlık tarafı da bir hayli önemlidir.

Aslında geçmişten beri gelen tabloya baktığımızda; Mutlu olmaya hazır bir toplumuz. Kolay, uysal, heyecanlı, hareketli ve inançlıyız. Ama ne yazık ki hayatımızdan memnun değiliz! Eğer mutluluk ölçümü yapılabilse ülke olarak çok arka sıralarda yer bulabileceğiz. 20-30 yıl öncesine oranla refah düzeyimiz, sağlık sistemimiz, yaşam kalitemiz daha iyi gibi görünüyor ama kişisel ve toplumsal mutsuzlukta en üst noktalardan birindeyiz.

Her insan toplumun bir parçasıdır ve kimse toplumdan ayrı olarak yaşayamaz, yaşatılamaz. İnsanlar toplum oluşturabilmeleriyle diğer canlılardan ayrılır. Toplumun parçası olan bir insanın etrafında sürekli başka insanlar vardır. İnsan toplum içinde düzgünce yaşamayı bilmelidir.

Birbirine insancıl ve kardeşçe davranan insanların oluşturduğu bir toplumda huzur, barış, mutluluk hakim olur. Böyle bir toplumda yaşamak çok keyifli ve mutluluk dolu olur. İnsanların nasıl davrandığına göre çevremizdeki dünya değişik şekillere bürünür. İnsanlar birbirine iyi davranırlarsa, anlayışlı olurlarsa iyi bir dünya, kötü davranırlarsa da kötü bir dünya ile karşı karşıya kalırız. Tabi ki esas olan insanlara güzellikle yaklaşmaktır. Çevresine iyi davranan insan dünyayı diğerleri için bir nebze de olsa yaşanılır kılar.

Dünyayı daha güzel yapan davranışlardan biri de hoşgörülü olmaktır. Hoşgörülü insanlar birbirlerine karşı daha tahammüllü davranırlar ve anlayışlıdırlar. Birbirlerinin hatalarına hoşgörü ile bakarlar ve insanları hemen yargılamazlar. Bu şekilde çevrelerindeki insanlara şans vermiş olurlar ve insanlarla aralarındaki ilişkileri bozmazlar. Bu şekilde toplum daha yaşanılır bir toplum olur.

Günümüzde insanlar bazı şeylere sabredememektedir. Hayatın yoğunlaşmasından ve zorluğundan kaynaklanması muhtemel olan bu durumda birbirine kaba ve soğuk davranan insanlar ile karşılaşırız. İnsanlar günümüzde birbirinin pek çok özelliğine tahammül edememektedir. Başkalarının dış görünüşleri, düşünceleri,  en ufak hareketleri birbirleri için problem olmaktadır. Bu insanlar aynı toprağı, aynı şehri, aynı mahalleyi paylaştıkları insanlara hoşgörüyle yaklaşmadıkları gibi toplumun huzurunu da bozmuş olurlar. Mutlu ve huzurlu bir toplum için üzerlerine düşeni yapmamış olurlar. Bugün bu dünyanın ihtiyaç duyduğu ise iyi niyetli, hoşgörülü, insancıl insanlardır.

Zaten çevresine güzel yaklaşmayan insan dünyaya da güzel yaklaşamaz. Hoşgörülü olmayan insan hiçbir şeyden memnun olmaz ve kendisini de sürekli huzursuz eder.

Toplumda dönem dönem birbirini düşüncelerine göre ayıran insanlar var olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bu son derece yanlıştır çünkü herkes istediğini düşünme özgürlüğüne sahiptir. Önemli olan farklı düşüncelerdeki insanlarla aynı toplumda huzur ve barış içinde yaşamak, farklı düşüncelere saygılı olmaktır. Farklı düşünceleri ayrıştırmak yerine onlardan faydalanmak en doğrusudur. Zaten tek tip düşüncenin hakim olduğu bir toplumda yaşamak da hoş bir şey olmayacaktır. Mühim olan birbirimize karşı hoşgörü içinde huzurla yaşamaktır. 

Bu yazı toplam 1366 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim