• BIST 107.206
  • Altın 142,796
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Kocaeli : 28 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 28 °C

Bizim istihbaratımıza ne oldu?

Mehmet Özmen

Terörün dili yok…

Milliyeti, ırkı, vicdanı yok…

Duygusu, karakteri yok…

Acıması, dini, mezhebi, inancı yok…

Buraya kadar anladık…

Bunu, Ramazan ayı gibi kutsal duyguların yeşerdiği böylesine müstesna zamanlarda bile insan canına kastettiklerinden dolayı rahatça anlayabiliyoruz.

Terör insanlığa karşı işlenmiş topyekun bir suçtur. Yani hangi ırktan olursanız olun, hangi dine inanırsanız inanın terör sizin öncelikli düşmanınız olmalı.

IŞİD’i, PKK’dan, PKK’yı diğerlerinden ayıran bir özellik yoktur. Hepsi de hedefini sahte hedefler üzerinden insanlık olarak belirlemiş, kandan beslenen ve ahmakların bir araya gelerek tetikçilik oynadıkları, kime alet oldukları herkesçe malum olan insanlardan oluşur…

Yani terör örgütleri birileri tarafından ekonomik ve ideolojik hedeflerle kurularak desteklenmiş, daha sonra ise yoldan çıkarak kontrolsüz güç haline gelmiş şer odaklarıdır.

İstanbul’da bir bomba patlatıldı. 7 askerimiz şehit oldu, çok sayıda vatandaşımız da hayatını kaybetti. Hepsine ayrı ayrı Allah’tan rahmet, kederli yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum…

Yaralı olarak bu terör saldırısını atlatanlara da Allah’tan şifalar diliyorum…

Türkiye belli ki daha uzun süre bu olayların merkezi olmaya başlayacak. Hazır yaz dönemi de geldi terörün bu kez namlularını metropollere, yani İstanbul’un dışında Antalya, İzmir, Bodrum ve benzeri noktalara çevirebilir.

Bütün bunlar ortada iken neden önlem alınamaz…

İşte bizim takıldığımız unsur da budur…

Türkiye, terörle mücadele halinde olan bir ülke. Devletin her kademesi bu konuda elinden geleni yapıyor, fakat belli ki yetmiyor. Zira istihbarat dediğimiz hadise olay cereyan ettikten sonra faillerin bulunması ya da ‘Hesabını soracağız’ naralarının atıldığı bir yapı değildir…

Olası bir saldırının önceden tespit edilerek gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin alınmasını sağlayan farklı bir özelliktir…

Ülkemiz, terörle mücadelede gerçekten çok tecrübeli. Askeri yapısı her türlü olaya müdahale konusunda yeterli donanıma sahip. Fakat artık küçük isyankar gruplardan söz etmiyoruz. PYD üzerinden ABD gibi ‘müttefiklerimizin’ açıkça desteklediği bir örgütten söz ediyoruz

Ve dahası PKK denilen bu örgütün elinde uçaksavar füzelerinin bulunduğu dahi iddia ediliyor.

Yani eğer bu durum doğru ise artık Kuzey Irak’ta, Suriye üzerinde uçaklarımızın uçuşu kendisine doğru çevrilmiş olan füzelerin tehdidi altında olacaktır.

Dolayısıyla istihbaratımızın safiyet içinde olduğunu söylemek açıkçası mümkün bir hal almak üzeredir. Yani ne terör örgütlerinin ellerine ağır silahların geçmesi sırasında etkin bir duruş sergilenebilmiş, ne de İstanbul’un göbeğinde patlayan bombaların önceden istihbaratı sağlanabilmiş…

Arada olan yine garibana olmuş…

Yani askerimiz, polisimiz şehit olmuş, vatandaşımız ise ne olduğunu anlayamadan kör olasıca bir teröristin eylemi ile hayatını kaybetmiş…

Devlet olarak bu konuya daha çok eğilmeli, sorunun tespiti ve çözümü için azami derecede gayret göstermeliyiz.

Zira büyük ülkeler böyle yaparlar. İstihbarat konusu da öyle basite alınabilecek bir mevzu değildir. İstihbaratçının görevi olayları sonradan değil, önceden görmektir.

 

Bu yazı toplam 1075 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim