• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 7 °C

Bizim kadınlarımız

Bilal Dündar

 

 

 

Kadınlar Günü esasında hak arama ve eşitlik mücadelesi olarak başlangıcı 1857 yılı 8 Mart tarihine dayanır. Bir işyerinde erkeklerle beraber çalışan 129 kadın eşit iş, eşit ücret ve eşit hak mücadelesine soyunurlar. Bu mücadele onların yanarak ölümleri ile sonlanır. Bu neden ile 8 Mart her yıl Dünya Kadınlar Günü adıyla anılır ve konuşulur. Bizde kadınlarımız iki kategoriye ayrılmıştır. Maalesef kadınlarımızın büyük ekseriyeti çağdaş yaşam şartlarından uzak olarak hayatlarını sürdürmektedir. Kadınlarımızın büyük bir ekseriyeti ya okumamıştır yahut da az okumuştur. Bu nedenle de ekonomik özgürlüklerini kazanmamışlardır. Kocasının gelirine muhtaçtırlar. Bu durum ister istemez kadınları ikinci plana itmiştir. İstediklerini yemek, giyinmek ve önemli karar almakta genellikle kocasından izin alma durumundalar.
           Anadolu’nun birçok yerinde örf ve adetler geçerli olduğu için ne zaman ve kiminle evleneceklerine babaları karar verirler. Küçük yaşlarda evlendirilirler. Çocukluklarını ve gençliklerini yaşamadan anne olurlar. Tabir yerinde ise geneli küçük annedirler.
           Evde ev işleri, yemek, çamaşır, bulaşık, çocuk bakımı yanında hayvanların bakımı ve tarlada çalışmak onların hayatının parçasıdır. Evin kadını olduğu kadar erkek işlerini üstlendikleri içinde evin erkeği konumundadırlar.
Birçok aile ataerkil tarzda yaşadıkları için evin gelini kaynana, kayınpeder, kayınbirader ayrımı yapmadan hepsine bakma ve hizmet etme mecburiyetindeler.
        Bir ağır işçi gibi çalışkan bu kadınlarımız aile meclisinin inandığı ve uyguladığı töre kurallarına asla karşı gelemezler. Günümüzde töre cinayetlerine kurban giden onlarca genç kızımız, kadınımız toplumumuzun kanayan bir yarasıdır.
Kadınların önemsenmemesi, eğitimsizliği, ekonomik özgürlüklerinin olmaması onları hep arka plana itmiştir. Tek hâkimiyet sahibi olan erkekler sınırsız ve kontrolsüz bir yaşamlarının sonucu olacak ki özellikle de Güney Doğu ve Doğu da ikinci ve üçüncü evliliklere sık sık rastlanmaktadır. Geçim sıkıntısı, çok çocuklu olan bu aile tiplerinde genellikle mutsuzluk ortamı yaratıyor.
         Ekmek ve aş temini için başka yerlere özellikle de batı illerine bu nedenle yoğun iç göç olmaktadır. Geçim derdine düşen bu insanlar gittikleri yerlerde uyumsuzluk sorunu da yaşamaktalar. Konuyu uzatmak ve olumsuz olayları saymakla bitiremeyiz.
         Yasa önünde eşit hak sahibi gibi görünen kadınlarımız maalesef gerçek hayatta hep itilip kakılan, horlanan, ezilen, hakkı yenilen bir ortamda yaşamaktalar. Bu kadınlarımıza Dünya Kadınlar Günü bir ninni, bir masal gibi gelmektedir. Gazete ve televizyonlardan duyulan o anlamlı, süslü kelimeler ve kutlamalar bunları hiç ilgilendirmez. Ancak mutlu azınlık diyebileceğimiz kadınlarımız bugünü içeriğine uygun olarak anar ve yaşarlar.
           Kadınlarımız çağdaş haklarını ancak mücadele vererek alabilirler düşüncesindeyim. “Hak verilmez alınır” veciz sözü de bu tezimizi doğruluyor. Bu duygu ve düşünce ile tüm kadınlarımızın “Kadınlar Günü”nü içtenlikle kutluyorum.

 

Kırım Tatarlarının yanındayız

 

Rusya çift kutuplu dünyanın hayali ve özlemi ile olacak ki Azerbaycan’da yaptırdığı soykırımdan sonra Gürcistan’da akla hayale gelmeyen baskı yöntemlerini uyguladı. Şimdi de Ukrayna üzerinde baskı kurarak etki alanlını kaybetmeme mücadelesi veriyor.

            Ukrayna’ya bağlı Kırım Özerk bölgesinde hegemonyasını yürütmeye çalışıyor. Kırımın hava alanlarına ve stratejik bölgelerine asker çıkardı.

            Geçmişte Sibirya’ya sürülüp yok edilmeye çalışılan Kırım Tatarları buradaki nüfusun yüzde 15’ini teşkil ediyor.

            Kırım Tatarlarına gelecek en ufak zararı bize gelmiş kabul edeceğiz. Bu nedenle Rusya aklını başına almalıdır.

            Her şeyimizle ulus olarak Kırım Tatarları kardeşlerimizin yanındayız. Başta Rusya olmak üzere  dünya bunu böyle bilsin.

Bu yazı toplam 1800 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim