• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 17 °C

Böbürlenme meraklısı bir milletiz…

M.Tanzer Ünal

 

                                       

Hiç merak ettiniz mi?

Türkiye’de bir günde acaba kaç tören yapılıyordur?

Cenaze töreni…

Düğün töreni…

Bunlardan söz ettiğimi sanmayın.

Bunlar yaşamın gerekleri…

Ben diğerlerinden söz ediyorum.

Hani o “temel atma” ve “açılış” törenlerinden…

Kanser gibi topluma musallat oldu bu hastalık!

Önce politikacılar başlattı.

Her gittikleri yerde ya temel attılar, ya açılış yaptılar.

Gösteriş olsun diye…

“Çalışıyor” görünmek için…

Siz bir başbakanın veya bir bakanın, ziyaret ettiği bir kentten, açılış veya temel atma törenine katılmadan döndüğünü hiç gördünüz mü?

Temeli atılacak veya açılışı yapılacak herhangi bir şey yoksa bile uydurdular.

Son zamanlarda moda oldu.

Tek tek değil, açılışlar artık toplu yapılıyor.

Toplu açılış törenleri…

“Başbakan, 600 eserin toplu açılış törenine katılacak…”

İnanmıyorsan, say!

Uzun bir kurdele…

Gerisinde 25-30 kişi…

Herkesin elinde bir makas…

Makasın ağzı açık, kurdeleye yanaşmış…

Törenciler, “Ya Allah bismillah!” seslenişini duyar duymaz, yüzlerinde gülümseme (fotoğrafta iyi çıksın diye) kurdelenin işini bitiriyorlar.

Ellerinde kalan parçayı da ceplerine indiriyorlar.

Neymiş?

Kısmetmiş…

                                                                              *********

Tuvalet yapıyorlar…

İşemek yasak!

Nedeni, daha açılışı yapılmamış.

Köprü yapıyorlar…

Geçmek yasak!

Neden?

Bakan gelip açılışını yapacak.

Yol?

Geçmek yasak, açılışı yapılacak…

Açılışsız olmaz!

Mutlaka açılış töreni…

Mutlaka kurdele kesimi…

Gazetelerde okumuşsunuzdur.

Geçenlerde Afyon’da yeni icra müdürlüğünün açılışını bile törenle yaptılar.

Sonunda…

Politikacılara baka baka…

Bizim toplum “tören manyağı” oldu çıktı.

Aklınıza gelebilecek her şey için artık “açılış töreni” yapıyoruz.

Büfe açılışı…

Bakkal açılışı…

Lokanta açılışı…

Kuaför açılışı…

Çiçekçi açılışı…

Sergi açılışı…

Kermes açılışı…

Sayın sayabildiğiniz kadar.

                                                                              *********

50’ye yakın ülke gezdim.

Gittiğim yerlerde toplumu bu yönüyle de izledim.

Vardığım sonuç şu:

Tören konusu da toplumun gelişmişliğiyle ilgili…

Gelişmiş toplumlarda tören yok, gelişmemiş toplumlarda tören çok!

Herkes lay lay lom, törenden törene koşuyor.

Anlayacağınız, “tören hastalığı” sadece bize özgü değil.

Sosyal, ekonomik ve kültür durumları bizim seviyemizde olan her ülkede, tören yapmak ve törene katılmak, bir “böbürlenme” aracı.

Gelişmiş ülke insanlarının; çalışmaktan, üretmekten “tören yapmaya” veya “düzenlenen törenlere katılmaya” vakitleri yok.

Onlar olaya şöyle bakarlar:

“Yaptığın işi göstermek için yapma! Yaptığın işle böbürlenme! Başarmak için yap, herkes duysun diye değil…”

                                                                                              *********

Bir kişi, bir kurum iş edinse de…

*Türkiye’de yılda kaç tören düzenleniyor?

*Bu törenler için ne kadar masraf yapılıyor?

*Törene katılanların ne kadar zamanı boşa gidiyor?

Tespit etse!

Sanırım, ortaya inanılmaz rakamlar çıkar.

O tören masraflarıyla yılda kaç okul, kaç hastane yapılır!

 

 

Birine laf yok, diğerine laf çok!

                                               ********

PKK’lılar, BDP’liler, yeni isimleriyle HDP’liler, özetle Kürtçüler; hemen hemen her gün hainliklerini dile getiriyorlar:

“Özerklik ilan edeceğiz. Bayrağımız, güvenlik kuvvetlerimiz, meclisimiz ayrı olacak…”

Başbakan Erdoğan, PKK’lıların bu hainlikleri karşısında ağzını açıp tek kelime söyledi mi?

Söylemedi…

Onlara toz kondurmuyor.

Halbuki PKK’lıların söyledikleri, “devletin varlığı” ile ilgili.

                                                               ********

Geçenlerde Almanya Cumhurbaşkanı Gauck, ülkemizi ziyaret etti.

Değişik vesilelerle yaptığı konuşmalarda, “iktidarın demokrasi anlayışı”nı eleştirdi.

Sosyal medya ile ilgili kararları…

Medya üzerindeki baskıyı…

Özgürlük sınırlamalarını…

Başbakan Erdoğan, küplere bindi.

Açtı ağzını, yumdu gözünü…

“Almanya’da öldürülen, evleri kundaklanan vatandaşların hesabını veremeyenler gelip bize akıl vermesinler. Sen o aklı kendine sakla!”

                                                                              ********

Gördüğünüz gibi…

Başbakan Erdoğan’dan, ülkemizi bölmek isteyen Kürtçülere laf yok…

Ülkemizdeki demokrasi anlayışını eleştirenlere laf çok!

 

  

  

 

  

Bu yazı toplam 785 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim