• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 18 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 18 °C

Bu cepheleşmenin temelinde ne var?

M.Tanzer Ünal

Zum yapmayı bırakalım, olaylara “geniş açı objektif”ten bakalım.
Sahi, neler oluyor ülkemizde?
İşin sonu nereye varacak.
Bu kamplaşma da neyin nesi?
Birlik, beraberlik, kardeşlik projelerine ne oldu?
Toplumda huzuru sağlamakla görevli kişiler, neden huzursuzluğun kaynağı?
AKP’ye oy veren yüzde 50’ye sahip çıkılırken, geri kalan yüzde 50 neden dışlanıyor?
*********
Artık saklanacak, gizlenecek, üstü örtülecek tarafı kalmadı.
Olup biteni açık açık konuşmalıyız.
Nedir yaşadıklarımız?
Türkiye’de artık 2 cephe var.
BİRİNCİSİ: “Laikçi- Türkçü-Bağımsızlıkçı” cephe…
İKİNCİSİ: “İslamcı-Kürtçü-Mandacı” cephe…
Kişi kendini nasıl ifade ederse etsin, sonunda yolu bu cephelerden biriyle kesişiyor.
Ya o cephede, ya bu cephede…
Geçmişte “birinci cephe”nin hâkimiyeti vardı.
Yani ülke yönetimine “laikler, Türkçüler ve bağımsızlık yanlıları” hâkimdi.
Cumhuriyet, 3 ana temel üzerine kurulmuştu.
Bu ilkelerden birincisi “laiklik” tir.
“Laiklik”, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” özdeyişiyle anlatır kendini.
Din ve devlet işleri, birbirine karıştırılmaz.
İkinci ilke, “Türkçülük” tür.
“Ulus devlet” olmamızın esasıdır.
Adımız, “Türkiye Cumhuriyeti”dir.
Atatürk’ün “Ne mutlu Türküm diyene!” sözleri, bu ilkenin sloganıdır.
Üçüncü ilke, “tam bağımsızlık” tır.
Türk milli marşının İstiklâl Marşı olması, bundandır.
Cumhuriyet, evrimle değil, devrimle, savaşla kurulmuştur.
Harbiye Marşı’nda, “Kanla irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti” diye işte bundan dolayı haykırılır.
Cumhuriyet, 90 yıl boyunca bu ilkeler çerçevesinde yol aldı.
İnişli çıkışlı dönemler oldu, ama ana ilkelerden sapılmadı.
Taaa AKP iktidara gelene kadar…
AKP, ilk 5 yılını “devleti ele geçirmeye” ayırdı.
Hedefe ulaşmak için bu şarttı.
Demokrasiyi araç olarak kullandı ve devleti yüzde 100 ele geçirdi.
Ordusuyla, yargısıyla, medyasıyla…
Daha sonra “dönüşüm” harekâtı başlattı.
“Toplumu değiştirme” çalışmalarına hız verdi.
Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş ilkelerinden koparmak için “psikolojik savaş” başlattı.
Laiklik ilkeleri çiğnendi.
Türklük, ayaklar altına alındı.
Ve devlet, bağımsız karar alamaz hale geldi.
Özetle, AKP “İslamcı-Kürtçü ve Mandacı” bir cephe oluşturdu.
İki cephe uzun süre çarpıştı, sonunda, kabul etmek gerekir ki, “İSLAMCI-KÜRTÇÜ-MANDACI” cephe, “LAİKÇİ-TÜRKÇÜ-BAĞIMSIZLIKÇI” cepheyi yendi.
Cumhuriyet kurulurken yaşanan “devrim”, zamanla oluşturulan “karşı devrim”le ortadan kaldırılmak istendi, bunda da başarı elde edildi.
**********
Şimdiki yaşananlar ne?
Şimdiki yaşananlar, yok edilen, yok edilmek üzere olan Cumhuriyet ilkelerine tepki!
Toplumun yüzde 50’si, daha doğrusu seçmenin yüzde 50’si, AKP’nin “İSLAMCI-KÜRTÇÜ-MANDACI” cephesine tepki koyuyor.
“Laiklikten, Türklükten ve bağımsızlıktan” vazgeçmiyor.
İşte çatışmanın temelinde bu var!
Bu hareket, “karşı devrimciler” e yenilen “cumhuriyet devrimcileri” nin, kaybettiği cepheleri yeniden kazanma mücadelesidir.
**********
Peki, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sinirleri son günlerde neden bozuk?
Sormayın…
Erdoğan, Türkiye’yi kayıtsız şartsız teslim aldığını sanmıştı ki, bunun böyle olmadığını gördü.
AKP ve Başbakan Erdoğan’ın şahsında “karşı devrimciler” e karşı biriken tepki, Gezi Parkı olaylarında ortaya çıkıverdi.
O da ne?
Tepki gösterenler arasında İslamcılar da var, türbanlılar da…
Yani, istisnasız kendi safında olduğunu sandığı kişiler…
Kandil kutluyorlar, cenaze ve cuma namazı kılıyorlar.
Sonra, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’nin tutumuna bakın!
Direnişçileri destekliyorlar…
“Halkın istediği önemli” diyorlar.
Halbuki, ABD’nin de AB’nin de bir dediği, iki edilmemişti.
Şimdi bunların yaptığı ayıp değil mi?
Ya komşu ülkelerin tutumuna ne demeli?
Böyle zor günlerde insan yalnız bırakılır mı?
Eee bıraktılar, etme bulma dünyası…
Sanıyorum, parti içinde de “muhalefet” başladı.
Olup biteni içine sindiremeyen, görmüş geçirmiş milletvekilleri, yakında seslerini çıkarırlar.
Hatta önümüzdeki günlerde, CHP ve MHP’den de bazı milletvekillerin katılımıyla ortak bir deklarasyon bile yayınlanabilir.
Son söz: Sizi bilmem, ama ben Başbakan Erdoğan’ın son günlerdeki psikolojisinin ülke yönetimine zarar verdiğini düşünüyorum.



Bu yazı toplam 1002 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim