• BIST 97.484
  • Altın 144,385
  • Dolar 3,5643
  • Euro 3,9997
  • Kocaeli : 19 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 18 °C

Bu çığlıklar bir gün zulüm yapanları boğacak

M.Tanzer Ünal

Daha önce de kaç kez yazdım.
Bu yaşadıklarımız tesadüf değil.
Senaryosu Amerika’da yazılmış tiyatro eseri, işbirlikçiler tarafından sahneye kondu, hep birlikte oynuyoruz.
Bazıları, “Ohh ben oynamıyorum, sadece seyrediyorum” diye seviniyor.
Sevinçleri fazla sürmeyecek.
Bir gün gelecek, onlar da oyuna davet edilecek.
Çünkü hepimiz aynı çatı altındayız.
Bugün “yananları seyredenler”, gün gelecek kendilerinin de yanmakta olduklarını anlayacaklar.
Ancak iş işten geçmiş olacak.
Bugün çığlıklara kulaklarını tıkayanlar, gün gelip çığlık atmaya başlayınca, kendilerini duyacak kimseyi bulamayacaklar.

Türkiye’de zulüm dönemi yeni bir evreye girdi.
Devletin bütün “kaleleri” zaptedildi.
Son yaşananlar, bazı “kaleler”de direnen kişilerin yakalanıp içeri atılması...
Son “diklenenler”in de defteri dürüldükten sonra, Türkiye tam teslim.
Ülkemizde sahneye konulan tiyatronun başrol oyuncusu Recep Tayyip Bey, “Yargının hedef tahtası olmasına razı olmayız” demiş.
Yargı mı kaldı Allah aşkına?
Hukuk mu kaldı?
Eğer varsa, yargıyı hedef tahtası haline getiren sizsiniz.
Şu yaşadıklarımıza bakın!
İlk kez gelen ve ülkemizle ilgili hiç bilgisi olmayan yabancı, sanır ki, Türkiye işgal ediliyor.
Öyle ya...
163 subay, amiral ve general tutuklandı.
İşgale karşı gelen gazeteciler içeri alınıyor.
Üniversiteler sus pus.
Sivil toplum örgütlerinin sesi çıkmıyor.
İş çevreleri tırsmış durumda.
Sizler de hiç tanımadığınız bir ülkeye gitseniz ve yukarıdaki manzaralarla karşılaşsanız, aynı duygulara kapılmaz mısınız?

Bir devleti devlet yapan dört unsur vardır.
Yasama...
Yürütme...
Yargı...
Basın...
Bu dört güç, bir kişinin kontrolündeyse, o ülke işgal edilmiş demektir.
Bu dört güç, ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan’ın elinde.
Aksini söyleyen varsa, beri gelsin!
Peki, böylesine işgal edilmiş bir ülkede kimlerin borusu ötüyor?
İşgalcilerin biirrr...
Amerika’nın himayesinde bulunan PKK’nın İmralı adasında ağırlanan lideri Apo’nun ve TBMM’deki milletvekillerinin ikiii...
Biliyorsunuz, PKK’nın mecliste grubu bile var.
Hileyle adını başka bir isim koymuşlar o kadar.
PKK’nın Meclis’teki baştemsilcisi çıkıyor diyor ki:
“Liderimizi ev hapsine alacaksınız. Yoksa “Sürekli isyan” başlatırız. Bütün istediklerimiz yerine getirin, yoksa sizler de “Mübarek” gibi olursunuz!”
Hakkari’de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir sivil polisi linç ediliyor, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve İçişleri Bakanı’ndan “tık” yok.
Bu ne demek?
Yine ülkemize ilk kez gelen yabancı sanır ki, “Türkiye işgal altında, kendi polisini koruyamıyor, savunamıyor...”
Bunun başka bir izah tarzı varsa, söyleyin!
Bu polisimizi linç eden köpekler nerede?
Ellerini kollarını sallaya sallaya dolaşıyorlar.
Ama, vatanımızı canla başla koruyan, teröristlere kan kusturan subay ve generallerimiz cezaevinde.
Bütün bu olup bitenleri eleştiren, memleketimizi kalemleriyle korumaya çalışan gazeteciler de kodeste.
Hem de hücre hapsinde...
Türkiye’de artık iki kişinin dediği oluyor.
Recep Tayyip Erdoğan’ın...
Ve Abdullah Öcalan’ın.
Aksini savunan varsa, yine tartışmaya hazırım.
Ama gün gelir, zulüm görenlerin çığlıkları, zulüm yapanları boğar!

Bu yazı toplam 1543 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim