• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Kocaeli : -1 °C
  • İstanbul : 9 °C
  • Sakarya : -1 °C

Bu davaya neden “Ergenekon” ismi verildi? Türkleri aşağılamak için mi?

M.Tanzer Ünal

 

                                                       

Adına “Ergenekon” dedikleri dava çöktü ya, artık zamanı…

Davaya bu ismi kim verdi, neden verdi, bunların ortaya çıkarılması lazım.

Başından belliydi…

Açılan dava, “Türkleri aşağılama” davasıydı.

Açılan davaya “Ergenekon” isminin verilmesi manidardı…

Neden manidardı, bakın anlatayım!

Biliyorsunuz…

Ergenekon, Türk toplumunun mazisinde kalmış “çok özel” ve “çok değerli” bir kavramdır.

Bir Türk destanının adıdır.

Türk destanları arasında çok önemli bir yeri vardır.

Türklerin kesinlikle esir alınamayacağının kanıtıdır.

Göktürklerin yok edildiği bir düşman saldırısında sağ kalan az sayıdaki Türkün, Ergenekon denilen küçük bir yurtta çoğalmalarını ve demir bir dağı delerek oradan çıkmalarını anlatır.

Kutsaldır, ulusumuzun yeniden ortaya çıktığı bir dönüm noktasıdır.

Türklüğün yeniden dirilişini anlatan binlerce yıllık bir sözlü edebiyat ürünüdür.

Kahramanlık destanıdır…

“Güçlüklere direnmek ve gelecek güzel günlere inanmak” anlamına da gelir.

Türk ulusu için bağımsızlığın, özgürlüğün, gücün, başarının ve yeniden dirilişin simgesidir.

 

 

Böyle değerli bir isme, “silahlı çete” ve “terör örgütü” anlamları yüklenmek istendi

                                                               ********

Kumpasın nasıl başlatıldığını hatırlayın!

Tarih, 12 Haziran 2007…

İstanbul Ümraniye’de bir evin çatısında “güya” bomba bulundu.

Arkasından Türk Silahlı Kuvvetleri’ni esir alma operasyonları yaygınlaştırıldı.

Her rütbeden yüzlerce subay içeri alındı.

Dediler ki, “Bunlar, Ergenekon terör örgütü üyesi…”

Neden Ergenekon?

Nereden çıktı, kim koydu bu ismi?

Neden Ergenekon’a “terör örgütü” ve “silahlı çete” anlamları yüklendi?

Ergenekon, neden “pis işler”le anılır oldu?

Amaçları neydi?

Amaçları, Türklüğü ve Türkleri aşağılamaktı.

Amaçları, Türk milletine ait olan bu “kavram”ı değersizleştirmekti.

Türk milletinin “tarihi hafızası” ve “kültürel geni” ne saygısızlık yapmak, saldırmaktı.

“Kültürel gen” deyince…

Nasıl insanların genleri varsa, bunlar gelecek kuşaklara aktarılarak devamlılık sağlanıyorsa, toplumların da genleri vardır.

Ergenekon da Türk toplumunun kültürel bir genidir.

Bu nedenle Ergenekon’a yapılan saldırıyı iyi anlamak zorundayız.

Bu saldırıyla Türk milletinin şah damarı kesilmek istenmiştir.

“Ergenekon” ismini nasıl da hınçla, öfkeyle, şehvetle söylüyorlardı!

Toplumun hafızasını sıfırlıyorlar, bu sırada algı yönetimi yapıyorlardı.

Ergenekon adını hiç duymamış olanlar, bu adı bir “terör örgütü” olarak zihinlerine yerleştirdiler.

Daha önce duymuş olanların da kafası karıştı.

Ergenekon’u “terör örgütü” olarak algılamaya başladılar.

 

 

“Ergenekon” ismi tesadüfen konulmuş olamaz!

                                                               ********

Ergenekon kumpasının baş aktörlerinden Tuncay Güney, dava dosyasındaki ifadesinde diyor ki: “Ergenekon demek Türk Silahlı Kuvvetleri demektir…”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 16 Temmuz 2008 tarihinde ne demişti?

“Ben, Ergenekon davasının savcısıyım…”

Fehmi Koru ise 1 Şubat 2009 tarihinde Yeni Şafak’taki köşesinde şöyle yazmıştı:

“Ergenekon operasyonu düğmesine 5 Kasım 2007 tarihinde Oval Ofis’te ABD Başkanı Bush bastı.”

Şu oldu, bu oldu…

2007 yılından bu yana Türk Silahlı Kuvvetler’ ine, Türk milletine sıkıntı çektirdiler.

Sıkıntının da ötesinde zulmettiler…

Aradan yıllar geçti…

Keser döndü sap döndü, hesaplar döndü…

Yapılan operasyonların, açılan davaların Başbakan Erdoğan’ın deyimiyle “katakulli”, danışmanı Yalçın Akdoğan’ın ifadesiyle ise “kumpas” olduğu ortaya çıkıverdi.

Ergenekon, iftiraydı.

Ergenekon, tertipti.

Ergenekon, Türk milletini yok etme projesiydi.

Allah, bu tertibin içinde olanların ellerini ayaklarına doladı, Ergenekon bir anda çöktü.

Tekrar ediyorum…

Yapılan operasyonlara ve açılan davalara “Ergenekon” isminin verilmesi tesadüf olamaz.

Bilinçli ve kasıtlı…

Milli kültürümüzü ve milli varlığımızı kirletmek istediler.

Kurdukları kumpasa ad verirken bile “kin” kustular.

Operasyonlara, davalara “Ergenekon” ismini kim verdiyse, bu isim mutlaka bulunmalı!

“Normal”e döndükten sonra da, “Ergenekon’un ne demek olduğu” topluma yeniden anlatılmalı!

Ergenekon kavramı, eski saygınlığına mutlaka kavuşturulmalı.

                                                                              ******

Türkiye, bu “katakulli” ve “kumpaslar” la zaman kaybetti.

“Taşlar”ın bağlanıp, “köpekler” in salıverildiği…

Köpeklerin ısırmasının serbest, ama onlara “hoşt” demenin yasak olduğu…

Yedi yıl geçirdik.

Hızla normalleşmeliyiz.

Herkes aklını başına toplamalı.

Bu ülkede, kimsenin kimseye tahakküm etme hakkı yok.

Kendisini bu ülkenin padişahı görenler, artık bunu anlamalı.

Normalleşmeden geçirdiğimiz her gün, ödeyeceğimiz faturayı kabartıyor.

Ne olur, bunun artık bilincinde olalım!

 

Bu yazı toplam 3002 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
hasasn koşar
16 Mart 2014 Pazar 20:21
20:21
tek kelime ile müthiş bir yazı ne söylenebilr,tebrikler yüreğine sağılık.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim