• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Kocaeli : 2 °C
  • İstanbul : 3 °C
  • Sakarya : 2 °C

Bu fıkra Türkiyeyi mi anlatıyor?

M.Tanzer Ünal

Aslında anlatacağım, yaşanmış ibretlik bir olay.
Tarihi bir anekdot.
Önce okuyun, sonra söyleyeceklerimizi söyleyelim.
Hz. Alinin şehri olan Kûfeden bir Arap, devesiyle Şama gitmiş.
Adam Şamda dolaşırken, biri yanaşıp deveyi sahiplenmiş.
Ver o dişi deveyi bana! demiş.
Bu deve benimdir, üstelik erkektir diye kendini savunmaya çalışsa da anlaşamamışlar.
İş, Şamı yöneten Muaviyeye kadar yansımış.
Muaviye, tarafları dinlemiş, sonra da kararını açıklamış.
Bu dişi deve Şamlınındır.
Sonra halka dönmüş:
Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?
Hep birlikte bağırmışlar:
Şamlınındır!
Muaviye, Kûfeli Arapa dönüp demiş ki:
Kûfeli, dinle! Biliyorum, bu deve senindir ve erkektir. Ama şehrine dönünce Aliye de ki Muaviyenin dişi deveyi erkekten ayıramayan, o ne dese evet, diyen 10 bin adamı var. Ayağını denk alsın!

Okudunuz
Şimdi başlıktaki soruyu soralım:
Bu fıkra Türkiyeyi mi anlatıyor?
Hayır! Kesinlikle!
Ancak bazıları, kendini Muaviye, Türk toplumunu da Şamdaki gibi tebası görüyor.
Bunlar dişi deve ile erkek deveyi ayıramaz, ayırsa bile benim sözümden çıkmazlar, ben ne dersem o olur diye düşünüyor.
Halbuki herkesin nah burasına kadar geldi.
Millet burnundan soluyor.
Hepimiz zam manyağı olduk.
Daha önceki gün benzine 9 kuruş daha zam geldi.
Bir litre benzin, oldu 4 lira 32 kuruş.
Dünyada en pahalı akaryakıt kullanan ülkeyiz.
Pahalı akaryakıt demek, pahalı sebze, meyve, ekmek, süt, peynir demek.
Pahalı akaryakıt demek, gıda dışındaki malzemelerin de zamlanması demek.
2002de bir litre benzin 1 lira 64 kuruştu, bugün 4 lira 32 kuruş.
Bir ekmek 15 kuruştu, bugün 1 liraya yaklaştı.
Büyük mutfak tüpü 14 lira idi, şimdi 55 lira.
Domatesin kilosu 20 kuruşken, 2 lira 70 kuruşa çıktı.
9 yıl önce 630 milyon dolar olan cari açık, bugün 48.5 milyar dolar.
Bir kilo dana etinin fiyatı 8 lira idi, bugün 35 lira.
Vatandaşın bankalara olan borcu toplam 6.5 milyar lira idi, içinde bulunduğumuz 2011 yılında 170 milyar liraya yükseldi.
2002 yılında, en düşük memur maaşı ile yaklaşık 7 Cumhuriyet altını alınırken, bugün en düşük memur maaşı ile ancak 3 Cumhuriyet altını alınabiliyor.
Diğer bir ifadeyle insanlarımızın alım gücü yarı yarıya azaldı.
Geçen yılki dış ticaret açığımız 71 milyar dolar.
İç ve dış borcumuzun toplamı 500 milyar doları çoktan geçti.
Sıcak parada son rakam 140 milyar dolar civarında.
Halkımız göz göre göre kandırılıyor.
Bu arada ülkemizin değerleri bir bir satılıyor.
Buna rağmen iki yakamızı bir araya getiremiyoruz.
Bırakın bir araya getirmeyi, yakamızın biri bir tarafta diğeri öbür tarafta.
Bu gidiş, hayırlı bir gidiş değil!
Vatandaşın sıkıntısı her geçen gün artıyor.
Fırıncı bile günlük ekmek satışının azaldığını söylüyorsa, gerisini siz düşünün.
Bütün bunlara rağmen, bazı yüzü kızarmayanlar, memlekette her şeyin güllük gülistanlık olduğunu söylüyorlar.

Dedim ya
Bunlar kendilerini tarihi anekdottaki Muaviye, Türk milletini de Muaviyenin Şamdaki tebası sanıyorlar.
Yanılıyorlar
Yanıldıklarını 12 Haziranda anlayacaklar.

Bu yazı toplam 1355 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim