• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Kocaeli : 17 °C
  • İstanbul : 18 °C
  • Sakarya : 17 °C

Bu gidişat hiç iyi değil…

Mehmet Özmen

Fransa’da aklıevveller yığını yayınladıkları bir dergide Efendimiz (SAV) hakkında bir karikatüre yer vermişler…

Bu kimine göre bir hak, kimine göre de bir hak ihlaliydi…

‘Haktır’ diyenler, kendilerini benim memleketimdekiler gibi ‘basın özgürlüğü’ gibi gereksiz martavallarla haklı çıkarmaya gayret gösteriyorlar…

‘Hak ihlalidir’ diyenler ise, kimsenin özgür inançları ile alay edilemeyeceğini, böylesi davranışların ise insanları ötekileştirmek ve hedef göstermekle eşdeğer olduğunu, dolayısıyla bir hak ihlali olduğunu söylüyor…

Nedense bu gerekçe bana çok daha mantıklı geliyor.

Elbette mesele bir fanatizm mantığının etkisi ile ele alınmamalı. Zira görüşü ne olursa olsun bir insanı öldürmek ya da buna teşebbüs etmek hiçbir şeyi haklı göstermez. ‘Benim dinimle, peygamberimle nasıl alay edersin’ diyerek insanların ölümüne sebep olmak, sadece ‘terörizm’ kelimesi ile izah edilebilir.

Ve dahası bu yaşananlar sadece birilerine ya da o kişilerin sistemlerine alet olmakla mümkündür.

Ancak tüm yaşananlarda daha çok olaylar dışında, meselenin bu noktaya nasıl geldiğinin tartışılması gerekir. Zira mesele bu konu ile ilgili olarak sadece ‘Rüzgar eken, fırtına biçer’ sözü ile izah edilebilir.

Bu kanaatim özellikle benim memleketimde olayı ölçüp biçip ‘Basın özgürlüğü’ne bağlayanlar için geçerlidir. Bazen sapla samanı ayırt etmek lazımdır. Bu durumda savunulması gereken manevi değerlendir. Özgürlük muhabbeti yapabilmek için de mutlaka bu manevi değerlerden yoksun olmak gerekir.

Hangi meslek grubunda olursa olsun, benim düşüncem değil diyerek, başkasının inanç özgürlüğünü ihlal edersen, duygu ve düşünceleri ile alay edersen bunun elbette bir tepkisi olacaktır. Bu gazete isen tirajla, ticaretle uğraşıyorsan ekonomi ile ya da artık her ne isen ona uygun şekilde mutlaka bir karşı durur görürsün.

Bu anlamda Cumhuriyet Gazetesi’nin içinde bulunduğu tavır ve sergilediği yaklaşım, Erdoğan’ın söylediği gibi, ‘Tahriki teşvik’tir…

Yani bile bile lades yapmaktır.

Daha kısa bir süre öncesinde yaşananlar ortada iken yine olaylara davetiye çıkarmak, üstelik bunu Türkiye gibi söz konusu terör saldırısı ile birlikte yapılan yayını eleştiren bir ülkede yapmak akıl izah edilebilecek bir durum değildir.

Evet, bugün Türkiye birçok özgürlükten yoksundur. Halka yönelik sınırlamalar ciddi boyuttadır. Mesele eğer bunlara dikkat çekmekse, yanlış bir tutum sergilendiğinin altı özellikle çizilmelidir.

Eğer, söz konusu işi yapan arkadaşlar ikinci bir terör girişimi ve ölümler bekliyorsa, bunlar üzerinden de siyaset güdecekse, yapılan iş iki kere yanlış demektir.

Özgürlükler, tahrik ve teşvik edilerek değil, sadece mücadele ile elde edilebilir. Bunların üzerine bir de sabır eklenmelidir. Eğer bu mücadelenin gösteriliş tarzı toplumun inançlarına ve değerlerine saygısızlık yolu ile yapılırsa, orada durup düşünmek gerekir.

Bu durum gösterilen mücadeleyi anlamsızlaştırdığı gibi karşı tepki de görür. Neticeleri ise görüldüğü üzere üzüntü vericidir.

Bu yazı toplam 1960 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim