• BIST 106.764
  • Altın 142,206
  • Dolar 3,5340
  • Euro 4,1188
  • Kocaeli : 27 °C
  • İstanbul : 28 °C
  • Sakarya : 27 °C

Bu gidişle hiç balık kalmayacak

Tarık Bağdat

Sabahları erken kalkmayı severim, çok nadirdir geç kalktığım zamanlar. Geçtiğimiz çarşamba günü biraz tembellik yaptım ve yataktan çıkmadım. Amacım sessizlikte yattığım yerde dinlenmekti.
Ne mümkün saat 07.30’dan itibaren denizden müthiş bir gürültü. Deniz tarafından gelmese diyeceğim ki yolu iş makineleri kazıyor.
Hemen balkona çıktım bir de ne göreyim. Kocaman bir balıkçı teknesi hemen evimim önünde yani köşk bahçenin önünde kıyıya 50-80 metre mesafede koca ağını atmış. Peş motoru ile birlikte günlerdir martıların uçtuğu alanda avlanıyor. İçim cızırdadı. O avlandığı alanda balıklar genellikle yumurtlar ve kendilerine yaptıkları yuvada büyümeğe çalışırlar. Her sene aynı şeyi bir kere izleriz. Bir daha bir yıl boyu izlemeye imkân yoktur. Çünkü o yuvaları bir kerede siler süpürürler. Ne varsa yavru, yavrunun büyümeğe başlamış hali ve büyükleri avlarlar. Sonunda yakaladıklarının ancak yüzde 35-40 arası işlerine yarar, gerisi? Elbette gerisi yavru olduğu için satılmaz ve cup denize boca edilir.
Ben bu duruma cidden üzülüyorum. Bu gidişle iki (2) yıl sonra hiç balık yiyemeyeceğiz. Tarım ve Gıda Bakanlığının acil çözümler üretmesi gerekir. Balık avcılığının kontrol altına alınması çok acilen gerekir.
Yıllarım Ereğlili balıkçılarla geçmiştir. Bundan gurur duyarım, onur duyarım. Hatta bir süre Ereğli’ye mağazalarımdan birini bile açmıştım. Bu mağazayı kâr etmek için değil, hizmet edebilmek Ereğlili kardeşlerime yakın olabilmek için açmıştım.
Son yıllarda çektikleri sıkıntıları da çok iyi biliyorum. İşsizliğin ne kadar arttığını, artık balık avlamada ne kadar sıkıntı çektiklerini iyi biliyorum. Sadece tekneler, teknelerde çalışanlar mı zor durumda? Hayır!!! Bunun yanında balık halindeki komisyoncularda zor durumda, teknelere balık için buz üretenlerde, balık restoranları da zor durumda.
En önemlisi, alacaklarını tahsil edemeyen ve Ereğli’de dükkânları olan esnaf zor durumda. Bu duruma cidden yürekten üzülüyorum. Çaresizliğin ne demek olduğunu iyi bilirim.
Ama bu duruma gelineceğini balıkçılarımızın görmüş olması ve araştırma yapmış önlem alır olmuş olması gerekmezmiydi? Ona göre avlanma kuralları koymuş olmaları gerekmezmiydi?
Hadi yetkililer görmüyor kendileri bu işle uğraşanlar olarak çare bulmaları sistem oluşturmaları gerekmezmiydi?
Benim evimin önündeki avlanma neydi? Kıyıya yakın mesafede ve gözler önünde denizde ne varsa süpürdüler. Hayatımda görmediğim kadar martı o alandaydı. Hatta tekne giderken uzun zaman peşinden gittiler, nasiplerini almak için. Sadece nasiplerini almak için teknenin arkasından gittiklerini de sanmıyorum. Kendilerinin kıyamadığı avlarının ellerinden alınmasını protesto etmek için teknenin peşinden gittiler diye düşünüyorum.
O alanda bu sene bir daha balık olmayacak, çünkü ufak büyük demeden balıkçılar el koydu gitti. Türkiye de yüzlerce balık çeşidi var iken bugün yanlış avlanmalar yüzünden ancak ve ancak yirmi çeşit kalmış durumda. Bugün bu çeşit ancak altı türe kadar inmiştir.
Bu sene palamut bol olacak deniyor. Ümitle bekliyoruz, özellikle oğlum Bilgutay ümitle bekliyor. Balıkçı tezgâhlarına gittiğiniz zaman tanesi 15 liradan bol bol palamut buluyorsunuz ancak hepsi de daha küçük.
Avlama kardeşim, avlama. Palamut Eylül’ün 15’inden sonra iri ve bol olur bekle. Sabırla bekle. Zamanı gelince avla. Hem para kazanırsın, hemde kökünü kazımamış olursun. Hayır! Kökü kazınacak. Sonuçta yıllarca bekle ki palamut bollaşsın.
Hazar denizinde balık avlamak o kadar kolay değildir. Sahil koruma önce balık havzalarını kontrol eder. Sonra sana avlanma izni verir. İzni verince iş bitmez seni kontrol eder.
Sahil koruma ile hiçbir balıkçı iyi diyalog kuramaz. Nedeni ise şu “İyi diyalog kurarsa ceza kesmede zorlanabilir.” Bu arada sahil korumayı da başka bir birim kontrol eder.
Kocaeli körfezinin denizi gerçekten temizleniyor. Balık çeşitleri yeniden oluşmak için harekete geçmiş durumda. Hatta Istakoz, Karagöz görünmeye başlarken koca iri kıyım kalkan bile görüldü.
İyi de, eğer avlarsan nasıl üreyecek, nasıl türeyecek ve nasıl bollaşacak?
Bunu çaresi yok mu? Millet kendi hakkı olan balığı yiyemeyecek mi?
Peki, halk ne yapıyor?
Ne mi yapıyor? Sadece sahilden motorla balık havzasını çevirenleri seyrediyor yorumlar yapıyor. Bilmiyor ki en fazla iki yıl sonra hiç balık kalmayacak, temizlenen ve berraklaşan bu denizde.

Bu yazı toplam 1196 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim