• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Kocaeli : 28 °C
  • İstanbul : 30 °C
  • Sakarya : 28 °C

Bu kentin kaynakları bu kentte kalsa…

M.Tanzer Ünal

Dünkü yerel gazetelerde okumuşsunuzdur…

Kocaeli Ticaret Odası, “Kocaeli’de kazanıyorum, Kocaeli’de harcıyorum” sloganıyla bayram alışverişi kampanyası başlattı.

Kampanya nedeniyle protokol üyeleri kent esnafından alışveriş yaptı.

Vali Hasan Basri Güzeloğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, KOTO Başkanı Murat Özdağ ve beraberlerindekiler, çarşı içindeki mağazaları dolaşarak kendileri ve yakınları için alışveriş yaptılar.

Güzel bir proje!

İki yönüyle güzel…

*Kent esnafının desteklenmesi yönünden…

*Kentte yaratılan kaynağın kentte kalması yönünden…

Bu proje, en nihayet bir başlangıç.

“Kocaeli’de kazanıyorum, Kocaeli’de harcıyorum…” bilincinin yerleşmesi için bir başlangıç…

Devamının gelmesi, devamının getirilmesi lazım!

 

Yıllardır devam eden sorun

Kocaeli’de kazanılan paranın Kocaeli’de harcanmaması…

Bu kentin kaynaklarının oluk oluk başka kentlere akıtılması…

Yıllardır devam eden bir sorun.

Balık baştan kokuyor…

Bu kenti yönetenler, bu konuda özenli davranacaklar ki, toplumda beklenen bilinç oluşsun.

Siz, şimdiye kadar kenti yönetenlerde bu özeni görebildiniz mi?

Valilerde…

Belediye başkanlarında…

Oda başkanlarında…

Özellikle belediye başkanları oturup açık yüreklilikle bir “özeleştiri” yapsınlar.

Belediye tedarikçilerinin yüzde kaçı bu kentten, yüzde kaçı diğer kentlerden?

İnşaat işlerini kimler yapıyor?

Araba kiralama işini alan firma nereden?

Kırtasiye malzemelerini kimden alıyorlar?

Fakir fukaraya dağıttıkları gıda malzemelerini nereden temin ediyorlar?

Bir hesaplasınlar bakalım, kaç belediye “Kocaeli’de kazanıyorum, Kocaeli’de harcıyorum” sloganını destekler şekilde hareket ediyor?

Odalar…

Odalar da kendilerine bir baksın!

Acaba yüzde yüz “Kocaeli’de kazanıyorum, Kocaeli’de harcıyorum” sloganına uyuyorlar mı?

Ve en nihayet gözbebeğimiz büyük büyük sanayi kuruluşları…

Tedariklerinin kaçta kaçını Kocaeli’den yapıyorlar?

Sanayi kuruluşlarının “ters işleyen” bir durumları daha var.

Çoğu vergisini Kocaeli’de değil, İstanbul’da veriyor.

Biliyorsunuz, şirketlerin ödedikleri vergilerle kentin gelirleri arasında bir paralellik var.

Toplanan vergilerin bir kısmı, Büyükşehir Belediyesi bütçesine aktarılıyor.

Biz kent olarak, bu kentteki tüm sanayi kuruluşlarının vergilerini bu kente yatırmalarını başarabilmiş dahi değiliz.

Sadece bunu başarabilsek, bu kente giren para ikiye katlanır.

Herkesin zenginliği artar…

Sanayi işletmeleri bu kentte kazanıyorlar, ancak harcamalarını yeteri kadar bu kentte yapmıyorlar.

Yani KOTO’nun “Kocaeli’de kazanıyorum, Kocaeli’de harcıyorum” sloganına pek uymuyorlar.

Bence, önce bu sorun çözülmeli.  

Elbirliğiyle…

Odalar ve belediyeler, bu sorunun çözümünü birinci derecede iş edinmeli!

Kocaeli, varlık içinde yokluk çekiyor.

Bu kente bir “kimlik” kazandıramadık.

Bu kente bir “kişilik” kazandıramadık.

Bu kenti bir türlü “sahipli” hale getiremedik.

Bu kentin kaynaklarından bu kent halkı değil, başkaları yararlanıyor.

Önce bu sorunu halletmemiz şart!

 

Anayasa Mahkemesi’nin “dershane kararı”…

*Türkiye’de her şeye rağmen hâlâ hukukun var olduğu…

*Türkiye’nin normalleşmeye başladığı…

*AKP’nin yargı üstündeki vesayetinin yavaş yavaş kırıldığı…

*Dershane sahiplerinin haklılığı…

*Dershanelerde çalışan 100 bin civarındaki öğretmenin dualarının tuttuğu…

*Dershanelerde eğitim alan öğrencilerin istikballerinin kurtulduğu…

Anlamına gelir!

Bu karar; CHP’nin hanesine “artı”, AKP’nin hanesine “eksi” yazdırdı.

Bu da böyle biline!

 

Bu memleket “Rabia hanımlar” sayesinde ayakta!

Evet, buna inanın!

Eğer bu memleket bunca tahribata, bunca hainliklere rağmen ayakta ise, bunda toplumdaki “Rabia hanımlar” ın payı büyük!

Karadeniz’deki olayı biliyorsunuz…

Sekiz ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2600 kilometrelik bir yol projesi başlatıldı.

Dalga geçer gibi adını da “Yeşil yol projesi” koydular…

Yaylaları yok edecek bir proje.

Halk direndi, sokağa döküldü.

Önlerinde Rabia Bekar isminde bir kadın.

Tam bir Karadenizli…

Uyanık, sağduyulu, savaşçı!

İnatçı ve hırçın!

Mangal gibi yürekli!

Doğu Karadeniz’in engebeli yapısı, ona “kimlik” olmuş.

Engel tanımadı, direndi, bağırdı çağırdı, iğde dalından düzlediği sopasını yere vurdu…

“Ben halkım halk, bu yol kesinlikle yapılmayacak” diyerek valiye de, devlete de meydan okudu.

“Dünya”sını rantçılara vermek istemedi.

Direniş sürerken Rize İdare Mahkemesi’nin “yürütmeyi durdurma” kararı geldi.

Böylece ilk raundu Rabia Hanım öncülüğündeki halk kazanmış oldu.

Rabia hanımlar olduğu sürece bu memleketin sırtı yere gelmez, bunu bilin!

Bu yazı toplam 977 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim