• BIST 107.901
  • Altın 151,680
  • Dolar 3,6982
  • Euro 4,3411
  • Kocaeli : 22 °C
  • İstanbul : 21 °C
  • Sakarya : 22 °C

Bu millet bu kafayla…

M.Tanzer Ünal

Başbakan Erdoğan, eşi, çocukları ve torunlarıyla tatil için Bodrum’a gitmiş.
Gazeteler böyle yazıyor…
İyi etmiş.
Hem kendi dinlensin, hem de millet biraz kafasını dinlesin.
Gelişen olaylar nedeniyle toplumun psikolojisi bozulmak üzereydi.
******
Sahi sizler de, Türkiye’de her şeyin iyiye gittiğine inananlardan mısınız?
Kafanızda hiçbir soru işareti, içinizde hiçbir tedirginlik yok mu?
Geleceğinizle ilgili kuşku duymuyor musunuz?
Eğer bu sorulara “olumlu” cevap veriyorsanız, söylenecek bir şey var:
Pes doğrusu!
Demek sizler de, Başbakan’ın “Herkes çıkmazda… Biz istikrarla ilerliyoruz… Türkiye bir istikrar adası” sözlerine inanıyorsunuz.
Şunu kabul etmek lazım…
AKP, çok başarılı bir pazarlamacı…
Biliyorsunuz, pazarlamacılıkta kuraldır.
Hedef kitleni tanırsan, iyi pazarlama yaparsın.
AKP, “Türk halkını tanımakta” en başarılı parti…
Bu nedenle üç dönemdir seçim kazanıyor.
Nedir Türk halkının özellikleri?
Tasarruf yapmayı sevmez.
Mütevazı olmayı da…
Tükettikçe, harcadıkça mutlu olur.
İster kendi parası olsun, ister borç…
Kredi de olur, kredi kartı da…
Peşin veya taksitle…
Fark etmez.
Harcasın yeter…
Harcadıkça mutlu oluyor.
Mutlu oldukça AKP’yi başarılı buluyor.
Başarılı bulduğu için AKP’ye oy veriyor.
********
AKP, toplumun bu “zaafını” çözmüş.
Bu nedenle, ne yapıp ne edip milleti parasız bırakmıyor.
Satıp savarak…
Sıcak para çekerek…
Borç alarak…
Milleti sürekli “tüketim ortamında” tutuyor.
Yatırım yapılması gereken parayı tüketime yönlendiriyor.
Kredi kartı limitleri doldu.
Tüketici kredisi hacmi zirve yaptı.
Kimsenin kıpırdayacak hali yok…
Ama yine de millet ha bire tüketime yönlendiriliyor.
Aklınıza gelebilecek her şeyi satın almak için kredi kullanabilirsiniz.
“Cep telefonuna vatandaşlık numaranızı yazın, anında krediniz hazır…”
Bayram kredisi…
Tatil kredisi…
Kurban kredisi…
Umre kredisi…
Evlilik kredisi…
Mücevher kredisi…
******
Deniz bitti, ama kimse farkında değil.
Türkiye, sıcak parayla ayakta duruyor.
Sıcak para akışı durursa, herkesten önce biz krize gireriz.
Şimdiye kadar hep cepten yedik.
Şimdiye kadar hep borçtan yedik.
Cepten büyüdük, borçtan büyüdük.
Aynen Yunanistan’ın yakın geçmişte büyüdüğü gibi.
Aldığımız borcu, “kazandığımız para” sandık.
Başkasının parasıyla ağalık, beylik yaptık.
“Hak etmediğimiz” hayatı yaşadık.
Yaşamaya da devam ediyoruz…
*******
Toplumun tüketim çılgınlığına bir örnek vereyim.
Cep telefonları…
Türk halkının cep telefonu kullanma süresi ortalama 18 ay.
Cep telefonu kullanımında dünya ortalaması, 32 ay…
Her gün 45 bin cep telefonu satılıyor.
Yılda yaklaşık 17 milyon cep telefonu eder.
5 milyon cep telefonunun da yurda kaçak girdiği tahmin ediliyor.
Etti mi 22 milyon…
Akıllısı, normali, aksesuarı, yedek parçası derken…
Cep telefonunun ülkemize faturası yıllık 4, 4 milyar doları buluyor.
Kimden çıkıyor bu para?
Türkiye’den…
Senden, benden, hepimizden…
Hangi hesaba yazılıyor?
“Cari açık” hesabına…
Yazık, günah değil mi?
Böyle bir “cep telefonu çılgınlığı” hangi ülkede var?
Ben yazımı, “Bu millet bu kafayla…” diye bitiriyorum.
Gerisini siz getirin!

Bu yazı toplam 1114 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim