• BIST 107.700
  • Altın 144,091
  • Dolar 3,5280
  • Euro 4,1445
  • Kocaeli : 26 °C
  • İstanbul : 24 °C
  • Sakarya : 26 °C

Bu nasıl bir densizlik!

M.Tanzer Ünal

Gazetemizin dünkü manşetini okuyunca, ağzından ister istemez, “Bu nasıl bir densizlik” cümlesi çıktı.
Dünkü başlık ve spot şöyleydi:
“İbrahim Bulut haddini aştı, cevabını da aldı. İzmit Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Bulut, bilirkişilerin belediye aleyhine karar verdiğini iddia ederek, Kocaeli Adalet Komisyonu Başkanlığı’na yazı gönderdi. Yazıya tepki gösteren 1. İcra Hukuk Mahkemesi Suzan Aslan, “Yürütme, yargıya müdahale edemez” diyerek suç duyurusunda bulundu.”
Bazılarınız “densizlik” kelimesini ağır bulabilir.
Değil…
Densizlik, bir kişinin, “Ne zaman, nerede, ne konuşacağını, nasıl hareket edeceğini, ne talep edeceğini bilmeme” halidir.
Başbakan Erdoğan da bu kelimeyi çok sever.
Hemen hemen her olayda öncelikli kullandığı kelimedir.
Bu olayda da İbrahim Bulut’un davranışı “densizlik” ifadesine “cuk” diye oturuyor.
Bu ifadeyi fazlasıyla hak etmesinin ana nedeni, kendisinin aynı zamanda “hukukçu” olması.
Hukuk eğitimi almış bir kişi, “yürütme”nin “yargı”ya müdahale edemeyeceğini, etmemesi gerektiğini bilir.
İbrahim Bulut’un bu davranışı, “aldığı eğitime saygısızlık”tır.
***
Konuyu daha da açabilmek için, İbrahim Bulut’un Kocaeli Adalet Komisyonu Başkanlığı’na gönderdiği “şikayet dilekçesi”ni aynen köşeme alıyorum. Dilekçenin tarihi 13 Haziran 2011, numarası ise 242/122.38.
“200942 sayılı kamulaştırma kanunun 15. Maddesi gereğince hazırlanan 24.11.2006 tarihli ve 26356 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğü giren kamulaştırma davalarında bilirkişi olarak görev yapacakların nitelikleri ve çalışma esaslarına ilişkin yönetmelik çerçevesinde belirlenen bilirkişilerin kamulaştırma davalarında taşınmaz bedelinin tespitine ilişkin rapor düzenlemek sureti ile yargı faaliyetini etkilediği kural olarak yargı hakkı hakim tarafından kullanılmakta ise de bilirkişi uygulaması ile bu hakkın giderek bilirkişi tarafından kullanılır hale geldiği mahkemelerin ağır iş yükü nedeniyle verilen raporları çoğu zaman tartışmadan kararlarını aldığı somut bir gerçek olarak ortadadır.
Belediyemizin taraf olduğu kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında mahkemeler tarafından yapılan bilirkişi incelemeleri neticesi alınan raporlar incelendiğinde raporların çoğunlukla bilimsellikten ve realiteden uzak olduğu yeterince araştırma ve inceleme yapılmadan aceleyle hazırlandığı önceki ve sonraki raporların çoğunlukla birbirinin kopyası olduğu birbirini yeti eden sonuçlara objektif olmayan kriterlerle ulaşıldığı, ortaya konulan kriterlerin denetlenebilir olmadığı ve taraflar arasında kayırmaya yol açarak kurumun zararına sebep verdiği açıkça görülmektedir. Ülkemizde kamulaştırma davalarına taraf olmuş pek çok kişi ve kurumun şikayet ettiği ve eski Yargıtay Başkanlarımızdan Sami Selçuk’un bir konuşmasında ‘Hiçbir kurum Türkiye’de bilirkişilik kurumu kadar yozlaşmamış ve kötüye kullanılmamıştır’ diyerek altını çizdiği hususlar şikayetimizin çok geniş kesimler tarafından da paylaşıldığını göstermektedir.
Arz ve izah edilen ve reysen uygun görülecek hususlar göz önüne alınarak etki çevreniz içerisindeki ilgili mahkemelere belirtilen hususlarda atanan bilirkişilerin uyarılması konusunun bildirilmesini saygılarımla arz ederim”.
Şikayet dilekçesini okudunuz.
İbrahim Bulut’un bu davranışı, “yürütmenin yargıya müdahalesi” değil de nedir?
Ben, böyle bir yazışmadan, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan’ın haberi olduğunu sanmıyorum.
Eğer olsaydı, İzmit Belediyesi’ni güç durumda bırakacak böyle bir yazının yazılmasına kesinlikle izin vermezdik.
İbrahim Bulut, diyor ki:
“Kural olarak yargı hakkı hakim tarafından kullanılmakta ise de, bilirkişi uygulamasıyla bu hakkın giderek bilirkişi tarafından kullanılır hale geldiği…”
Yani Bulut, şunu demek istiyor:
“Ey hakimler, siz yargı hakkını kendiniz kullanmıyorsunuz, bilirkişilere kullandırıyorsunuz.”
Bulut, dilekçenin diğer bölümlerinde de şunları söylüyor:
“Sizin seçtiğiniz bilirkişiler görevlerini iyi yapmıyorlar, bu nedenle belediyemiz zarara uğruyor. Mahkemeleriniz bu konuda bilirkişileri uyarsın!”
***
Bakın, bu olay çok basit bir olay değil.
Türkiye’nin getirildiği noktayı çok güzel anlatan “ibretlik” bir olay.
Türkiye’de artık “yasama, yürütme ve yargı” AKP’de toplandı ya…
AKP, yargıyı da ele geçirdi ya…
İbrahim Bulut, bütün bu gelişmelerden sonra, “yargıya müdahale etmeyi” kendisinde hak görüyor.
Bu davranışın “tercümesi” bu.
Benzer olayları bundan sonra daha çok göreceğiz.
Hazırlıklı olun!
Bu arada, 1. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimi Suzan Aslan’ı kutlamak istiyorum.
Aslan, “Yürütme, yargıya müdahale edemez” diyerek İbrahim Bulut hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Demek hâlâ devletin temel ilkelerini savunabilen yargı mensupları var.

Bu yazı toplam 1539 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim