• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • Kocaeli : 23 °C
  • İstanbul : 22 °C
  • Sakarya : 24 °C

Bu sorulara cevap versinler, beni inandırsınlar, ben de “çözüm süreci” n

M.Tanzer Ünal

Televizyon karşısında “akil insanlar” ın değişik şehirlerdeki temaslarını izliyorum.
Ezberlemişler, aynı soruyu soruyorlar:
“Memlekete barış gelsin mi? Barışı istiyor musun?”
“Kan dursun mu? Artık gözyaşı dinsin değil mi?”
Elinin körü!
Sorulara bakın!
Bu sorulara “olumsuz” cevap veren bir Allah’ın kulu çıkar mı?
Sonra da o “kelli felli” adamlar uzatılan mikrofonlara,”Gördünüz mü, toplumun büyük çoğunluğu barıştan yana” diye açıklama yapıyorlar.
İnsanın içinden “Yuh size!” diyesi geliyor.
Benim öfkem bundan…
İnsanlara, istedikleri cevapları alabilmek için “tuzak sorular” soruyorlar.
Topluma saygısızlık bu!
***********
Aslında o “63 akil insan”a acıyorum.
Sorgusuz sualsiz verilen görevi kabul etmiş görünüyorlar.
Ne yazık ki, kendilerini kullandırıyorlar.
Kendilerine görev verildiği zaman, görev veren kişilere, “PKK ile, İmralı ile yaptığınız anlaşma ne? Söyleyin ki, biz de vatandaşın karşısına öyle çıkalım” demeleri gerekirdi.
Bilgi verilmemiş, onlar da sormamış…
Şimdi “bilinçli ve sağduyulu gruplar” karşısında debelenip duruyorlar.
Barıştı…
Kardeşlikti…
Silahlar sussundu…
Cenazeler kalkmasın, analar ağlamasındı…
************
Şimdi benim gibi milyonlarca kişi, oynanan “orta oyunu” nu “ibretle” izliyor, kafasındaki onlarca “kritik soru”ya cevap arıyor.
Bu sorular, “akil insanlar” ın toplantılarında da soruluyor, ama cevap yok.
Çünkü o soruların cevaplarını ancak birkaç kişi biliyor.
Başbakan Erdoğan ve çevresindeki birkaç kişi…
Çoğu kabine üyesinin bile “Apo ile yapılan pazarlıktan” haberi yoktur.
Özetle…
Türkiye böyle bir ortam içinde “bölünme ve ayrışmaya” götürülüyor.
Diyeceksiniz ki, “Cevabı verilemeyen sorular neler?”
Yazayım…
Söz, bu sorulara cevap versinler ve beni inandırsınlar, ben de “çözüm süreci” ni destekleyeceğim.
İşte, o çoğu kişinin kafasındaki anonim sorular:
*”İmralı sürecinin sonunda federasyon sistemi mi gelecek? Türkiye bölünecek mi? Toprak kaybedecek mi?”
*”Sürecin sonunda Apo dahil genel af çıkarılacak mı?”
*”Türk, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı ifadeleri neden tartışılıyor? Bunlar Anayasa’dan çıkarılacak mı?”
*”Bu süreçte Türk Bayrağı açmak neden yasaklanıyor? (TC) ibaresi neden kaldırılıyor?”
*”Terörü tamamen bitirmeden müzakere sürecine girmek, terörü meşru bir araç haline getirmek ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin aczini kabul etmek anlamına gelmez mi?”
*”Daha düne kadar Yunanistan’ı Türkiye’ye karşı birlikte savaşmaya çağıran terörist başının, bugün kardeşlikten, Kurtuluş Savaşı’ndan ve Çanakkale ruhundan söz etmesi, ne kadar inandırıcı?”
*”İktidar, PKK’yı bir terör örgütü olarak mı, yoksa kendi milletini kurtarmaya çalışan bir ‘kahramanlar ordusu’ olarak mı görüyor?”
*”PKK bir terör örgütü ise, terörün beli kırılmadan müzakere sürecinin başlaması nerede görülmüştür?”
*”Terör tamamen bitirilmiştir de sıra işin siyasal, sosyal ve ekonomik adımlarına mı gelmiştir?”
Ve son bir soru…
*”Kan akmasını, cana kıyılmasını kimse istemez. Ama şartlar öyle oluşur ki, kan akması zorunluluk haline gelir. 1. Dünya Savaşı bunun en güzel örneğidir. Eğer kan akmasın diye yola çıksaydık, bugün biz ya İngiliz ya da Amerikan mandasında olacaktık. Ama Mustafa Kemal Atatürk, ‘YA İSTİKLAL YA ÖLÜM’ dedi ve bu millet ÖLÜM pahasına İSTİKLALİ seçti. Bu devlet, ÖLÜM pahasına İSTİKLALİ seçenler tarafından kuruldu… Aradan 90 yıl geçti. Şimdi Türk milleti yeniden ÖLÜM ve İSTİKLAL arasında tercih yapmaya mı zorlanıyor? Kan akmasın, ÖLÜM olmasın derken İSTİKLAL mi feda ediliyor?”
*********
Benim gibi pek çok kişinin kafasında olup da cevabını alamadığı sorular bunlar!
Yazımın başında verdiğim sözdeyim.
Bu soruların cevapları verilsin, ikna olayım, ben de “çözüm süreci” ni destekleyeceğim.
Sanırım, milyonlarca kişi de benim gibi düşünüyordur.


21.GÜN Haydi, Kocaeli’ den de “sağduyunun” sesini yükseltelim!
***********
“Türk Milletine Çağrı” bildirisi için açtığımız imza kampanyasını sonlandırmamıza rağmen, imzaların gelmesi devam ediyor.
Söz verdiğimiz gibi, biz de gelen imzaları, kampanyamıza destek verenlerin isimlerini ara ara yayınlamaya devam edeceğiz.
Devlet, millet, ülkemizin birliği, beraberliği ve dirliği konularında duyarlı olan okurlarımıza ve yakınlarına binlerce kez teşekkür ediyoruz.


“Türk Milletine Çağrı” bildirisinin altına imza atanlar
*******
*Öcal ŞİMŞEK-Emekli öğretmen.
*Fatma ŞİMŞEK-Emekli öğretmen.
*Onat ŞİMŞEK-Üniversite öğrencisi.
*Onur ŞİMŞEK-Ulaştırma görevlisi.
*Mehmet ÖZKENTİM-Devlet memuru.
*Mustafa TURAL-Emekli esnaf.
*Hasan ÖZKENT-Emekli.
*Ömer Faruk GÜRPINAR-Kocaeli Sümerbank eski Bölge Müdürü.
*Hatice KOÇAL-Ev hanımı.
*Hacer KOÇAL-Ev hanımı.
*Emrah KOÇAL-İşsiz.
*Elif SEVİM-Ev hanımı.
*Koray KOÇAL-Öğrenci.
*İrfan KOÇAL-Oto döşemecisi.
*Huriye KOÇAL-Ev hanımı.
*Burçin KOÇAL-Öğrenci.
*Nihat KOÇAL-Şoför.
*Nurdan KOÇAL-Ev hanımı.
*Etem KOÇAL-İşçi.
*Erdem KOÇAL-Öğrenci.
*Feridun RIVARIK-Hereke halıcısı.
*Tuncay İSFEN-Emekli.
*Mustafa ÇINAR-Emekli.
*Yusuf ÜNEL-İşçi ve siyasetçi.

Bu yazı toplam 771 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim