• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Kocaeli : 7 °C
  • İstanbul : 17 °C
  • Sakarya : 8 °C

Bu yazıyı “Oy verecek parti bulamıyorum” diyenler okusun!

M.Tanzer Ünal

Bir gün postadan bir zarf gelse…
Zarfın üstünde eşek resimli “HAYVAN PARTİSİ” amblemi bulunsa…
Zarfın içindeki davetiyede şöyle yazılı olsa…
MECLİSTEKİ HAYVANLARLA TANIŞIN
2002 yılında kurulan Hayvanlar İçin Parti 7 yıldır Hollanda Parlamentosu’nda 2 milletvekili ile temsil ediliyor. Son seçimlerde yüzde 2 oy alan partinin 10 yıllık serüveninin anlatıldığı “Maratondaki Tavşan” belgeselinin Türkiye’deki galasında sizi de aramızda görmek istiyoruz.
Hayvanlar İçin Parti Genel Başkanı Hayvan Parti Girişimi Sözcüsü
Marianne Thieme Demet Esra KÖSE
Ne düşünürsünüz, nasıl tepki verirsiniz?
Demek dünyada Hayvan Partisi kurulmuş…
Demek Türkiye’de de Hayvan Partisi var.
Araştırdım…
İşte bulabildiklerim!
(Bu konuda cahil kalmış olabilirim, bağışlayın!)
Hayvan Partisi ilk defa 2002 yılında Hollanda’da kurulmuş.
Dalga geçen çok olmuş.
Odak noktasında “insan” olmayan bir siyasi parti nasıl olur da kurulurmuş?
Parti kurucuları, hiç oralı olmamış.
“Hollanda’da 700 bin vejetaryen var, bunların hepsi bizim partiye oy verse parlamentoya 14 temsilci sokarız” diye yola çıkmışlar.
Yılmadan çalışmışlar…
Kısa zamanda partinin popülaritesi artmış.
Yazarlar, sanatçılar, bilim adamları, kanaat önderleri partinin destekçisi olmuş.
Hayırseverlerin bağışlarıyla 2006 seçimlerinde etkili bir kampanya yürütmüşler ve Meclis’e 2 temsilci sokmuşlar.
Tabii bunlar “milletvekili” değil, “hayvanvekili”…
Böylece tarihte bir ilk gerçekleşmiş.
Sadece hayvanları savunun bir parti, parlamentoda temsil edilmiş.
“İnsanların sorunları bitti de, hayvanların sorunlarıyla mı uğraşacağız” diye, Hayvan Partisi’ne sürekli saldırılar yapılmış.
“Hayvanvekilleri” yılmamış, onlarca soru önergesi, onlarca yasa teklifi sunmuşlar.
Diğer partiler, bakmışlar Hayvan Partisi’nin yöntemi işe yarıyor, onlar da “hayvan hakları” nı ciddiye almaya başlamışlar.
Sonuç olarak, Hollanda’da “hayvan hakları” ciddiye alınır olmuş.
Hayvanların “yaşam kaliteleri” yükselmiş…
**********
Hollanda’dan sonra 10 ülkede daha Hayvan Partisi kurulmuş.
Bu ülkeler arasında Türkiye de var.
Türkiye Hayvan Partisi…
İşte gelen davetiye, Türkiye Hayvan Partisi ile Hollanda Hayvanlar İçin Parti yöneticilerinin ortak organizasyonuymuş.
Partinin adı “Hayvan Partisi”, ama önüne gelen bu partiye üye olamıyor.
“Hayvanları” bu partiye kesinlikle kabul etmiyorlar.
Şartları ağır…
İşte Hayvan Partisi’ne üye olma şartları!
Hayvan Partisi’ne üye olmak için…
Evinizde bir hayvanla yaşıyor olmak zorunda değilsiniz.
Sokakta gördüğünüz kedilerin gıdısını, köpeklerin göbeğini okşamak durumunda da değilsiniz.
Hatta genel olarak hayvanları hiç de o kadar çok sevme mecburiyetiniz yok.
Hayvan Partisi’nin sizden beklediği tek şey, insan odaklı gözlüklerinizi çöpe atıp dünyayı sadece sizin türünüz için değil, tüm türler için adaletin olması gereken bir yer olarak algılamanız.
İneklerin size özel süt kaynakları olduklarına inanmıyorsanız…
Tavukların sizin için çalışan yumurta fabrikaları olduklarını ve günde normalden kat kat fazla yumurtlamaları için istiflenmelerinin normal olduğunu düşünmüyorsanız…
Maymunların doğanın bize sunduğu deney tahtaları olduğuna dair derin şüpheleriniz varsa…
Ve bir insanın ölümüyle bir kedinin, bir eşeğin, bir fesleğen bitkisinin ölümü arasında aslında perspektif haricinde pek de fark olmadığını görebiliyorsanız…
Hakaret etmek için…
Hayvan herif!
Eşşoğlu eşşek!
İt!
Nankör kedi!
Gibi ifadeler kullanmıyorsanız Hayvan Partisi’ne kolayca üye olabilirsiniz.
*********
Hayvan Partisi yöneticileri temel görüşlerini şöyle dile getiriyorlar:
“Duruşumuzu şöyle açalım,
Biz hayvanları sevelim, sevdirelim amacıyla toplanmış bir grup değiliz.
Amacımız, insan merkezli işleyen dünyada unuttuğumuz, görmezden geldiğimiz, zarar verdiğimiz diğer canlıları gündeme taşımak.
İneklerin yaşama hakkını savunmak adına kimseyi vejetaryenliğe davet etmiyoruz.
Hedefimiz, size sebze yemeklerinin güzelliklerini anlatmak değil; kesimhanelerde hiçbir etik değere göre açıklanamayacak durumda acı çeken ineklerin hayatlarını iyileştirebilecek politikalar üretmek.
Evet, çoğumuz hayvanları çok seviyoruz. Ama bunu bir ön şart olarak önünüze koymuyoruz.
Tek istediğimiz, hepimizin dünyaya fırlatılmış varlıklar olduğumuzu ve biçimlerimizin varlığımızın önemini ya da değerini belirlemediğini herkese hatırlatmak.
Sonuçta, kendimiz için istemediğimizi bir başka varlık için de istemiyoruz ve uğradıkları kötü muameleye, haksızlığa karşı seslerini Türkçe, İngilizce ya da herhangi bir insan dilinde ifade edemeyenlerin adına diğer insanlarla yaşam kontratları yapmaya yelteniyoruz.
‘Yaradılanı severiz yaradandan ötürü’ dendiğinde gözümüzün önünde sadece insanlar canlanmıyor.
‘Dikkat geyik çıkabilir’ (yani yolunuza geyik çıkabilir. Siz de çarpıp kaza yapabilirsiniz. Bu, size ve arabanıza zarar verebilir) tabelalarını söküp yerlerine ‘Dikkat Geyiklerin yaşam alanından geçiyorsunuz’ (yani bu yol geyiklerin yurdunun ortasında geçiyor. Dikkatli olun ve hiçbirine zarar vermeyin) tabelaları asmak istiyoruz. Bir de avcılığa ve kürke fena halde karşıyız.”
Parti yöneticileri, görüşlerini açıklamayı şöyle sürdürüyor:
“İnsan politik bir hayvandır, demişti Aristo.2300 yıldır kimse onu anlayamadı. Politika yapmayı insanı hayvanlardan ayıran bir meziyet zannedenler fena halde yanıldı.
Aslında Aristo şöyle demek istedi:
Doğadaki mükemmel işbölümünde insanın üzerine düşen görev politika yapmaktır.
Ama sadece kendisi için değil, bu işbölümünde onu temsilcisi olarak seçen tüm diğer canlılar için, kediler, köpekler ve koyunlar için de…
Evet, biz politik hayvanlarız. Diğer havyanlar adına politika yapmak için varız. Çünkü politika yapmazsak hayvan olmayız, ama politika yapmazsak insan olma vasfımızı kaybederiz.
İnsan dünyanın dilidir.
Tabiat, insanı sözcüsü olarak seçti.
Artık sesimizi yükseltme zamanı geldi…”
***********
Sizlere Hayvan Partisi’ni tanıtmaya çalıştım.
“Oy verecek parti mi var?” düşüncesinde olanlar, bir de dünyanın ve Türkiye’nin bu yeni partisini değerlendirsinler.
İyi pazarlar!

Bu yazı toplam 1455 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim