• BIST 89.282
  • Altın 145,897
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • Kocaeli : 3 °C
  • İstanbul : 12 °C
  • Sakarya : 4 °C

Bu zeytinyağı reklamına bayıldım!

M.Tanzer Ünal

Çocukluğumuzda…
Bizim oralarda (Isparta- Yalvaç) zeytinyağı bilinmezdi.
Haşhaş yağıyla büyüdük.
Hadi bizim yörenin ağzıyla söyleyeyim, “Haşgeş yağıyla”…
Ne yetiştirirsen, onu yerdin.
Ticaret yaygın değildi ki, Ege’den zeytinyağı getirilip satılsın…
Zeytinyağını tanımamız yıllar aldı.
Önce sadece salatalarda kullandık.
Sonra “zeytinyağlı yemekler” pişmeye başladı.
“Etsiz yemek” kavramıyla o zaman tanıştık.
Şimdi…
Şimdi evimize, “sızma zeytinyağı” ndan başka yağ girmiyor.
Hele bir de…
Kahvaltı için…
“Erken hasat zeytinyağı” bulabilirsek, değmeyin keyfimize!
Sarı yeşil karşımı…
Tadı hafif buruk…
Tam olgunlaşmayan zeytinlerin sıkılmasıyla elde ediliyor.
“Taze” bir tat.
Olgunlaşmış zeytinin tadından farklı.
Tabağa koyacaksın.
Üzerine kekik ve pul acı biber…
Kızarmış ekmeği bandıracaksın.
İnanılmaz bir keyif…
*******
Şimdi size, bayıldığım o zeytinyağı reklamını anlatacağım.
Yanda küçültülmüşünü görüyorsunuz.
Özenle hazırlanmış.
Zeytinyağı sevenlerin ilgisini çekmemesi mümkün değil.
O gün…
Elimdeki gazeteyi çevirirken, ilk o gözüme çarptı.
Yan sayfadaki haberleri bırakıp, hemen o reklamı okudum.
Çok güzel bir isim bulmuşlar reklama.
KIYMET BİLMEK…
“Öyle her coğrafyada yetişmiyor zeytin. Sekiz, bilemediniz dokuz ülkenin iklimi toprağı zeytin için elverişli. Şanslıyız, çünkü ülkemiz yağlık zeytinin cenneti. Bu coğrafyada 1000 yaşında zeytin ağacı var. Dünyaya buradan yayıldı zeytin. Ve en güzelini veriyor bu topraklar. Ne yazık ki, bu büyük şansı iyi değerlendirdiğimizi söyleyemeyiz. Dünyanın en iyi yağına sahibiz, ama tüketemiyoruz. Bilmiyoruz değerini, tanımıyoruz zeytinyağımızı. Artık farkına varma zamanı, değerini bilme zamanı.
En sağlıklısı zeytinyağı!
O, yağların en besleyicisi, en sağlıklısı. Hiçbir kimyasal işlemden geçmeyen, hiçbir katkı maddesi içermeyen tek yenilebilir yağ. Bilim, anne sütüne en yakın besin olduğunu söylüyor. A, D, E ve K vitaminleri bakımından zengin. Omega 3 ve Omega 6 içeriyor ki, bu yağ asitleri iyi kolesterolümüzü artırıyor, kötü kolesterolümüzü düşürüyor. Başka bir deyişle, kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor. Sindirimi kolaylaştırıyor, hücreleri kansere karşı koruyor, yaşlanmayı geciktiriyor, kireçlenmeyi önlüyor. Vücudumuzun kendini yenilemesi için ondan daha iyi doğal kaynak yok. Sıcak, soğuk bütün yemeklerimizde kullanabiliyoruz onu. Kızartmada da en sağlıklısı… Kısacası, bin derdimize deva…
Kaliteli zeytinyağı, doğal olanı!
Tabii, üzerinde zeytinyağı yazan her şişede de aynı ürün yok. Üretim yöntemine göre iki ana sınıfa ayrılır zeytinyağı. Doğrudan soframıza gelenler, yani Naturel Sızma olanlar ve Riviera ya da Rafine denen, kimyasal işlemden geçmişler. Kaliteli zeytinyağı, kuşkusuz naturel, doğal olanı. Hiçbir kimyasal işlemden geçmez. Dalından şişeye. Değeri de bundan gelir. Her Naturel Sızma zeytinyağı da aynı değildir; yetiştiği bölge, ağacın cinsi, meyvenin durumu, toplama tekniği ve saklama koşulları gibi çok önemli süreçler etkilidir kalitesinde. Ve kalitelisini seçerken de, donanımlı ve güvenilir bir laboratuardan onaylı olduğuna dikkat edilmelidir.
Üretimde dünya ikinciliğine ilerleyen Türkiye!
Dünya, “Altın Sıvı”nın değerinin farkında… Türkiye gibi Akdeniz’e kıyısı olan Yunanistan, İtalya ve İspanya, zeytinyağı tüketiminde başı çekiyor. Bizse unutmuşuz bu zenginliğimizi. Kişi başı yılda 1,5 kilogramla dünya sıralamasında en gerilerdeyiz. Sağlıksız beslenme kültürüyle ünlü ABD’den bile daha az zeytinyağı tüketiyoruz. Ama tüm bunların yanında, üretimde geldiğimiz bir nokta var. Türkiye bugün, fidan dikimi ve üretim sürecinde farklı bir aşamada… Zeytin ağacı varlığı 150 milyonu geçti. Zeytin sıkma tesisleri, hızla yenileniyor. İhracat artıyor, kalite hiç olmadığı kadar yüksek. Ülkemiz, 200 bin tonu geçen üretim kapasitesiyle bugün dünya ikinciliğine ilerliyor. Bu başarı büyük… Gelin, biz de, ürettiğimiz yağı daha çok tüketelim. Tüketelim ki, çiftçi emeğinin karşılığını alsın, ağacına daha iyi baksın. Üreticiler daha da kaliteli, daha da çok üretsin. En sağlıklı, en lezzetli, en besleyici yağa mutfağımızda daha fazla yer verelim. Sağlıklı nesiller için de, ağız tadımız için de, bilelim artık mucizemizin değerini.
Biz biliyoruz. Bu nedenle en iyisini, en tazesini, sadece doğalını üretiyor; ışık ve oksijenden korumak için havası alınmış koyu renk cam şişede getiriyoruz sofralara.
Kıymetini bilelim. Zeytinyağımızı tüketelim!”
*******
Reklam böyle!
Hangi firma vermiş bu reklamı?
Zeytiniskelesi…
Zeytiniskelesi, sektörde yeni sayılabilecek bir firma.
Ama iddialı…
Bir zeytinyağı tutkunu olarak, ürünlerini ben de beğenerek kullanıyorum.
Sektöre yeni bir boyut getirdi.
Kaliteyi yükseltti.
Çıtayı yukarılara koydu.
Diğer firmaların ezberini bozdu.
İyi de oldu…
Bakıyorum da, her firmada gözle görülür bir “yenilenme” çalışması var.
Kalitelerini yükseltiyorlar, ambalajlarını değiştiriyorlar.
Bir de, bir araya gelip, “market satış fiyatı” konusundaki sıkıntıyı giderebilseler…
Marketler, zeytinyağını, normal kâr marjının çok üzerinde satıyorlar.
Zeytin ve zeytinyağı üreticileri, bu işten marketler kadar kâr etmiyor.
Yazık günah!
******
Ben ümitliyim…
Satış fiyatı sorunu çözülsün…
Etkin reklam yapılsın…
Ülkemizde zeytinyağı kullanımı gittikçe artacaktır.
Halkımız, sağlığı için doğruyu bulacaktır.
Daha yazacak çok şey var.
Gelecek pazar devam edeceğim.
İyi pazarlar!

Bu yazı toplam 1173 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim