• BIST 97.533
  • Altın 146,268
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Kocaeli : 16 °C
  • İstanbul : 19 °C
  • Sakarya : 16 °C

Bugün 21 Mart… Geçmişle ilgili bakın neler hatırladım!

M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, şöyle filmi geri sarıp bir düşünün.

Yakın geçmişimizde her 21 Mart’ta neler yaşamıştık, hangi hainliklere, hangi şaklabanlıklara şahit olmuştuk?

PKK, kutlamalara günler öncesinden başlardı.

Ülkede gerginlik artar, “büyük olayların olabileceği” beklentisi içine girilirdi.

Hakkari, Mardin, Van, Diyarbakır’da tedbirler artırılır, büyük kentlerde özel önlemler alınırdı.

Neymiş?

Nevruz bayramıymış…

Türkler Nevruz, Kürtler Nevroz derlermiş.

“Nevruz”u bize dayattılar…

“Hadi canım sende” diyemedik.

Doğrusunu konuşamadık.

Nevruz, ülkemizdeki Türk geleneğinde yoktur.

Nevruz, Kürt geleneğinde de yoktur.

Nevruz, İran geleneğidir.

Nevruz’un kökeni Farsçadır, anlamı “yeni gün”dür.

Haa, bazı coğrafyalarda, bazı kültürlerde geniş halk kesimleri tarafından kutlanmaktadır, bu yıllardır süregelmektedir, o başka.

Bizim dışımızdaki Türk devletlerinde de yaygın bir şekilde kutlanmaktadır, o da başka.

Ama Anadolu kültüründe 21 Mart’ta kutlanan “nevruz” değil, 6 Mayıs’ta kutlanan “hıdrellez” vardır.

Bahar, “nevruz”la değil “hıdrellez”le karşılanır.

Tamam, 21 Mart’ta günler uzamaya başlar, ama baharın müjdecisi hıdrellezdir.

Anadolu’ya gidin bakın, kimse nevruz nedir bilmez.

 

Nevruz, bize dayatılmaya çalışıldı

Sevgili okurlarım, “nevruz” belirli bir dönemde, yani “açılım dönemi”nde, bizim kültürümüze dayatılmaya çalışıldı.

Zorla sokulmak için uğraş verildi…

“Bayram kutlansın” diye talimatlar gönderildi.

Kim dayattı?

PKK, dayattı…

Kimler talimat gönderdi?

PKK’ya yaranmak isteyenler…

Açılım sevdalıları…

Şimdi yılını tam hatırlamıyorum.

“Açılım” zırvası başlatılmış mıydı, başlatılmamış mıydı, onu da kestiremiyorum…

Ayrılıkçı Kürtler nevruzu “PKK bayramı” olarak kutlanmaya baladı ya…

Bizim Ankara’daki ileri görüşlü yöneticilerimiz, kendi kafalarına göre PKK’nın elindeki bu “koz”u almak için, nevruzu “devlet kutlaması” haline getirmişlerdi.

Hadi belleğinizi toplayıp, hatırlayın o fotoğraf karelerini!

Anlı şanlı bakanlarımız, örs dövmüşlerdi…

Meydan ateşleri yakılmış; valilerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız ve protokolün önde gelen isimleri aldıkları talimat doğrultusunda ateşin üzerinden zıplamaya çalışmışlardı…

Adeta cambazlık yapmışlardı.

Nutuklar atmışlar; birlikten, beraberlikten, dostluktan, kardeşlikten söz etmişlerdi.

Yapmacık, gülünç manzaralardı…

Bir yanda böyle şaklabanlıklar yapılırken, diğer yanda hepimizin yüreğinde korku vardı.

Acaba olay çıkacak mıydı?

Silahlar, bombalar patlayacak mıydı?

Bizimkiler birlikten beraberlikten kardeşlikten söz ederken, PKK’lılar hiç oralı olmazlar, gasp ettikleri nevruzu propaganda amaçlı kutlarlardı.

PKK paçavralarını ve Apo posterlerini asarlar, eserler, gürlerler, tehdit savururlardı.

Devletimiz, bütün bu olup bitenlere sesini çıkarmazdı.

Sineye çekerdi.

“Açılım” başlatılmıştı, memlekete “ileri demokrasi” gelecekti, her şey güllük gülistanlık olacaktı…

Batı’ya sözler verilmişti, Oslo’da görüşmeler yapılmış ve pazarlık masası kurulmuştu…

Yıllar boyu, PKK ülkemizi yönetenleri, onlar da bizi uyuttu.

Sonunda geldik bugünlere…

Yaşadıklarımızı, bilmem anlatmama gerek var mı?

Her gün katliam, her gün kan, her gün gözyaşı!

Gün geçmiyor ki, şehit haberi gelmesin.

Gün geçmiyor ki, bomba patlatılmasın.

Güneydoğu, Ankara, İstanbul… Her taraf kan gölü!

Ve işin en acı tarafı da ne biliyor musunuz, ülkemizi bu hale getirenler şimdi “milli kahraman” rolüne soyunmuş durumdalar.

Herkese, her kesime, dünyaya meydan okuyorlar.

 

Sanırım “açılım” bitti, “nevruz” da bitti

Sevgili okurlarım, bu yazıyı yazarken Haber Müdürümüz Bülent Ekinci’ye, nevruz kutlamalarıyla ilgili vilayet veya belediyelerden program gönderilip gönderilmediğini sordum.

“Herhangi bir program gelmedi, nevruz kutlaması görünmüyor” dedi.

İşte gördünüz…

PKK ile yürütülen “açılım görüşmeleri” sonlandırıldı, kurulan masa devrildi ya, demek artık “yapmacık uyduruk nevruz kutlamaları” da yapılmayacak.

Sanırım buna en çok valilerimiz, kaymakamlarımız, belediye başkanlarımız ve daire müdürlerimiz seviniyordur…

Neden mi?

Talimat gereği…

*Meydan ateşi yakılmayacak.

*Ateşin üstünden sırayla zıplanmayacak.

*Örs dövülmeyecek.

*Kardeşlik, birlik ve beraberlik nutukları atılmayacak.

Ne diyelim, “nevruz”suz 21 Mart hayırlı olsun!

Hani halk arasında bir tabir vardır…

“Takke düştü, kel göründü” denir.

Tam bugün için söylenmiş.

*Hainlikler ortaya çıktı…

*“Açılım” safsatası bitti…

*Ülkemizde “nevruz” diye bir bayramın olmadığını öğrendik.

Bu bize bir ders olsun.

Bir daha ulus olarak hainlerin peşine takılıp, kendi kendimize bazı günleri “bayram” olarak ilan etmeye kalkmayalım!

Baksanıza…

Bir yıl önce tam bugün, 21 Mart 2015 tarihini bayram olarak kutlamıştık…

Bugün 21 Mart 2016, “bayram” bitti, “hüzün var!

 

Helal olsun Zeki Aygün’e!

Adı Zeki olup da kendisi de zeki olan insanlara bayılırım.

Hani “adıyla mütenasip” denir ya…

Geçenlerde gazetelerde çıkan demecini okuyunca, AKP Milletvekili Zeki Aygün’ün de bu sınıfa dahil olabileceğine karar verdim.

Zeki Aygün, “terör saldırılarının sebebini” bulmuş…

Demecinde diyor ki:”Türkiye’de muhalefet yapıcı değil bölücü şekilde yapılıyor. Bu muhalefet olmasa, Ankara’daki saldırı olmazdı…”

Helal olsun Zeki Aygün’e!

Başka ne diyeyim?

Bu yazı toplam 1734 defa okunmuştur.
Okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan gazetemiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kocaeli Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0 262) 323 39 17-18-19 | Faks : (0 262) 322 75 55 | Haber Yazılımı: CM Bilişim